Google’ın Yapay Zekâ Vizyonuna Şüpheyle Yaklaşılıyor
Google, bu yıl düzenlenen I/O etkinliğinde yapay zekâ alanındaki üstünlüğünü iddia etti. Şirket, Gemini model ailesi, geliştirici araçları ve birkaç dikkat çekici ürünle bu iddiayı desteklemeye çalıştı. Ancak milyarlarca dolarlık altyapı harcamalarının nasıl geri kazanılacağına dair net bir yol sunulmadı.
Etkinlikte bazı etkileyici yenilikler öne çıktı. Google Meet üzerinden gerçek zamanlı çeviri özelliği, uzun zamandır beklenen bir teknolojiyi hayata geçirdi. Bu gelişme, teknolojiyle insanların anlamlı şekilde iletişim kurabileceği bir geleceğe işaret ediyor. Google Beam adlı 3 boyutlu konferans sistemi ise en azından yenilik hissi uyandırıyor. Şirketin bu platformu, daha anlamlı bağlantılar kurma iddiasıyla tanıtması, sosyal medya platformlarının yıllardır kullandığı pazarlama dilini hatırlattı. Ancak insanlar arasındaki bağların teknolojiden bağımsız kurulması daha kalıcı sonuçlar verir.
Gemini Abonelik Ücretleri ve Geliştirici Maliyetleri Girişimciler İçin Engel
Google, etkinlikte ağırlıklı olarak Gemini modellerini öne çıkardı. Bu modellerin kullanımı ise belirli ücretlere bağlı. Örneğin Gemini’nin tüm gelişmiş özelliklerine erişmek için kullanıcıların aylık 250 doları gözden çıkarması gerekiyor. Buna ek olarak 299 dolarlık yıllık geliştirici programı üyeliği de öneriliyor. Bu ücretler, büyük şirketler için ödenebilir olsa da yeni girişimciler veya bireysel geliştiriciler için yüksek bir maliyet oluşturuyor.

CloudZero tarafından paylaşılan 2025 tarihli bir rapora göre, şirketlerin yapay zekâya ayırdığı ortalama aylık bütçe geçen yıla göre yüzde 36 artarak 85.521 dolara çıktı. Ancak bu yatırımların geri dönüşünü ölçebilen şirketlerin oranı yalnızca yüzde 51. Gartner’ın önceki araştırması da benzer sonuçlar ortaya koymuştu. Bu durum, birçok şirketin hâlâ yapay zekâ yatırımlarının somut faydalarını ölçmekte zorlandığını gösteriyor.
Yazılım Temelli Ajanlar Beklendiği Kadar Verimli Olmayabilir
Google’ın geleceğe dair en büyük iddialarından biri, yazılım ajanlarının internet trafiğinin çoğunu oluşturacağı yönündeydi. Ancak bu öngörüye temkinli yaklaşmak gerekiyor. İnternet üzerinde otomatik etkileşimlerin yeni bir kavram olmadığı biliniyor. Yıllardır kullanılan bot yazılımları, Nisan 2024 itibarıyla insan trafiğini geçmiş durumda. Fakat bu trafik her zaman faydalı olmuyor.

Örneğin bir haber sitesinin, herhangi bir gelir üretmeyen bir yapay zekâ botuna veri sağlamak için bant genişliği harcaması mantıklı görünmüyor. Dahası, bu botlar tarafından alınan içerikler, Google’ın arama sonuçlarında sunduğu AI Overview gibi özelliklerle sitelerin tıklanma oranını düşürebiliyor. Bu da içerik üreticileri için doğrudan bir gelir kaybı anlamına geliyor.
Yeni altyapılarla güvenilir ajanları zararlı olanlardan ayırmak için Agent Name Service gibi sistemlerin kurulması öneriliyor. Ancak teknoloji şirketlerinin kendi hizmetlerini öne çıkarma alışkanlıkları, bu tür tarafsız yapıların işlerliğini zorlaştırıyor. Ayrıca regülasyonlara tabi sektörlerde güvenlik endişeleri, yapay zekâ uygulamalarının önünü kesiyor. Bankalar ve sağlık kurumları gibi kuruluşlar, hâlâ deneme aşamasındaki projelerinde yasal gereklilikleri karşılayamadıkları için ilerleyemiyor.
Google, Kişisel Verilere Dayalı Özelleştirme İçin Onay Talep Ediyor
Google, Gemini modellerinin kullanıcıya özel yanıtlar verebilmesi için, kişisel verilerin kullanımına izin verilmesini istiyor. Şirketin CEO’su Sundar Pichai, bu konuda yaptığı açıklamada Gemini’nin, Google Drive ve Gmail içeriklerini analiz ederek kişisel üsluba uygun yanıtlar hazırlayabileceğini ifade etti. Kullanıcının daha önce hazırladığı bir seyahat planı üzerinden önerilerde bulunabileceğini belirtti.
Ancak geçmiş belgelerden seçilen ifadelerle oluşturulan otomatik bir mesajın, gerçekten kişisel bir dokunuş taşıdığı söylenemez. Kullanıcıların arkadaşlarına bu tür mesajlar göndermesi, samimiyetin yerini otomatikliğe bıraktığı bir iletişim tarzını beraberinde getirebilir. Bu da teknolojinin sınırlarını yeniden düşünmemizi gerektiriyor.









