Biomass Uydusu Yeryüzünün Ormanlarını Detaylı Şekilde Görüntülemeye Başladı
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) yeni nesil gözlem uydusu Biomass, Dünya yörüngesinden gönderdiği ilk görüntülerle bilim dünyasının dikkatini üzerine çekti. Dev bir şemsiye şeklinde tasarlanan uydu, ormanların karbon yoğunluğunu bugüne kadar hiç olmadığı kadar hassas ölçmeyi hedefliyor.
Uzaydan Karbon Ölçümü İçin Geliştirilen İlk P-Bant Radarı Kullanıldı
ESA’nın liderliğinde geliştirilen Biomass uydusu, nisan ayında Fransız Guyanası’ndaki Kourou Uzay Üssü’nden Vega-C roketiyle fırlatıldı. Uyduya yakıt dolumu İngiltere merkezli girişim European Astrotech tarafından yapıldı. Ana yüklenici Airbus tarafından üretilen uydu, yörüngede 666 kilometre yükseklikten Dünya’yı izliyor.

Uydunun kalbinde yer alan P-bant radar, uzaya gönderilen bu tür ilk sistem olarak öne çıkıyor. Bu radar, orman örtüsünün altına nüfuz edebilen uzun dalga boylarıyla çalışıyor. Bu sayede ağaç gövdeleri gibi karbonun yoğun olarak bulunduğu alanlar daha net analiz edilebiliyor. Yalnızca ormanlar değil, çöl bölgelerindeki yer altı yapıları, buz tabakalarının iç yapısı ve orman zeminleri de bu radar sayesinde görüntülenebiliyor.

Biomass, elde ettiği ham radar verilerini ESA’nın İsveç’teki Kiruna yer istasyonuna gönderiyor. Burada alınan sinyaller özel merkezlerde işleniyor ve bilimsel verilere dönüştürülüyor. Ortaya çıkan sonuçlar, Belçika merkezli teknoloji şirketi Spacebel tarafından geliştirilen MAAP (Multi-Mission Algorithm and Analysis Platform) üzerinden bilim insanlarına sunuluyor. Platform, kullanıcıların büyük veri dosyaları indirmeden doğrudan bulut ortamında analiz yapmasına olanak tanıyor.

Amerikan uzay şirketi L3Harris tarafından geliştirilen şemsiye biçimli anten, radar sinyallerini yönlendirme ve toplama görevini üstleniyor. Uydunun gövdesine entegre edilen bu sistem, yüzeye gönderilen radar darbelerinin yansımalarını tekrar yakalıyor. Ardından, elde edilen veriler uydunun işlemcileri tarafından analiz edilerek yüksek çözünürlüklü 3D haritalar oluşturuluyor.
ESA Proje Yöneticisi Michael Fehringer, uydunun hâlen devreye alma sürecinde olduğunu ancak ilk sonuçların son derece umut verici geldiğini belirtti. Fehringer, ilerleyen dönemde çok daha kaliteli veri toplanacağını ve bu verilerin iklim değişikliğiyle mücadeleye önemli katkılar sağlayacağını söyledi.










