Kurumlar Yazılım Güncellemelerine Bütçelerinin Yüzde 28’ini Harcıyor
Şirketler, yazılım bütçelerinin yüzde 28’ini güncellemelere ve lisans değişikliklerine ayırırken artan tedarikçi ücretleri kurumsal teknoloji harcamaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Dublin merkezli yazılım sağlayıcısı Origina’nın araştırmasına göre büyük işletmelerde tedarikçi kaynaklı bir güncellemenin ortalama maliyeti 12,87 milyon dolara ulaşırken BT yöneticilerinin çoğu satın alma koşullarını belirleme konusunda sınırlı söz hakkına sahip. Yükselen maliyetler, işletmelerin yapay zekâ projelerine ayırdığı kaynakları azaltırken kullanılabilir donanımların erken değiştirilmesine ve mühendislik ekiplerinin yeni ürün geliştirmek yerine güncellemelere zaman ayırmasına da yol açıyor.
Yazılım Lisansları ve Güncellemeleri İşletmelerin Bütçelerini Zorluyor
Origina’nın araştırması, kurumsal yazılım modelinin şirketlere düzenli bir mali yük getirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan BT yöneticilerinin yüzde 95’i son üç yıl içinde tedarikçi tarafından yönlendirilen en az bir yazılım güncellemesi için ödeme yaptığını belirtirken büyük işletmelerde bu işlemlerin ortalama maliyeti 12,87 milyon dolar olarak hesaplanmış.
Araştırmaya göre şirketlerin yazılım bütçelerindeki harcamaların önemli bir bölümünü oluşturan güncellemeler, yalnızca lisans ücretlerini kapsamıyor. İşletmeler ayrıca teknik ekiplerin çalışma saatlerini, mevcut sistemlerin uyarlanmasını ve donanım yenileme gereksinimlerini de hesaba katmak zorunda kalıyor. Origina, tedarikçilerin hızlandırdığı güncelleme döngülerinin şirketlerin maliyetleri kontrol etmesini zorlaştırdığını savunuyor.
Yazılım sağlayıcısını değiştirmek de birçok işletme için kolay bir çıkış yolu oluşturmuyor. Katılımcıların yüzde 80’i büyük tedarikçilerden ayrılmanın ek karmaşıklık ve operasyonel baskı yaratacağını ifade etmiş. Şirketlerin mevcut sistemlerini başka platformlara taşıması, çalışanları yeniden eğitmesi ve iş süreçlerini uyarlaması gerektiğinde geçiş maliyetleri de karar üzerinde etkili oluyor.
Origina’nın araştırmasına katılan BT yöneticilerinin yüzde 78’i, yazılım değişikliklerinin zamanlamasını ve koşullarını kendi kurumlarından çok ana tedarikçilerinin belirlediğini bildirmiş. Katılımcıların yüzde 76’sı ise büyük yazılım sağlayıcılarıyla yapılan görüşmelerde pazarlık güçlerinin oldukça sınırlı olduğunu belirtmiş.
Şirketler, kullandıkları yazılımların desteğini kaybetmemek için bazı güncellemeleri kabul etmek zorunda kalabiliyor. Origina’nın kurucu ortağı ve CEO’su Tomás O’Leary, işletmelerin destek hizmetinin sona ermesiyle karşılaşmamak adına istemedikleri güncellemeleri kabul etmelerinin anlaşılabilir bir karar olduğunu ifade etmiş. O’Leary’ye göre asıl sorun, teknoloji yöneticilerinin maliyetleri reddetme konusunda yeterli seçeneğe sahip olmaması.
Araştırmaya katılanların yüzde 53’ü, zorunlu yazılım güncellemelerinin işletme değerini, performansını veya sistem güvenilirliğini olumsuz etkilediğini belirtmiş. Şirketlerin bu süreçlerde karşılaştığı sorunlar, yazılım lisanslama maliyetlerinin ötesine geçerek operasyonel planlamayı ve teknik kaynakların dağılımını da etkiliyor.
