Çalışanların Yapay Zekâya Bakışı Kötüleşiyor: İş Yerlerinde Tepki Büyüyor
İş yerlerinde yapay zekâ kullanımının artması, çalışanların teknolojiye yönelik görüşlerini olumlu yönde değiştirmek yerine daha fazla tepkiye yol açıyor. Glassdoor tarafından hazırlanan yeni araştırma, çalışan değerlendirmelerinde yapay zekâdan söz edilme oranının Mayıs 2025 ile Mayıs 2026 arasında yüzde 240 arttığını ortaya koydu. Araştırma, yapay zekâdan söz eden çalışan yorumlarının yalnızca yüzde 43’ünün 2026’da olumlu olduğunu gösterirken yöneticilerin teknolojiyi çalışanlara zorla kullandırması ve iş kaybı korkusu öne çıkan şikâyetler arasında yer aldı.
Çalışan Yorumlarında Yapay Zekâdan Söz Edilme Oranı Hızla Arttı
Glassdoor’un araştırma ekibi, çalışanların iş yerleri hakkındaki değerlendirmelerinde yapay zekâ ve büyük dil modellerine yapılan atıfları 2019’dan bu yana takip ediyor. Çalışanların iş yerinde yapay zekâ kullanımı hakkındaki yorumları son yıllarda belirgin şekilde artarken yalnızca bir yıl içinde kaydedilen yüzde 240’lık yükseliş, teknolojinin çalışma hayatındaki etkisinin ne kadar genişlediğini gösteriyor.
2019 yılında yapay zekâdan söz eden çalışan değerlendirmelerinin yüzde 81’i olumlu bir yaklaşım içeriyordu. Olumlu görüşlerin oranı 2026’da yüzde 43’e gerilerken olumsuz değerlendirmelerin oranı 2025’teki yüzde 41 seviyesinden 2026’nın ilk döneminde yüzde 53’e yükseldi.
Glassdoor’un ekonomik araştırma ekibi, sonuçları meslek gruplarına göre de inceledi. Yazarlar, editörler ve gazeteciler yapay zekâdan söz ettikleri değerlendirmelerin yüzde 81’inde olumsuz görüş bildirirken muhasebecilerde negatif yorumların oranı yüzde 80’e ulaştı.
En sert tepki ise sigorta hasar uzmanlarından geldi. Bu meslek grubundaki yapay zekâ yorumlarının yüzde 98’i olumsuz olurken çalışanların teknolojiye yönelik kaygılarının yalnızca doğrudan otomasyon tehdidiyle sınırlı olmadığı görüldü.
Glassdoor verileri, çalışanların yapay zekâya yönelik olumsuz yaklaşımının farklı nedenlere dayandığını gösteriyor. 2025 ile 2026 arasındaki olumsuz yorumların yüzde 20’sinde yöneticilerin yapay zekâyı iş kaybı korkusu yaratan bir araç olarak kullanmasından şikâyet edildi.
Çalışanların yüzde 14’ü ise şirket yönetimlerinin yapay zekâ kullanımını zorunlu tuttuğunu belirtti. Şirketlerin çalışanlara teknolojiyi tercih hakkı tanımadan kullandırması, çalışanların iş yerlerine yönelik olumsuz değerlendirmelerinde önemli bir başlık haline geldi.
Olumsuz yorumların yüzde 13’ünde yapay zekânın şirketin asıl faaliyetlerinden uzaklaşmaya neden olduğu ifade edildi. Çalışanların yüzde 10’u ise yöneticilerin teknolojiyi daha yoğun çalışan takibi ve gözetimi amacıyla kullanmasından rahatsız olduğunu belirtti.
İş yerinde yapay zekâ zorunluluğu, çalışanların teknolojiye karşı çıkmasının önemli nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, çalışanların yalnızca yapay zekânın kendi görevlerini devralmasından korkmadığını; şirketlerin ürün geliştirme süreçlerine, iç operasyonlara, iletişime ve çalışan takibine teknolojiyi hızla yerleştirmesine de tepki gösterdiğini belirtiyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, çalışanların yapay zekâya yönelik tepkisinin tek bir meslek grubuyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Teknolojiden doğrudan etkilenen yaratıcı mesleklerin yanı sıra muhasebe ve sigorta gibi alanlarda çalışanların da yüksek oranda olumsuz görüş bildirmesi, çalışanların yapay zekâ tepkisi için daha geniş bir nedenler kümesine işaret ediyor.
Şirketlerin yapay zekâ yatırımlarını artırması, çalışanların teknolojiyi nasıl algıladığı konusunu insan kaynakları politikaları açısından da önemli hale getiriyor. İş süreçlerinde kullanılan yapay zekâ araçlarının amacı açık şekilde anlatılmadığında çalışanlar teknolojiyi verimlilik aracı yerine işlerini tehdit eden veya kendilerini izleyen bir sistem olarak değerlendirebiliyor.
Çalışma hayatında yapay zekâ kullanımının önümüzdeki dönemde daha da artması beklenirken şirketlerin çalışanların kaygılarını nasıl yöneteceği kritik bir konu olacak. Özellikle iş gücü planlaması, çalışan gözetimi ve zorunlu yapay zekâ kullanımı konusunda daha şeffaf politikalar geliştirilmemesi halinde yapay zekâ ve çalışan memnuniyeti arasındaki gerilimin daha da büyümesi bekleniyor.









