Broadcom Yönlendiricilerinde 16 Yıllık Güvenlik Açığı Milyonlarca Cihazı Tehdit Ediyor
Broadcom’un kablosuz ağ bağlantılarında kullanılan eski WPS kodunda bulunan WPSplinter güvenlik açığı, dünya genelinde milyonlarca yönlendiricinin saldırılara açık kalmasına neden olabilir. Güvenlik araştırmacısı Quentin Kaiser, açığın 16 yıllık geçmişe sahip olduğunu ve Broadcom’un 2018’de kodu değiştirdiğini belirtmesine rağmen düzeltmenin birçok cihaza ulaşmadığını açıkladı. Wi-Fi parolası gerektirmeden radyo menzili içinden istismar edilebilen açık, saldırganların yönlendirici belleğini okumasına veya cihaz üzerinde kod çalıştırmasına yol açabiliyor.
WPSplinter Açığı, Wi-Fi Parolası Olmadan Yönlendiricileri Hedef Alıyor
WPSplinter adı verilen güvenlik açığı, Broadcom’un WPS özelliği için geliştirdiği eski yazılım kodunda bulunuyor. Wi-Fi Protected Setup (WPS), kullanıcıların kablosuz ağa parola girmek yerine yönlendirici üzerindeki bir düğmeye basarak cihaz bağlamasına yardımcı oluyor. Araştırmacı Quentin Kaiser’in bulgularına göre sorun, WPS mesajlarının belirli koşullarda hatalı işlenmesinden kaynaklanıyor.
Saldırganın açığı istismar etmek için Wi-Fi parolasını bilmesi veya WPS eşleştirmesini tamamlaması gerekmiyor. Kablosuz sinyal menzili içerisinde bulunması, uygun mesaj dizisini göndererek saldırıyı denemesi için yeterli olabiliyor. Başarılı bir saldırı, cihaz belleğindeki verilerin okunmasına veya yönlendirici üzerinde harici kod çalıştırılmasına imkân tanıyabiliyor.
WPSplinter, 2010’lu yılların başında gündeme gelen WPS PIN güvenlik sorunundan farklı bir açık olarak tanımlanıyor. Buradaki temel sorun, WPS standardının kendisinden ziyade Broadcom’un eski uygulama kodundaki hata olarak aktarılıyor.
Quentin Kaiser, 16 Ekim 2026 tarihinde Paris’te düzenlenen Hexacon konferansında açığa ilişkin bulgularını paylaştı. Araştırmacının gösterimleri, sorunun yalnızca teorik bir risk olmadığını ve farklı cihazlarda farklı sonuçlar doğurabildiğini ortaya koydu.
Kaiser, Orange Belgium tarafından sağlanan Askey TCG3000 ağ geçidinde gerçekleştirdiği testte cihazın kalıcı belleğindeki Wi-Fi anahtarını (NVRAM) elde etti. Saldırı sırasında anahtar kablosuz bağlantı üzerinden geri gönderildi; araştırmacı daha sonra bu bilgiyi kullanarak ağa bağlandı.
Sagemcom üretimi Proximus BBOX3V+ cihazında ise araştırmacı, kendi tarafında internet bağlantısına ihtiyaç duymadan Wi-Fi üzerinden uzaktan kabuk erişimi elde ettiğini bildirdi. Kaiser, saldırının uzun mesafelerden de gerçekleştirilebildiğini belirtti. Ancak paylaşılan açıklamada bu mesafenin kesin ölçüsü verilmedi.
Kaiser, güvenlik açığını temmuz ayında Broadcom’a bildirdi. Şirket, eski WPS kodundaki sorundan 2018 yılından beri haberdar olduğunu, yazılımındaki eski kodu daha sonra değiştirdiğini ve araştırmacının konuyu cihaz üreticileriyle görüşmesi gerektiğini belirtti. Broadcom ayrıca kodun eski olduğunu ve destek süresinin dışında kaldığını gerekçe göstererek açık için CVE kimlik numarası talep etmeyi reddetti.
Kaiser ise 2018’de yapılan düzeltmenin de sorunu bütünüyle gidermediğini savunuyor. Açığa resmî bir CVE numarası verilmemesi, yönlendirici üreticilerinin ve internet servis sağlayıcılarının kullandığı güvenlik duyurusu ve yama süreçlerinde sorunun görünürlüğünü azaltmış olabilir.
