Haberler

Amazon’da Yapay Zekâlı Kitapların Sayısı Artıyor: Araştırma Pazarın Değiştiğini Gösterdi

Amazon’un kendi kendine yayımlanan kurgu kitaplarını inceleyen yeni bir araştırma, yapay zekâ kullanımının yayıncılık pazarında artık küçük bir yan akım olmadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, Ocak 2023 ile Mart 2026 arasında yayımlanan 14.419 e-kitabı inceleyerek metninin yüzde 25’inden fazlasında yapay zekâ üretimi tespit edilen eserlerin katalogdaki payının yaklaşık yüzde 20’ye ulaştığını belirledi. Kitap arzı satışlardan çok daha hızlı büyürken insan tarafından yazıldığı tespit edilen eserler özellikle yapay zekâ kullanımının yoğun olduğu türlerde pazar payı kaybetmeye başladı.

Amazon’daki Kitap Arzı Gelirden Çok Daha Hızlı Büyüyor

Amazon’un satış sıralamaları üzerinden yapılan analiz, yayıncılık pazarındaki asıl değişimin yalnızca yapay zekâ ile yazılan kitapların sayısından kaynaklanmadığını gösteriyor. Araştırma döneminde bir çeyrekte satış kaydı bulunan kitapların sayısı 19,2 kat artarken aynı dönemde çeyreklik gelir 8,9 kat yükseldi; toplam satış adedi ise 7,3 kat büyüdü. Pazarın kitap sayısını gelirden çok daha hızlı artırması, kitap başına düşen gelirin çoğu türde gerilemesine yol açtı.

Araştırmacılar, çalışmada Amazon’daki yaklaşık 500 bin ASIN’i izleyen büyük bir yayınevine ait satış panelinden yararlandı. Veri seti e-kitap pazarındaki günlük birim satışlarının tahmini olarak yüzde 95 veya daha fazlasını kapsarken araştırmacılar 14.419 eserin tam metnini yapay zekâ kullanımı açısından sınıflandırdı. Çalışmanın temel ölçütünde metninin yüzde 25’inden fazlasında AI üretimi tespit edilen eserler yoğun yapay zekâ kullanımı grubuna alındı.

Kindle mağazalarında yer alan yapay zekâ destekli eserler, ortalama performans açısından insan yazarların kitaplarını geçmiyor ancak araştırma söz konusu kitapların pazardaki etkisinin küçümsenemeyeceğini gösteriyor. Metninin yüzde 25’inden fazlasında AI üretimi tespit edilen kitaplar incelenen kataloğun yüzde 20’sini oluştururken satışların yüzde 12,1’ini, gelirin ise yüzde 11,3’ünü aldı. İnsan yazımı olarak sınıflandırılan kitaplar katalogda yüzde 62,9’luk paya sahipken satışların yüzde 71,7’sini elde etti.

Amazon satış sıralamalarındaki hareket ise daha farklı bir tablo ortaya koydu. Yoğun AI metni tespit edilen kitapların satış payı 2023 başında neredeyse sıfırken 2026’nın ikinci çeyreğinde yaklaşık yüzde 20’ye yükseldi. Aynı dönemde yapay zekâ kullanımı tespit edilen eserlerin en yüksek satış sıralamalarındaki yeri de genişledi ve araştırmacıların oluşturduğu haftalık Top-25 sıralamasına yeni giren kitapların yüzde 31’i yoğun AI metni bulunan eserlerden oluştu.

Kindle Unlimited kullanımının yüksek olduğu türlerde insan yazımı kitapların gerilemesi daha belirgin hâle geldi. Araştırma, abonelik tabanlı okuma modelinin yoğun kullanıldığı kategorilerde yapay zekâ içeren eserlerin artışının insan yazarların satış performansıyla daha güçlü bir ilişki gösterdiğini ortaya koydu. Amazon’un KDP sistemi bağımsız yazarların kitaplarını doğrudan yayımlamasına izin verdiği için üretim maliyetinin düşmesi, özellikle düzenli yeni kitap talebinin bulunduğu türlerde daha yüksek sayıda eserin kısa sürede piyasaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Kindle Direct Publishing, yazarların e-kitap, karton kapaklı kitap ile ciltli kitap yayımlamasına aracılık ederken geleneksel bir yayıneviyle anlaşma gerektirmeyen doğrudan bir yayın modeli sunuyor. Amazon’un KDP sistemi düşük giriş maliyeti sayesinde bağımsız yazarlar için önemli bir dağıtım kanalı oluştururken aynı altyapı üretim maliyeti çok düşük olan yapay zekâ tabanlı içeriklerin de geniş ölçekte piyasaya sürülmesine kapı açıyor.

Amazon KDP, yeni bir kitap yayımlanırken AI tarafından üretilen metin, görsel veya çeviri kullanıldığının bildirilmesini istiyor. Platform, yazarın kendi hazırladığı içeriği düzeltmek, geliştirmek veya fikir üretmek amacıyla AI kullanmasını ise AI destekli içerik olarak değerlendiriyor ve söz konusu kullanım için aynı bildirimi zorunlu tutmuyor.

Araştırmanın önemli sınırlamalarından biri, kitapların AI kullanımını tespit etmek için doğrudan yazar beyanlarını değil tam metin analizini kullanması oldu. Araştırmacılar kitapları yapay zekâ metni bulunmayan, yüzde 25’e kadar AI metni bulunan ve yüzde 25’in üzerinde AI metni bulunan gruplara ayırırken yüzde 25 eşiğinin değiştirilmesiyle ana pazar sonuçlarının da korunduğunu bildirdi. Yine de AI tespit yöntemleri bir kitabın üretim sürecini kusursuz biçimde kanıtlamadığı için araştırma sonuçlarının her bir eser hakkında kesin hüküm olarak okunmaması gerekiyor.

Columbia Law School’dan Jane C. Ginsburg, Stony Brook University’den Tuhin Chakrabarty, Xinyue Liu ile Paramveer Dhillon’un çalışması, yapay zekânın yayıncılık üzerindeki etkisini yalnızca “AI kitapları iyi mi kötü mü?” sorusuyla sınırlamıyor. Araştırmacılar, üretim maliyetinin düşmesiyle kitap arzının okuyucu talebinden daha hızlı büyümesinin gelir, satış sıralaması ile insan yazarların görünürlüğü üzerinde nasıl baskı oluşturduğunu inceliyor. Çalışmanın bulguları, üretim ölçeğinin tek başına yaratıcı pazarlarda rekabet dengesini değiştirebileceğine işaret ediyor.

Telif hakkı tartışması da aynı noktada yeni bir boyut kazanıyor. Başarılı yoğun-AI kitaplarında mevcut eserlerin ayırt edici diline daha fazla benzerlik bulunması, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin yalnızca yayıncılık ekonomisi açısından değil telif hakkı ile adil kullanım tartışmaları açısından da incelenmesine neden oluyor. Amazon’un önümüzdeki dönemde içerik beyanı, kalite kontrolü ile kitap keşfi mekanizmalarını nasıl geliştireceği, insan yazarların görünürlüğü kadar okuyucuların güvenini de belirleyecek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu