MIT Araştırma Ekibi Karaciğer Yetmezliği İçin Enjekte Edilebilir Organ Dokusu Geliştiriyor
MIT bilim insanları karın boşluğuna enjekte edilen mikroskobik yapılarla çalışan uydu karaciğer teknolojisini geliştirdi. Araştırma ekibi yöntemin gelecekte organ nakli bekleyen hastalara yeni bir tedavi seçeneği sunabileceğini değerlendiriyor.
Organ nakli bekleyen binlerce hasta için umut verici bir araştırma bilim dünyasının gündemine girdi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü araştırmacıları karaciğer yetmezliği yaşayan hastalar için vücut içinde büyüyebilen yeni bir biyoteknoloji üzerinde çalışıyor. Araştırma ekibi, ameliyat gerektirmeden karın boşluğuna enjekte edilen mikroskobik yapılar sayesinde karaciğer işlevlerini yerine getirebilen “uydu karaciğer” dokuları oluşturmayı hedefliyor.
MIT Bilim İnsanları INSITE Teknolojisi İle Yeni Bir Organ Tedavisi Yaklaşımı Sunuyor
MIT araştırmacıları geliştirdikleri yöntemi INSITE adı verilen özel bir teknoloji üzerine kuruyor. Bilim insanları karaciğerin temel işlevsel hücreleri olan hepatositleri hidrojel tabanlı mikroskobik kürelerle bir araya getiriyor. Araştırma ekibi daha sonra bu karışımı ultrason yardımıyla karın boşluğuna enjekte ediyor.

Bilim insanları enjeksiyonun ardından hücrelerin kendi kendine organize olduğunu gözlemledi. Araştırma ekibi oluşan yapıların kısa sürede doku iskelesi oluşturduğunu belirledi. Fareler üzerinde yürütülen deneylerde bu minyatür karaciğer yapıları sekiz hafta boyunca kanı filtreleme, protein üretimi ile karbonhidrat dönüşümü gibi temel karaciğer görevlerini yerine getirdi.
Araştırma ekibi projenin en önemli aşamasının hücrelerin vücutla kurduğu biyolojik bağlantı olduğunu ifade ediyor. Bilim insanları normal koşullarda tek başına enjekte edilen hücrelerin hedef bölgede tutunamadığını belirtiyor. Araştırmacılar ayrıca bu hücrelerin yeterli beslenme sağlayamadığı için kısa sürede işlevini kaybettiğini açıklıyor.
MIT ekibi geliştirdiği hidrojel küreler sayesinde hücrelere korunaklı bir yapı sağlıyor. Araştırmacılar bu mikroskobik yapıların çevredeki kan damarlarının dokuya hızla bağlanmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Bilim insanları bu bağlantı sayesinde yapay organ dokusunun dolaşım sistemine entegre olduğunu ifade ediyor.
Araştırmanın başyazarı Vardhman Kumar geliştirilen mikroskobik kürelerin hücrelerin hayatta kalması için uygun bir ortam oluşturduğunu vurguluyor. Kumar araştırma ekibinin elde ettiği sonuçların hepatositlerin doku içinde yerini korumasına yardımcı olduğunu söylüyor. Araştırmacı aynı zamanda hücrelerin besin kaynaklarına daha hızlı ulaşabildiğini ifade ediyor.
Bilim insanları fare deneylerinden elde edilen sonuçların yalnızca karaciğer tedavileri için değil farklı doku hastalıkları için de yeni araştırma alanları açabileceğini değerlendiriyor. Araştırma ekibi gelecek aşamada yöntemi insan ölçeğine uyarlayabilecek çalışmalar planlıyor.
Bilim insanları geliştirdikleri teknolojinin organ bağışı sisteminin üzerindeki yükü azaltabilecek potansiyel taşıdığını düşünüyor. Araştırma ekibi özellikle ağır karaciğer yetmezliği yaşayan hastalar için bu biyoteknolojik yaklaşımın yeni bir tedavi seçeneği oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Araştırmacılar uydu organ teknolojisinin klasik organ nakli ameliyatı için uygun olmayan hastalar için destekleyici bir tedavi rolü üstlenebileceğini ifade ediyor. Bilim dünyası bu yaklaşımın gelecekte organ nakli alanında önemli değişimlere yol açabileceğini tartışıyor.










