Haberler

AWS S3 20 Yıllık Yolculuğunda İnternetin En Büyük Veri Depolarından Birine Dönüştü

AWS S3 20 yılda yüzlerce eksabayt veriye ulaştı. Sistem bugün saniyede 200 milyon isteği işleyen dev bir bulut depolama altyapısı sunuyor.

Bulut depolama dünyasının temel hizmetlerinden biri olarak kabul edilen AWS S3 20 yıl içinde devasa bir veri altyapısına ulaştı. Amazon Web Services tarafından geliştirilen sistem bugün yüzlerce eksabayt veriyi barındırırken küresel ölçekte saniyede yüz milyonlarca isteği işleyebilen altyapısıyla dijital ekonominin kritik bileşenlerinden biri hâline geldi.

AWS S3 Küçük Bir Altyapıdan Küresel Bulut Platformuna Dönüştü

Amazon Web Services, 14 Mart 2006’da Simple Storage Service adlı depolama hizmetini kullanıma sundu. İlk açıldığında yaklaşık 1 petabayt kapasiteye sahip olan AWS S3, 15 Gbps bant genişliğine sahip bir altyapıyla ve yalnızca üç veri merkezi üzerinden hizmet vermeye başladı.

AWS S3 20 Yıllık Yolculuğunda İnternetin En Büyük Veri Depolarından Birine Dönüştü

Teknik altyapı oldukça sınırlı görünse de AWS mühendisleri depolama hizmetini hızla büyütecek mimariyi kurdu. İlk dönemde yalnızca 15 raf ve yaklaşık 400 depolama dizisi ile çalışan sistem kısa sürede internet şirketlerinin veri ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir platforma dönüştü.

AWS bugün depolama hizmetini 39 farklı AWS bölgesi ve 123 erişilebilirlik bölgesi üzerinden sunuyor. AWS veri depolama altyapısı küresel ölçekte 500 trilyondan fazla dijital nesneyi barındırıyor. Sistem aynı anda saniyede 200 milyonun üzerinde veri isteğini karşılayabiliyor. Şirketin paylaştığı teknik veriler depolanan toplam veri hacminin yüzlerce eksabayt seviyesine ulaştığını ortaya koyuyor. Bu büyüklük modern internet ekonomisinin veri üretim hızını açık şekilde gösteriyor.

AWS mühendisleri sistemde kullanılan disklerin büyüklüğünü somut bir örnekle anlattı. Şirket mühendisleri S3 sabit disk sayısını üst üste yerleştirmek hâlinde dizinin Uluslararası Uzay İstasyonu seviyesine kadar ulaşacağını ifade etti. Hesaplamalar AWS bulut depolama altyapısı içinde yaklaşık 276 milyon adet 3,5 inçlik sabit disk bulunduğunu gösteriyor.

Dijital medya platformları veri depolama ihtiyaçları nedeniyle S3 altyapısına yoğun şekilde yöneldi. Netflix içerik arşivini yönetirken Amazon S3 veri saklama sisteminden yararlandı. Spotify ise milyonlarca müzik dosyasını küresel kullanıcılara ulaştırmak için aynı altyapıyı tercih etti. Bu kullanım modeli bulut tabanlı veri depolama çözümlerinin medya sektöründe standart hâle gelmesine katkı sağladı. Birçok teknoloji girişimi yüksek maliyetli veri merkezleri kurmak yerine S3 gibi ölçeklenebilir platformlara yöneldi.

S3 altyapısı büyürken zaman zaman güvenlik tartışmaları da gündeme geldi. Hizmetin ilk yıllarında depolama alanlarının varsayılan olarak herkese açık şekilde yapılandırılması bazı kullanıcılar için yanlış güven algısı yarattı. Güvenlik araştırmacıları internet üzerinde binlerce yanlış yapılandırılmış S3 veri deposu tespit etti. Teknik sorunlar da sistemin tarihinde yer aldı. 2017 yılında US-EAST-1 bölgesinde yaşanan altyapı sorunu bazı büyük internet sitelerinin saatler boyunca erişilememesine yol açtı.

AWS mühendisleri S3 platformunun veri dayanıklılığını sürekli izleyen gelişmiş sistemler kurdu. AWS veri dayanıklılığı mimarisi her baytı sürekli denetleyen mikro hizmetlere dayanıyor. Sistem içindeki yazılım bileşenlerinden biri veri bozulması algıladığında otomatik onarım mekanizması devreye giriyor.

Şirket mühendisleri S3 hizmeti için 99,999999999 oranında veri dayanıklılığı hedefi belirledi. Bu hedef bulut depolama hizmetlerinin güvenilirliğini artıran en önemli teknik standartlardan biri olarak kabul ediliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu