Microsoft ve CISPE Arasındaki Anlaşmada Yeni Dönem Başladı
Avrupa’daki bulut hizmeti sağlayıcılarını temsil eden CISPE ile Microsoft arasında uzun süredir devam eden yazılım lisanslama krizinde dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Taraflar, yeni bir anlaşmayla önemli bir uzlaşmaya vardı. Ancak bu gelişme, bazı çevrelerce “göz boyama” olarak değerlendirilerek tartışmalara neden oldu.
Avrupa Bulut Sağlayıcılarına Yeni Haklar Tanındı
Yapılan anlaşmayla CISPE üyesi Avrupa merkezli bulut sağlayıcıları, Microsoft yazılımlarını “kullandıkça öde” modeliyle sunma hakkı kazandı. CSP-Hoster (CSP-H) programı kapsamına giren bu değişiklik sayesinde, Windows Server ve SQL Server gibi ürünlerin lisans maliyetleri Microsoft’un kendi platformu Azure ile daha karşılaştırılabilir hâle geldi. Bu durum, bağımsız sağlayıcılara rekabet açısından bir avantaj sunuyor.

CISPE Genel Sekreteri Francisco Mingorance, varılan mutabakatın uzun süredir talep edilen değişimlerin önünü açtığını belirtti. Mingorance, bu gelişmenin Avrupa’daki kurumsal müşterilere daha fazla dijital egemenlik ve ekonomik esneklik sağlayacağını söyledi.
Anlaşma kapsamında Microsoft, “Microsoft 365 Local” adı verilen yeni hizmetini de duyurdu. Bu hizmet, Microsoft 365’in Avrupa merkezli bulut altyapıları üzerinde yerel olarak konuşlandırılmasına olanak tanıyacak. Böylece verilerin Avrupa sınırları içinde tutulması kolaylaşacak ve müşterilerin dijital egemenlik kaygıları azalacak. Bu program yalnızca mevcut CISPE üyeleri ve yakın dönemde CISPE’ye katılacak olan uygun Avrupa sağlayıcıları için geçerli olacak. Microsoft, anlaşmanın bir yıl boyunca gözlemlenmesinden sonra kapsamının genişletilebileceğini bildirdi.
Microsoft, bu anlaşmaya büyük ölçekli bulut sağlayıcıları şirketleri dâhil etmedi. CISPE, bu tercihin Avrupa’daki küçük ve orta ölçekli sağlayıcılara rekabet alanı açacağını ve dijital ekosistemde inovasyonu teşvik edeceğini savundu.
Anlaşma Eksiklerle Gündeme Geldi
Tüm bu gelişmelere rağmen, CISPE’nin taleplerinden ikisi anlaşmaya dâhil edilmedi. Avrupa sahipli çok kiracılı altyapılarda Windows 10/11 çoklu oturum (VDI) desteği bu anlaşmaya girmedi. Ayrıca Microsoft hizmetlerinin tamamen entegre çalışabilmesi için gerekli olan Azure Active Directory ve Entra ID zorunluluğu da kaldırılmadı. Bu eksikler, anlaşmanın kapsamına yönelik eleştirileri artırdı. Özellikle bağımsız yazılım lisanslaması savunucuları, Microsoft’un bu anlaşmayı esaslı reformlardan kaçınmak için zaman kazanmaya yönelik bir hamle olarak değerlendirdi.
Coalition for Fair Software Licensing İcra Direktörü Ryan Triplette, Microsoft’un hâlâ müşterileri kısıtlayıcı lisans politikalarıyla yönlendirdiğini öne sürdü. Triplette konuyla ilgili “Microsoft yine zayıf tavizlerle, rekabet otoritelerinin dikkatini dağıtmaya çalışıyor. Müşteri tercihlerini sınırlandırmaya devam ediyor” açıklamasında bulundu. Öte yandan mayıs ayında Avrupa Bulut Rekabet Gözlemevi (ECCO) tarafından yayımlanan bağımsız raporda, Microsoft’un önceki teklifleri “tatmin edici değil” şeklinde değerlendirilmişti. ECCO’nun şirkete verdiği “Amber” notu, Avrupa’daki rekabet endişelerinin devam ettiğini göstermişti.
Microsoft ile CISPE arasında varılan bu anlaşma, Avrupa’daki dijital dönüşüm sürecinde önemli bir dönüm noktası olabilir. Ancak içerdiği sınırlamalar ve eksik reformlar nedeniyle söz konusu değişimin kalıcı bir etki yaratıp yaratmayacağı hâlâ tartışma konusu. Anlaşmanın etkisi, önümüzdeki bir yıl içinde sağlayıcıların bu yeni şartlardan ne ölçüde faydalanabileceğiyle daha net anlaşılacak.










