LockBit Veri Sızıntısı, Fidye Yazılım Grubunun Gerçek Yüzünü Ortaya Koydu
Trellix İleri Araştırma Merkezi, Mayıs ayında ele geçirilen LockBit SQL veritabanı dökümünü inceledi. Elde edilen bulgular, grubun Aralık 2024 ile Nisan 2025 arasında 156 farklı kurumu hedef aldığını gösterdi. Çin, en çok saldırıya uğrayan ülke oldu. Bu durum, ülkenin sanayi gücü ve üretim altyapısıyla doğrudan ilişkili.
Hedef Sektörler ve Pazarlık Stratejileri Dikkat Çekti
Araştırmacılar, LockBit’in diğer fidye yazılım gruplarından farklı olarak Çin’de aktif biçimde faaliyet göstermesinin dikkat çekici olduğunu belirtti. Conti ve BlackBasta gibi gruplar zaman zaman Çin sistemlerini tarasa da bu sistemleri şifrelemiyor. Ancak LockBit, olası siyasi sonuçları göz ardı ederek Çin içinde operasyon yürütüyor.

ABD’deki saldırılar daha yaygın ve dağınık şekilde gerçekleşti. BaleyBeach, umarbishop47 ve btcdrugdealer gibi çeşitli grup üyeleri, bu ülkede etkin biçimde saldırılar düzenledi. Araştırmacılar, ABD’deki saldırıların rastlantısal fırsatlara dayalı olduğunu düşünüyor.
Tayvan, en çok saldırı alan üçüncü ülke oldu. Brezilya ve Türkiye de listenin üst sıralarında yer aldı. Swan isimli bir grup, Avusturya, Çekya ve İsviçre gibi Avrupa ülkelerinde geniş çaplı saldırılar gerçekleştirdi. Bu durum, grubun farklı yasal ortamlarda operasyon yürütebildiğini gösterdi.
LockBit Hâlâ Tehdit Oluşturmaya Devam Ediyor
LockBit grubunun en çok saldırı düzenlediği alanlar arasında üretim sektörü ilk sırada yer aldı. Bu alanı tüketici hizmetleri, finans ve kamu hizmetleri takip etti. Araştırmacılar, grubun ödeme pazarlıklarını incelediğinde 18 ayrı cüzdana toplamda 2.3 milyon dolar civarında kripto para aktarıldığını tespit etti.
İlk taleplerin yüksek olduğu görülse de neredeyse her pazarlıkta ciddi oranlarda indirim yapıldığı ortaya çıktı. Yüzde 10 ile yüzde 80 arasında değişen bu indirimler, siber şantaj süreçlerinde pazarlıkların ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne serdi. Farklı LockBit üyelerinin farklı ülkelerde ya da sektörlerde daha başarılı olduğu görüldü. Bu da grup içinde uzmanlık alanlarına göre farklılıklar olduğunu ortaya koydu.
Veritabanındaki bilgiler, LockBit yöneticisinin grup üyelerinden elde ettiği gelirleri de açığa çıkardı. Yöneticinin fidye ödemelerinden aldığı payın yaklaşık yüzde 20 olduğu belirlendi. Bu oran, toplamda 456 bin dolarlık bir gelire karşılık geliyor. Öte yandan, otomatik kayıt davetlerinden elde edilen kazanç sadece 10 bin ila 11 bin dolar arasında kaldı.
Grubun yer altı forumlarında yaptığı aylık 100 bin dolar kazanç iddiasının ise gerçekle örtüşmediği görüldü. Araştırmacılar, bu tür grupların başarısını abartarak sunduğunu ve başarısızlıklarını gizlemeye çalıştığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl uluslararası güvenlik güçleri tarafından ciddi biçimde sekteye uğratılan LockBit, buna rağmen hâlâ faaliyet gösteriyor. Grubun bazı üyeleri tutuklansa da kalanlar fidye yazılım saldırılarını sürdürmeye çalışıyor.
Araştırmacılar, LockBit’in sızdırılan verilerinin grubun illegal operasyonlarının karmaşık yapısını açığa çıkardığını ifade etti. Yasadışı kazançların sanıldığı kadar büyük ve kusursuz işlemediği belirtildi. LockBit’in bu verilerle ortaya çıkan gerçek yüzü, organize ve devasa bir sistemden çok, çeşitli eksiklerle yürüyen karmaşık bir yapı olarak tanımlandı.









