Haberler

Olimpiyat Oyunları için Büyük Yapay Zekâ Planları Hazırlanıyor

2026 İtalya Kış Olimpiyatları ve 2028 Los Angeles Yaz Olimpiyatları, yapay zekânın gücünden daha önce hiç olmadığı kadar yararlanacak. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), sadece sporcuların performansını değil, organizasyonun genel işleyişini de geliştirmeyi hedefliyor. Bu büyük dönüşüm, olimpiyatların teknolojiyle kurduğu güçlü bağın en yeni adımı olacak.

Spor Yayınlarında Yapay Zekâ Çağı Başladı

Yapay zekâ, Paris 2024’te sınırlı ölçüde devreye girdi. Ancak yayın tarafında fark edilir gelişmeler sağlandı. Olimpiyat Yayın Hizmetleri (OBS) CEO’su Yiannis Exarchos’a göre, yapay zekâ 11.000 saatlik içeriği 97.000 ayrı klibe dönüştürdü. Bu sistem sayesinde izleyiciler, ilgilendikleri sporcunun görüntülerine saniyeler içinde ulaşabildi.

Sosyal medya platformlarına uygun formatlarda içerik üretildi. Böylece yayın hakları için büyük bedeller ödeyen kanallar, kendi izleyici kitlesine özel içerikleri hızla sunabildi. 3 boyutlu tekrarlar da gelişti. Geçmişte 20 dakika süren bu tür tekrarlar, artık birkaç saniyede hazırlanıyor ve canlı yayınlarda kullanılabiliyor. İzleyici, örneğin bir okçunun attığı okun yönünü ya da masa tenisinde topun dönüşünü çok daha net görebiliyor.

2026 Kış Olimpiyatları’nda hava şartlarının öngörülemezliği, organizasyon planlarını zora sokabiliyor. İtalya’daki organizasyon komitesi, bu süreci daha hızlı ve esnek yönetmek için yapay zekâ destekli planlama araçları kullanacak. 2028’de Los Angeles’ta düzenlenecek oyunlarda ise 30’dan fazla spor dalının çok geniş bir alana yayılması yapay zekâyı daha da kritik hâle getirecek.

IOC’nin Bilgi ve Teknoloji Direktörü Ilario Corna’ya göre amaç, oyunların tüm dünyada eş zamanlı olarak daha etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamak. Corna, teknolojinin operasyonel verimliliği artırmak için nasıl kullanılabileceği üzerine çalıştıklarını belirtiyor.

Paris 2024’te Omega ve Alibaba gibi sponsorlar, engelli koşu gibi branşlarda sporcuların adım aralıklarını ve yarış içindeki ritimlerini analiz eden yapay zekâ çözümleri sundu. Corna, bu teknolojilerin daha fazla branşa yayılmasını istediklerini vurguluyor. Yapay zekâ sayesinde antrenörler, detaylı veri analiziyle sporcularını daha bilinçli yönlendirebilecek.

Yapay zekâ sadece yayıncılık ve sporcu performansı için değil, çevresel sürdürülebilirlik açısından da katkı sunuyor. Paris’te kullanılan dijital ikiz teknolojisi sayesinde stadyumlara yapılan gereksiz ziyaretler azaltıldı. Yapay zekâ, ışıkları gece boyunca açık kalan bir stadyumu tespit edip sistemin otomatik kapanmasını sağladı. Eyfel Kulesi’ne bakan bir kameradaki motor arızası da bu sistem sayesinde fark edilerek giderildi.

Teknolojiye erişim tüm ülkeler için aynı düzeyde olmayabiliyor. Bu da gelişmiş ülkelerin avantaj sağlamasına yol açabiliyor. IOC bu dengeyi korumak için dünya genelindeki ulusal komiteler ve spor federasyonlarına yapay zekâ eğitimleri veriyor. Corna, bu alandaki gelişmelerin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ama eşitlik ilkelerinin korunmaya devam ettiğini söylüyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu