Microsoft Veritabanı İzleme Araçlarında Stratejik Bir Değişime Gitti
Microsoft, kurumsal veritabanı yönetimi alanında önemli bir strateji değişikliğine yöneldi. Şirket, uzun süredir kullanılan bazı yerel izleme ve yönetim araçlarını kademeli olarak devreden çıkaracağını açıklayarak kurumsal BT ekiplerinin alışık olduğu izleme modelinde yeni bir dönemin başladığını gösterdi. Bu karar, özellikle kendi altyapısını şirket içinde tutan büyük ölçekli işletmeler için maliyet, planlama ve insan kaynağı açısından yeni bir tablo ortaya koydu.
Microsoft SSRS, PBIRS ve SSAS İçin SCOM Desteğini Kaldırıyor
Microsoft, System Center Operations Manager altyapısı altında kullanılan SSRS, PBIRS ve SSAS Management Pack’leri için destek sürecinin sona ereceğini resmî olarak duyurdu. Şirket, bu bileşenlerin ocak 2027 itibarıyla tamamen destek dışı kalacağını açıkladı. Mevcut aşamada ilgili araçlar çalışmaya devam ediyor ancak yeni özellik geliştirmeleri ya da güvenlik güncellemeleri sunulmuyor.
SCOM altyapısı, bugüne kadar işletim sistemlerinden donanımlara kadar uzanan geniş bir izleme alanı sundu. SQL Server Reporting Services raporlama süreçlerini yönetirken Power BI Report Server şirket içi KPI panellerini destekledi. SQL Server Analysis Services ise iş zekâsı ve veri analizi tarafında kritik bir rol üstlendi. Bu araçlar, BT ekiplerine küresel ölçekte sistem durumunu tek ekrandan izleme imkânı sağladı.
Birçok kurumsal müşteri, güvenlik politikaları ya da eski altyapı gereksinimleri nedeniyle veritabanlarını uzun yıllardır yerel sunucular üzerinde çalıştırdı. Microsoft’un aldığı kararla birlikte SQL Server 2025 sürümüne geçmek isteyen işletmelerin Azure tabanlı izleme servislerine yönelmesi gerekiyor.
Azure Monitor, SCOM’dan farklı bir lisanslama yaklaşımı benimsiyor. Sistem, toplanan veri miktarına göre ücretlendirme uyguluyor. Bu yapı, sabit lisans maliyetlerine alışkın şirketler için aylık BT bütçelerinde dalgalanma ihtimalini artırıyor. Aynı zamanda yeni izleme araçlarının kullanımı, teknik ekipler için ek eğitim ihtiyacını da gündeme getiriyor.
Microsoft, yerel sunucular ile bulut altyapısını Azure Arc üzerinden ortak bir yönetim çatısı altında topluyor. Azure Arc, hem Azure üzerinde çalışan sistemleri hem de şirket içindeki sunucuları tek merkezden izleme ve yönetme imkânı sunuyor. Şirket, bu yaklaşımıyla kurumsal müşterileri Azure ekosistemiyle daha bütünleşik bir yapıya taşımayı hedefliyor.
Microsoft’un yeni izleme modeli, merkezi telemetri toplama, ölçeklenebilir bulut altyapısı ve modern kontrol panelleri gibi temel unsurları öne çıkarıyor. Şirket, bu yapının uzun vadede operasyonel karmaşıklığı azalttığını ve yönetim maliyetlerini optimize ettiğini belirtiyor.
Azure tabanlı izleme modeline geçiş yapmak isteyen kurumlar için Microsoft, net bir yol haritası paylaştı. Geçiş yapmak isteyen işletmeler için Microsoft şu adımları önerdi:
- Azure Monitor Workbooks kullanarak gerçek zamanlı ve geçmişe dönük veriler için gösterge panoları ve raporlar oluşturun.
- SSRS/PBIRS ve SSAS sunucularınızı Azure’a kaydetmek ve yönetmek için Azure Arc’ı etkinleştirin.
- Telemetri verilerinin toplanmasını sağlamak için Arc özellikli her sunucuya Azure Monitor Agent (AMA) uygulamasını yükleyin.
- İzleme verilerini analiz ve uyarı için merkezileştirmek üzere bir Log Analytics Çalışma Alanı oluşturun.
- Performans sayaçlarını, olay günlüklerini ve özel günlükleri toplamak için Veri Toplama Kuralları (DCR’ler) tanımlayın.
- Hizmet sağlığı, performans eşikleri ve yapılandırma sorunları için uyarılar yapılandırın.
Microsoft, söz konusu izleme araçlarını destekten kaldırma sürecini iki aşamalı bir planla yönetiyor. İlk aşamada, araçlar için destek sonu duyuruldu ve ürünler artık yalnızca mevcut halleriyle kullanılabiliyor; yeni özellik veya güvenlik güncellemesi almayacak. İkinci ve nihai aşama ise Ocak 2027’de başlayacak. Bu tarihten itibaren söz konusu araçlara yönelik tüm teknik destek tamamen sona erecek ve sistemlerle entegrasyon kesilecek.
Bu değişiklikten etkilenen kurumlar için erken geçiş planlaması büyük önem taşıyor. Kurumsal BT ekipleri, alternatif çözümleri değerlendirmeye, maliyet projeksiyonlarını gözden geçirmeye ve teknik geçiş adımlarını planlamaya şimdiden başladı. Bu süreç, yalnızca bir araç değişiminden ziyade, izleme ve yönetim stratejilerinin gözden geçirilmesini gerektiren kapsamlı bir dönüşüm anlamına geliyor.