CVE, bilinen güvenlik açıklarının ortak bir kimlikle tanımlanmasını sağlayan sistemdir. Bir açığın bu sistemde yer almaması, tek başına sorunun teknik olarak önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Ancak üreticiler ve servis sağlayıcılar, güvenlik güncellemelerini takip ederken bu tür kayıt ve bildirimlerden yararlandığından eksik bilgilendirme düzeltmelerin dağıtılmasını zorlaştırabiliyor.
Kaiser, açığı Belçika’daki dört büyük internet servis sağlayıcısından üçünün ağ geçitlerinde doğruladığını belirtti. Proximus, Orange ve VOO altyapılarında tespit edilen cihazlar, araştırmacının hesabına göre ülkede yaklaşık 1,5 milyon potansiyel olarak savunmasız yönlendiriciyi kapsıyor.
Riskin Belçika ile sınırlı kalmadığı düşünülüyor. Aynı Broadcom yongalarını kullanan cihazlar dünya çapında satıldığından Cisco, TP-Link, Netgear, Sagemcom, Nokia, ZTE ve Zyxel gibi markaların bazı modelleri de etkilenen ürünler arasında gösteriliyor. Kaiser’in listesinde Movistar, Optus, KPN ve Türk Telekom gibi servis sağlayıcıların dağıttığı cihazlar da yer alıyor.
Araştırmacı, etkilenen model listesinin henüz eksiksiz olmadığını vurguluyor. Dünya genelindeki cihaz sayısına ilişkin tahminler yüz milyonlarla ifade edilse de kaynakta kesin bir küresel toplam sunulmuyor. Dolayısıyla her marka veya servis sağlayıcının bütün yönlendiricilerinin açık içerdiği sonucuna varmak doğru değil; risk, kullanılan yonga ve cihaz yazılımına bağlı olarak değişiyor.
Kaiser, yapay zekâ araçlarının WPSplinter açığını bir haftadan kısa sürede bulmasına yardımcı olduğunu belirtti. Araştırmacıya göre aynı inceleme, geleneksel yöntemlerle yürütülseydi aylar sürebilirdi. Bu gelişme, yönlendirici yazılımlarının karmaşık yapısının artık güvenlik araştırmacıları için eskisi kadar büyük bir engel olmayabileceğini gösteriyor.
Yapay zekâ destekli kod analizi, eski ürün yazılımlarında gözden kaçmış hataların daha hızlı bulunmasına yardımcı olabiliyor. Ancak aynı yetenek, saldırganların da güvenlik düzeltmelerini ve üretici yazılımlarını daha kısa sürede inceleyerek istismar yöntemleri geliştirmesine zemin hazırlayabiliyor. WPSplinter vakasında bu durum, uzun süredir kullanılan ağ cihazlarının yazılım desteği ve güvenlik güncellemeleri açısından taşıdığı riskleri yeniden gündeme getiriyor.
Araştırmacı, yalnızca Wi-Fi parolasını değiştirmenin WPSplinter saldırısını engellemeyeceği konusunda uyarıyor. Saldırı, normal ağ kimlik doğrulaması tamamlanmadan önce gerçekleşebildiği için yeni bir parola tek başına koruma sağlamıyor. WPS özelliğini kapatmak önerilen önlemler arasında yer alsa da Kaiser, bazı cihazlarda bu işlemin savunmasız kodu bütünüyle devre dışı bırakmayabileceğini belirtiyor.
Kullanıcıların ve kurumların öncelikle internet servis sağlayıcılarından yönlendiricilerinin yazılım sürümü ve güvenlik durumu hakkında bilgi alması gerekiyor. Üretici tarafından sağlanan güncel yazılımın kurulması, cihazın destek durumunun kontrol edilmesi ve WPS özelliğinin kapatılması riski azaltmaya yardımcı olabilir. Servis sağlayıcının verdiği ağ geçidi için düzeltme bulunmuyorsa araştırmacı, cihazın Wi-Fi işlevini kapatıp ağ geçidini köprü modunda kullanmayı ve güncel bir yönlendirici üzerinden kablosuz ağ sağlamayı öneriyor.
Kaiser ayrıca donanımların açığa karşı durumunu kontrol etmek isteyenler için GitHub üzerinden bir tespit betiği paylaştı. Bununla birlikte herhangi bir betiğin kullanılmasından önce kaynağının ve cihazla uyumluluğunun doğrulanması gerekiyor. WPSplinter vakası, güvenlik açığının giderildiğinin açıklanmasıyla düzeltmenin kullanıcıların cihazlarına gerçekten ulaştırılması arasında önemli bir fark bulunduğunu ortaya koyuyor.









