Microsoft 365, Temmuz Ayında Eski Kimlik Doğrulama Protokollerini Devre Dışı Bırakacak
Microsoft, Microsoft 365 hizmetleri üzerinden dosya erişiminde kullanılan eski kimlik doğrulama yöntemlerini aşamalı olarak kapatma kararı aldı. Şirket, bu değişikliği temmuz 2025’te başlatacak ve ağustos ayı sonuna kadar tüm kullanıcılarda tamamlamayı hedefliyor.
Microsoft 365 Uygulamalarında Güvenliği Artırmaya Yönelik Yeni Adımlar Atılıyor
Microsoft, Microsoft 365 Yönetici Merkezi üzerinden yaptığı açıklamada, Office uygulamaları, SharePoint ve OneDrive gibi hizmetlerde eski protokollerin kullanımına son verileceğini duyurdu. Şirket, bu adımın özellikle güvenlik açıklarını azaltmak ve kullanıcıların verilerini daha sağlam bir zemine oturtmak için atıldığını belirtti.
Relying Party Suite (RPS) ve FrontPage Remote Procedure Call (FPRPC) protokollerinin artık desteklenmeyeceği ifade edildi. Bu protokoller, kimlik doğrulama sürecinde kolayca hedef alınabildikleri için siber saldırılara açık kapı bırakıyor. Microsoft, bu protokollerin kullanımına devam eden uygulamaların Office dosyalarını açmak için tarayıcı tabanlı doğrulama gerçekleştiremeyeceğini vurguladı.
Şirket, eski protokollerin devre dışı bırakılmasıyla birlikte dosya ve site erişimlerinde üçüncü taraf uygulamaların yönetici onayı alması gerektiğini de duyurdu. Bu kapsamda BT yöneticilerinin yeni izin yapılarını uygulayabilmesi için resmi yönergeler yayınlandı.
Microsoft, yapılan değişikliklerin Secure Future Initiative (SFI) ilkeleri doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade etti. Aynı gün içinde Windows 365 için de benzer güvenlik varsayılanlarının devreye alındığı bildirildi.
Protokol güncellemeleri, tüm Microsoft 365 kullanıcıları için varsayılan olarak uygulanacak. Şirket, bu geçiş sürecinin herhangi bir ek lisans gerektirmeyeceğini açıkladı. Kullanıcılar ve kurumlar, dosya erişimi konusunda yeni güvenlik politikalarına uyum sağlamak için mevcut sistemlerini yeniden yapılandırmak zorunda kalacak.
Microsoft’un bu adımı hem bireysel kullanıcıları hem de kurumsal yapıları hedef alan siber tehditlerin önüne geçmek adına kritik bir güvenlik stratejisi olarak değerlendiriliyor.









