Haberler

Avrupa Birliği, Dijital Euro İle Ödeme Altyapısında Kontrolü Güçlendirecek

Avrupa Birliği, ödeme sistemlerinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla dijital euroyu hayata geçirmeye hazırlanıyor. Avrupa Merkez Bankası tarafından geliştirilen bu yeni kamu parası, Avrupa’da günlük ödemelerin daha güvenli ve daha düşük maliyetle yapılmasını hedefliyor. Kurumlar, dijital euroyu ekonomik istikrar ile finansal egemenlik başlıkları altında uzun vadeli bir araç olarak konumlandırıyor. Mevcut planlamaya göre dijital euro, 1 Ocak 2029 tarihinde günlük kullanıma açılacak.

Dijital Euro Fiziksel Paranın Dijital Biçimi Olarak Tanımlanıyor

Avrupa Merkez Bankası, dijital euroyu klasik banknotların dijital karşılığı olarak tasarlıyor. ECB, bu paranın doğrudan merkez bankası güvencesi taşıyacağını vurguluyor. Banka hesabı bulunan kişiler, dijital euroyu kendi bankalarının mobil uygulamasında yer alacak ayrı bir dijital euro cüzdanında saklayacak. Bu cüzdan, mevcut mevduat hesaplarından bağımsız şekilde çalışacak. Kullanıcılar, market alışverişi, kafe harcaması ile günlük ödemelerini doğrudan bu cüzdan üzerinden yapacak. Sistem, kart altyapısına bağlı kalmadan işlem gerçekleştirecek.

Avrupa Merkez Bankası, dijital euroyu toplumun tüm kesimlerine açmayı amaçlıyor. Banka hesabı bulunmayan kişiler, dijital euro hesabını postaneler aracılığıyla oluşturabilecek. ECB, dijital euro cüzdanlarında tutulabilecek tutar için bir üst sınır belirlemeyi planlıyor. Şu aşamada gündemde olan rakam 3.000 euro seviyesinde bulunuyor ancak bu limit kesinleşmiş sayılmıyor. Kullanıcılar, bağımsız bir dijital euro uygulaması kullanabilecek. ECB ayrıca fiziksel bir dijital euro kartı seçeneği üzerinde de çalışıyor. Bu yaklaşım, akıllı telefon kullanmayan kişilerin de sisteme katılımını sağlayacak.

Avrupa Merkez Bankası, dijital euroyu gündeme getiren temel gerekçeleri açık biçimde paylaşıyor. Euro bölgesinde gerçekleşen kartlı ödemelerin büyük bölümü Avrupa dışındaki şirketler tarafından işleniyor. Visa, Mastercard, Apple Pay ile Google Pay gibi platformlar, her işlemden belirli oranlarda komisyon alıyor. Bu yapı, özellikle küçük esnaf ile yerel işletmeler için ek maliyet anlamına geliyor. Euro bölgesinde bulunan 20 ülkeden 13’ünde ulusal kart altyapısı bulunmuyor. Bu ülkelerde ödeme sistemleri çoğunlukla küresel aktörlerin kontrolünde çalışıyor.

ECB Yönetim Kurulu Üyesi Piero Cipollone, dijital ödemelerdeki mevcut yapının euro bölgesi için kırılganlık yarattığını ifade ediyor. Cipollone, küresel ödeme şirketlerinin siyasi kararlar doğrultusunda hizmetlerini durdurabilmesinin ciddi riskler barındırdığını belirtiyor. 2022 yılında Visa ile Mastercard’ın Rusya’daki faaliyetlerini askıya alması, bu riskleri somut biçimde ortaya koymuştu. Avrupa tarafı, uluslararası siyasi gerilimlerin de finansal altyapılar üzerindeki etkisini yakından izliyor.

Dijital Euro Altyapısı Yalnızca Avrupalı Şirketlere Emanet Edilecek

Avrupa Birliği, dijital euro projesinde teknik altyapının tamamen Avrupalı şirketler tarafından kurulmasını şart koşuyor. Projede görev alacak firmaların mülkiyet yapısının Avrupa merkezli olması zorunlu tutulacak. Mülkiyet yapısında değişiklik yaşanması durumunda ilgili şirket projeden çıkarılacak.

Dijital euro, bireysel kullanıcılar için ücretsiz sunulacak. Bankaların bu hizmetten ücret talep etmesini engelleyen yasal düzenlemeler de eş zamanlı olarak hazırlanacak. İşletmelerin kartlı ödemelerde ödediği şema ücretleri ise ECB tarafından karşılanacak. Bu yaklaşımın özellikle yeme içme ile ulaşım sektörlerinde yaygın kullanım yaratması bekleniyor.

Dijital euro projesi, bankalar için belirli bir uyum maliyeti anlamına geliyor. PwC tarafından yapılan çalışmalarda bu maliyet 18 milyar euro olarak hesaplanıyor. ECB ise bu rakamın gerçeği yansıtmadığını savunuyor. Kurum, toplam maliyetin çok daha düşük seviyelerde kalacağını öne sürüyor. ECB yönetimi, uzun vadede dijital euronun bankacılık sistemine dengeli bir yapı kazandıracağını düşünüyor.

Uzmanlar, dijital euronun en güçlü yönlerinden birinin anlık ödeme özelliği olduğunu vurguluyor. Kartlı ödemelerde para transferi çoğu zaman günler sürebiliyor. Dijital euroda ise işlem tutarı aynı anda alıcıya geçecek. Bu yapı, küçük işletmelerin nakit döngüsünü daha sağlıklı hâle getirecek. İşletmeler, tahsilat gecikmelerinden kaynaklanan kısa vadeli finansman ihtiyacını daha az hissedecek. Merkez bankası güvenceli sistem, dolandırıcılık riskini de aşağı çekecek.

Dijital euro sürecinde sıradaki adımda Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Konseyi arasındaki görüşmeler tamamlanacak. Bu sürecin gelecek yıl sona ermesi bekleniyor. Kurumlar, 2027 yılında sınırlı kapsamlı bir pilot uygulama başlatmayı planlıyor. ECB, dijital euronun tek seferde mi yoksa aşamalı bir geçişle mi kullanılacağını ilerleyen aşamada netleştirecek.

Avrupa Birliği’nin dijital euro planı, Türkiye’de daha önce atılan benzer adımları da akıllara getiriyor. Türkiye, 2016 yılında kullanıma giren TROY sistemi ile kartlı ödemelerde yabancı ağlara olan bağımlılığı azaltmayı hedeflemişti. Bankalararası Kart Merkezi tarafından geliştirilen TROY, yerli bir ödeme altyapısı olarak konumlandırılmıştı.

TROY, dijital euro gibi bir merkez bankası parası niteliği taşımıyor. Buna rağmen iki girişimin temel yaklaşımı benzer bir zeminde bulunuyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise ödeme altyapısını destekleyici bir model olarak Dijital Türk Lirası çalışmalarını sürdürüyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu