Çinli Girişim Çip Üretiminde DUV Bağımlılığını Azaltacak Yeni Yöntem Geliştirdi
Prinano, DUV litografi kullanmadan fotonik çip üretimini doğruladığını açıkladı. Şirket, yeni yöntemin maliyeti yüzde 90'a kadar düşürdüğünü belirtti.

Çin merkezli yarı iletken girişimi Prinano, fotonik çip üretimini derin ultraviyole litografi sistemleri kullanmadan gerçekleştirdiğini duyurdu. Şirket, geliştirdiği yeni üretim tekniğinin maliyetleri yüzde 90’a kadar düşürebildiğini açıklarken seri üretim doğrulamasını da tamamladığını bildirdi. Açıklanan teknoloji, Çin’in gelişmiş litografi ekipmanlarına yönelik dışa bağımlılığını azaltma hedefinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Yeni Üretim Süreci Klasik Litografi Yaklaşımını Değiştirdi
Prinano, Shenzhen Litra Technology ile yürüttüğü çalışma kapsamında 8 inçlik fotonik wafer üretimini başarıyla tamamladı. Şirket, üretim hattında kendi geliştirdiği nanoimprint litografi teknolojisini kullanarak geleneksel DUV litografi sistemlerine ihtiyaç duymadan üretim gerçekleştirdi. Açıklamaya göre geliştirilen yöntem, fotonik çip üretimi süreçlerinde üretim maliyetini önemli ölçüde aşağı çekebilecek bir altyapı sunuyor.

Yarı iletken sektöründe kullanılan klasik üretim yöntemleri, devre desenlerini ışık yardımıyla silikon yüzeylere aktarıyor. Prinano’nun geliştirdiği sistem ise fiziksel kalıplama yöntemini tercih ederek nanometre ölçeğindeki desenleri doğrudan rezist katmanına işliyor. Şirket, bu yaklaşım sayesinde gelişmiş optik sistemlere duyulan ihtiyacın büyük ölçüde ortadan kalktığını belirtiyor.
Nanoimprint litografi uzun yıllardır düşük maliyet avantajı nedeniyle ilgi görse de hata oranı, kalıp ömrü ile üretim verimliliği gibi sorunlar nedeniyle yaygın üretimde tercih edilmiyordu. Prinano, son yıllarda geliştirdiği özel basınç kontrol sistemi, çift katmanlı baskılama malzemeleri ile 10 nanometrenin altındaki yapıları oluşturabilen süreç teknolojisi sayesinde bu sorunları aşmayı hedefledi. Çin yarı iletken teknolojileri alanındaki çalışmalarını hızlandıran şirket, 2025 yılında yerli nanoimprint litografi sisteminin ilk ticari teslimatını gerçekleştirmişti.
Son açıklama ise ekipman geliştirme döneminin ardından ticari üretim kapasitesine daha yakın bir aşamaya geçildiğine işaret ediyor. Şirket, seri üretim doğrulamasını paylaşmasına rağmen üretim hacmi, hata oranı, müşteri teslimatları ile bağımsız test sonuçlarına ilişkin ayrıntılı verileri henüz açıklamadı. Bu nedenle teknolojinin uzun vadeli ticari başarısı konusunda değerlendirmeler için yeni verilerin beklenmesi gerekiyor.
👉️ İlginizi Çekebilir: Çin’in HBM Bellek Atağı Güney Kore ile Aradaki Farkı Kapatıyor
Prinano, geliştirdiği üretim platformunu yapay zekâ işlemcileri yerine ışık temelli fotonik çip çözümleri için kullanıyor. Fotonik çip üretimi, veri merkezleri, fiber optik iletişim altyapıları, LiDAR sistemleri ile gelişmiş sensör uygulamalarında kritik rol oynuyor. Uzmanlar, düzenli nano desenlerden oluşan bu yapıların alternatif litografi yöntemi açısından daha uygun üretim alanı sunduğunu değerlendiriyor.
Şirketin 8 inç wafer üzerinde üretim gerçekleştirmesi de dikkat çeken ayrıntılar arasında yer aldı. Günümüzde en gelişmiş işlemciler çoğunlukla 12 inç wafer üzerinde üretilse de güç elektroniği ile özel yarı iletken uygulamalarında 8 inç wafer üretimi yaygın şekilde kullanılmaya devam ediyor. Çin çip üretimi alanında atılan bu adım, alternatif yarı iletken üretim yöntemleri geliştirme stratejisinin önemli parçalarından biri olarak görülüyor.
✍️ Editörün Notu İçin Tıklayın
Prinano’nun açıkladığı teknoloji, yalnızca yeni bir üretim tekniği değil, Çin’in yarı iletken alanındaki stratejik bağımsızlık hedefinin de önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle ihracat kısıtlamalarının ardından Çinli şirketler, klasik üretim yöntemlerine alternatif çözümler geliştirmeye daha fazla kaynak ayırmaya başladı. Nanoimprint litografi uzun süredir teorik avantajlarıyla bilinse de ticari üretimde beklenen başarıyı yakalayamamıştı. Prinano’nun seri üretim doğrulaması, bu teknolojinin laboratuvar aşamasını geride bırakabileceğine işaret ediyor. Yine de üretim verimliliği, hata oranları ile müşteri sevkiyatlarına ilişkin bağımsız veriler paylaşılmadan teknolojinin küresel ölçekte rekabet gücünü kesin olarak değerlendirmek için erken görünüyor.