Araştırma sonuçları, BT yöneticilerinin yazılım tedarikçilerinin kararlarına karşı daha güçlü yasal güvenceleri desteklediğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 92’si, işletmelere uzun dönemli konut kiralamalarındaki korumalara benzer haklar tanıyan bir düzenlemeyi aktif olarak destekleyebileceğini bildirmiş. Katılımcıların yüzde 82’si ise donanım üreticilerine yönelik Avrupa Birliği onarım kurallarına benzer yazılım destek yükümlülüklerine olumlu yaklaşmış.
Söz konusu talepler, işletmelerin kullandıkları ürünlerin destek süreleri ve güncelleme koşulları üzerinde daha fazla öngörü sahibi olma arayışını yansıtıyor. Şirketler, kritik iş süreçlerini yürüten yazılımlarda desteğin sona ermesi riskini yönetebilmek için daha uzun vadeli planlama yapmaya ihtiyaç duyuyor. Ancak araştırma, önerilen yasal korumaların hangi ülkelerde veya hangi düzenlemeler kapsamında uygulanacağına ilişkin kesin bir yol haritası sunmuyor.
Origina’nın araştırması, tedarikçi kaynaklı yazılım maliyetlerinin kurumsal yapay zekâ yatırımlarını da etkilediğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 34’ü, tedarikçi giderlerini yapay zekâ projelerini yavaşlatma, geçici olarak durdurma veya tamamen iptal etme kararlarında önemli bir etken olarak göstermiş.
Şirketlerin yapay zekâ uygulamalarını mevcut iş süreçlerine entegre etmek için bütçe ayırması, yazılım güncellemelerine giden harcamaların fırsat maliyetini artırıyor. İşletmeler lisans ve destek giderlerine daha fazla kaynak ayırdığında yeni ürün geliştirme, otomasyon ve veri odaklı projeler için kullanabilecekleri finansman daralabiliyor. Böylece yazılım tedarikçilerinin belirlediği güncelleme takvimleri, şirketlerin teknoloji yatırımlarındaki önceliklerini de etkiliyor.
Araştırmada mühendislik ekiplerinin çalışma düzenine ilişkin sonuçlar da yer alıyor. Üst düzey mühendislerin yüzde 84’ü, gelecekteki teknik yetenekleri geliştirmek yerine yazılım güncellemeleri üzerinde her zaman veya sık sık çalıştığını bildirmiş. Origina ayrıca şirketlerin yüzde 91’inin, tedarikçilerin destek son tarihlerini karşılamak amacıyla son üç yıl içinde işlevini koruyan donanımları devreden çıkardığını aktarmış. Araştırmaya göre söz konusu donanımların ortalama 1,65 yıllık kullanılabilir ömrü kaybedilmiş.
Kurumsal yazılım maliyetlerinin yükselmesi, işletmelerin lisans yenileme kararlarını yalnızca teknik gereksinimler üzerinden değerlendirmesini zorlaştırıyor. Şirketlerin güncelleme takvimlerini, destek sürelerini, mevcut donanımların kalan kullanım ömrünü ve yeni teknoloji yatırımlarını birlikte planlaması gerekiyor. Aksi durumda zorunlu harcamalar, işletmelerin inovasyon bütçelerini daraltırken teknik ekiplerin zamanını da tüketebiliyor.
Origina’nın araştırması, yazılım tedarikçilerinin belirlediği koşulların işletmeler üzerindeki etkisini ortaya koysa da bulgular araştırmaya katılan yöneticilerin yanıtlarına dayanıyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin maliyet baskısını azaltma çabaları, lisans anlaşmalarının daha dikkatli incelenmesi, destek koşullarının uzun vadeli değerlendirilmesi ve mevcut donanımın kullanım süresinin yeniden ele alınması gibi adımları öne çıkarabilir. İşletmeler açısından temel mesele, yazılım desteğini korurken bütçelerini yeni ürünlere, yapay zekâ projelerine ve gelecekteki teknik kapasiteye de ayırabilmek olacak.









