Eski Elektrikli Araç Bataryalarıyla Kurulan Depolama Tesisi Hizmete Girdi
İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan Fiumicino Havalimanı, çevreci bir dönüşüme öncülük eden yeni enerji depolama projesiyle dikkat çekti. Ülkenin en büyük hava ulaşım merkezlerinden biri olan havalimanı, 2030 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda adımlar atmaya devam ediyor. Enel tarafından hayata geçirilen proje, kullanılmış elektrikli araç bataryalarını enerji depolama sistemine dönüştürerek çevresel sürdürülebilirlik açısından örnek teşkil ediyor.
Pioneer Sistemiyle 10 MWh’lik Geri Dönüşüm Başarısı
Devlete bağlı enerji şirketi Enel, Pioneer adı verilen sistemle İtalya’nın bugüne kadarki en büyük ikinci el batarya enerji depolama tesisini kurdu. Bu sistem, toplamda 2.5 MW güç ve 10 MWh kapasiteye sahip. Tesisin merkezinde yer alan 762 batarya paketi ve modülünün yaklaşık yüzde 50’si Mercedes-Benz araçlarından, yüzde 30’u ise Chrysler ve Citroën gibi Stellantis markalarına ait araçlardan temin edildi. Geriye kalan kısmı Nissan araçlarından sökülen bataryalar oluşturdu.

Pioneer sisteminin kurulumu, havalimanının işletmecisi Aeroporti di Roma (ADR) ile ortak yürütüldü. Teknik danışmanlık ve mühendislik desteği ise Almanya merkezli Fraunhofer Enstitüsü tarafından sağlandı. Geliştirilen sistemin öncelikli amacı, atıl durumdaki bataryaların verimli şekilde değerlendirilmesi ve enerji depolama ihtiyacına çevreci bir çözüm sunmak oldu.
Fiumicino Havalimanı, Avrupa’da kendi tüketimi için kurulan en büyük güneş enerjisi santraline de ev sahipliği yapıyor. 31 GWh kapasiteye sahip olan bu “Solar Farm” tesisi, Pioneer sistemiyle entegre şekilde çalışacak. Güneşten elde edilen enerji, havalimanının anlık tüketim verileriyle karşılaştırılarak bir yazılım aracılığıyla optimize edilecek. Böylece enerji, ihtiyaç anında en verimli biçimde kullanılacak.
Enel İnovasyon Başkanı Nicola Rossi, enerji depolama maliyetlerinin yıllar içindeki düşüşüne dikkat çekti. Rossi, 2010 yılında kilovat başına 1.400 Euro olan batarya maliyetlerinin günümüz şartlarında 100 Euro’ya kadar düştüğünü belirtti. Bu düşüş, enerji dönüşüm projelerinin ekonomik açıdan daha erişilebilir olmasını sağladı.
Pioneer sisteminde kullanılan ikinci el bataryalar, hâlâ yüzde 80 kapasiteye sahip. Bu bataryalar, enerji depolama sistemlerinde uzun yıllar boyunca güvenle kullanılabilecek durumda. Enel’in açıkladığı verilere göre bu sistemin ömrü 10 ila 15 yıl arasında değişiyor. Bu süre, yapılan yatırımın geri dönüşünü sağlamak için yeterli bir zaman dilimi olarak kabul ediliyor.
Rossi, projenin toplam maliyeti yaklaşık 5.5 milyon euro olarak açıkladı. Bu tutarın 3 milyon euroluk kısmı Avrupa Komisyonu tarafından finanse edildi. Geri kalan kısmı ise Enel tarafından karşılandı. Avrupa Birliği’nin çevreci dönüşüm projelerine verdiği destek, bu tür yatırımların önünü açıyor.









