Ofise Dönüş Politikaları Nedeniyle Teknoloji Çalışanları Yeni İşlere Yöneliyor
Teknoloji sektöründe çalışanlar 2025 yılında kariyerlerinde yeni fırsatlar ararken iş-yaşam dengesi, esneklik ve refah gibi faktörleri ön planda tutuyor. Michael Page’in 2025 Yetenek Trendleri raporuna göre dünya genelinde teknoloji profesyonellerinin yarısı önümüzdeki 12 ay içinde yeni roller peşinde koşmayı planlıyor. İngiltere’de bu oran %48 seviyesinde seyrediyor.
İş-Yaşam Dengesi Öncelik Hâline Geldi
Teknoloji çalışanları için iş-yaşam dengesi, artık kariyer kararlarında en kritik faktör olarak öne çıkıyor. Sektör genelinde yapılan anketlere göre, katılımcıların yüzde 87’si mevcut pozisyonlarını ve gelecekteki fırsatları değerlendirirken iş-yaşam dengesini birinci öncelik olarak görüyor. İngiltere’de ise bu oran yüzde 88’e yükselerek, konunun ne denli önemli olduğunu vurguluyor.

Ancak çalışanların bu beklentilerine rağmen şirketler ofise dönüş politikalarını sıkılaştırıyor. Küresel ölçekte çalışanların %38’i geçen yıla kıyasla ofiste daha fazla zaman geçirdiklerini belirtiyor. Bu artışın en büyük nedeni olarak katılımcıların %49’u şirket politikalarındaki değişiklikleri gösteriyor. İngiltere’de çalışanların %35’i ofiste daha fazla zaman geçirdiğini ifade ederken bu grubun %61’i şirket katılım politikalarındaki değişiklikleri ana sebep olarak gösteriyor.
Esnek Çalışma Konusunda Algı Farkı
Michael Page raporu uzaktan ve ofis tabanlı çalışma uygulamaları konusunda önemli bir algı farkı olduğunu ortaya koyuyor. İngiltere’de teknoloji yöneticilerinin %48’i çalışanların ofiste daha verimli olduğuna inanırken teknoloji çalışanlarının %41’i evden çalışırken daha üretken olduklarını savunuyor.
Michael Page’in Teknoloji ve Dönüşüm Yöneticisi James Barrett, günümüzün iş dünyasındaki önemli bir değişime dikkat çekiyor. Barrett, “İş-yaşam dengesi ve esnek seçenekler, artık teknoloji yetenekleri için verilen mücadelede temel bir farklılaştırıcı hâline geldi” açıklamasında bulunarak bu kopukluğun sadece kültürel bir gerilim olmadığını, aynı zamanda rekabetçi bir risk taşıdığını belirtti.
Barrett, şirketlerin bu konuda doğru adımlar atarak net beklentiler belirlemesi ve dengeli bir hibrit model sunmasının, çalışanları çekme, elde tutma ve motive etme konusunda önemli bir avantaj sağlayacağını da vurguladı.
Çalışan Refahı Öne Çıkıyor
İş-yaşam dengesinin yanı sıra refah da teknoloji profesyonelleri için önemli bir odak noktası hâline geldi. İngiltere’deki teknoloji çalışanlarının %60’ı refahlarını korumak için terfi fırsatını reddedeceklerini belirtiyor.
Çalışanlar ve işverenler arasında refah konusunda da giderek büyüyen bir uçurum göze çarpıyor. İngiltere’deki teknoloji profesyonellerinin %35’i liderliğin iş hedefleriyle birlikte çalışan refahını dengeleyeceğine güvenmediğini ifade ediyor. Bu güvensizliğin somut etkileri de görülüyor. Her beş İngiliz teknoloji çalışanından biri liderlik kararları nedeniyle mevcut pozisyonundan ayrılmayı planlıyor.
Barrett pandemi dönemindeki yoğun çalışma koşullarının teknoloji sektöründeki çalışanlar üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını ve bu durumun çalışanların refah konusunda daha bilinçli hâle gelmesine yol açtığını belirtti. Barrett şirketlerin güven inşa ederek, gerçek esneklik sunarak ve şeffaflıkla liderlik ederek bu ilişkiyi yeniden düzenleme fırsatına sahip olduğunun altını çizdi.
Hubble tarafından bu yılın başlarında yapılan bir araştırma hibrit çalışma politikalarına sahip şirketlerde liderlerin %64’ünün personellerini ofise daha düzenli olarak geri getirmek istediğini ortaya koydu. Dell ve Amazon gibi büyük teknoloji firmaları çalışanlarını ofise geri getirmek için katı ofise dönüş politikaları uygulamaya başladı. Bu politikaların arkasındaki temel motivasyon çalışanların yüz yüze çalışırken daha verimli olduğu inancı.










