Haberler

Küresel Su Krizi Derinleşiyor: Türkiye Alarm Veriyor

NASA’nın uydularından elde edilen veriler, yeryüzündeki tatlı su kaynaklarının alarm verici biçimde azaldığını ortaya koydu. GRACE ve GRACE Follow-On görevleriyle yapılan ölçümler, 2002 yılından bu yana kara alanlarının büyük bir hızla su kaybettiğini gösterdi. Bilim insanlarına göre her yıl Kaliforniya’nın iki katı büyüklüğündeki kara parçası tatlı su varlığını yitiriyor.

Yeraltı Suları Geri Dönüşsüz Şekilde Tükeniyor

Kuraklık sadece yüzey sularıyla sınırlı değil. Yeraltı suları da hızla azalıyor. Tatlı su kaynaklarının tükenmesi, dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu doğrudan etkiliyor. Araştırmaya göre, insanların yüzde 75’i artık tatlı su kaybı yaşanan bölgelerde yaşıyor.

Şekil 1, GRACE/FO’dan elde edilen uzun vadeli toprak suyu depolama (TWS) eğilimlerinin küresel haritasını sunuyor.
(A) Alt başlığında, Şubat 2003’ten Nisan 2024’e kadar TWS’deki eğilimler (cm yıl−1) gösteriliyor (Malzemeler ve Yöntemler bölümüne bakınız). Mega bölgeler (−0,2 cm yıl−1’i aşan ve daha önce bildirilen TWS sıcak noktalarını birbirine bağlayan bölgeler) siyah çizgilerle belirtilmiş ve ana metne karşılık gelen 1’den 4’e kadar etiketlendirilmiştir.
(B) Alt başlığında ise, tüm bölgeler (siyah çizgi) ve buzullaşmamış bölgeler (kırmızı çizgi) için TWS eğilimlerinin bölgesel toplamı yer alıyor.

Arazi kuruması, yalnızca göller ve nehirlerle sınırlı kalmıyor. Yeraltı sularındaki azalma, içme suyu başta olmak üzere tarım ve çevresel dengeyi tehdit ediyor. Arizona Eyalet Üniversitesi’nin öncülüğünde yürütülen araştırmada, geçmişte nemli olan bölgelerin bile artık kuruduğu veya önceki nemlenme oranına ulaşamadığı vurgulandı. Uzmanlar, bu sürecin buzulların erimesinden daha büyük bir etkiyle deniz seviyelerini yükselttiğini belirtiyor.

Şekil 2, aşırı sıcaklıklar da dâhil olmak üzere ıslak ve kuru koşulların yaşandığı alanlardaki değişiklikleri gözler önüne seriyor.
Grafikte, küresel buzullaşmamış alandaki değişimler, kurak (açık kırmızı) ve yağışlı (açık mavi) anomaliler (aylık iklimden sapmalar) ile kurak (koyu kırmızı) ve yağışlı (koyu mavi) uçlar (her bir konumda 1 standart sapmadan büyük aylık anomaliler) altında gösteriliyor. Pozitif (La Niña) ve negatif (El Niño) ENSO olayları, sırasıyla mavi ve kırmızı arka plan rengiyle belirtilmiştir. Dikey gri çubuk ise GRACE ve GRACE-FO uyduları arasındaki farkı temsil ediyor.

GRACE uyduları, yerçekimi değişimlerine bağlı olarak yeryüzündeki su hareketlerini hassas biçimde ölçebiliyor. Bu teknoloji sayesinde tatlı su kaynaklarının yıllar içinde nasıl azaldığı net şekilde ortaya konuluyor.

Tatlı Su Kaybında Türkiye de İlk Sıralarda

Türkiye, tatlı su rezervleri bakımından en çok kayıp yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Verilere göre Türkiye yılda ortalama 0,75 cm tatlı su kaybediyor. Bu oran, Türkiye’yi su sıkıntısı yaşayan ülkeler sıralamasında üst sıralara taşıyor. Uzmanlar, yaşanan krizin iki temel nedenine işaret ediyor: iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olayları ve yeraltı sularının yetersiz yönetimi. Avrupa’da artan kuraklık süreleri, kutuplarda çözülen donmuş topraklar ve yağış düzensizlikleri, kara sularının tükenmesine zemin hazırlıyor.

Tatlı su kaybı, sadece bugünkü yaşamı değil, gelecek kuşakların sağlıklı suya erişimini de tehdit ediyor. 2014-2016 arasında yaşanan güçlü El Nino olayı, dünya genelinde ciddi kuraklıklara ve sıcaklık rekorlarına yol açmıştı. Ardından gelen La Nina etkisi bile bu kuruma eğilimini tersine çevirmekte yetersiz kaldı.

Yüzey ve yeraltı sularının tükenmesi, çölleşmenin hızlanmasına neden oluyor. Bu da hem tarım arazilerinin verimini düşürüyor hem de doğal yaşamı tehdit ediyor. Bilim insanları, tüketilen yeraltı sularının insan ömrü ölçeğinde yenilenemeyeceğini vurguluyor. Bu nedenle atılacak her adımın uzun vadeli sonuçları olacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu