Haberler

ABD’nin Enerji Altyapısı Yapay Zekânın Güç İhtiyacını Karşılayamıyor

Deloitte’un yayımladığı yeni rapora göre, ABD’deki yapay zekâ veri merkezleri önümüzdeki on yıl içinde enerji tüketimini otuz kat artırabilir. Artan enerji ihtiyacı karşısında mevcut elektrik altyapısı ise aynı hızda gelişemiyor.

Yapay Zekâ Veri Merkezleri Enerji Talebini Zirveye Taşıyor

Yapay zekâ yatırımları, ABD genelinde veri merkezi inşaatlarını hızlandırdı. Deloitte’un tahminlerine göre, 2023 yılında ABD’deki veri merkezlerinin toplam enerji tüketimi 33 GW seviyesindeydi. Bu tüketimin yaklaşık 4 GW’lık kısmını yapay zekâ altyapıları oluşturdu. Ancak 2035 yılına gelindiğinde bu rakamın 123 GW’a çıkması bekleniyor. Bu da toplam enerji talebinin yüzde 70’inin yapay zekâ merkezlerinden kaynaklanacağı anlamına geliyor.

Halihazırda 500 MW’ın altında enerji tüketen büyük veri merkezlerinin yerini çok daha güçlü tesisler almaya hazırlanıyor. Yapımı devam eden yeni tesislerin bazılarının 2 GW sınırını aşması öngörülüyor. Planlama aşamasındaki dev kampüslerin 5 GW gibi rekor seviyelere ulaşabileceği belirtiliyor. Bu rakam, yaklaşık 5 milyon hanenin tükettiği enerjiye denk geliyor.

Rapor, enerji altyapısındaki ilerlemenin veri merkezleri kadar hızlı olmadığını vurguluyor. Elektrik şebekelerine bağlantı başvurularında yedi yıla varan bekleme süreleri yaşanıyor. Gaz santrali projelerinin ise on yıla kadar tamamlanamadığı belirtiliyor. Öte yandan veri merkezleri çok daha kısa sürede inşa edilebiliyor.

Enerji üretiminde yenilenebilir kaynakların hedeflenmesine rağmen, artan talep çoğunlukla doğalgaz santralleriyle karşılanıyor. Bu da çevreci hedeflerin aksine karbon salımını artırıyor.

Enerji altyapısının genişletilmesinde tedarik zinciri sorunları da etkili oluyor. Çelik, bakır, çimento ve alüminyum gibi hammaddelerde yaşanan fiyat artışları ve ithalat sınırlamaları inşaat projelerini sekteye uğratıyor.

Deloitte’un anketine katılan veri merkezi ve enerji şirketleri, çözüm için üç ana stratejiyi öne çıkarıyor: teknolojik yenilikler, düzenleyici reformlar ve güçlü bir finansman desteği. Geliştirilecek optik veri iletimi ve katı hâl transformatörler gibi yeni teknolojilerin enerji verimliliğini artırabileceği düşünülüyor. Ayrıca, şebeke bağlantılarında “ilk hazır olan ilk bağlanır” ilkesine geçilmesi öneriliyor.

Rapora göre, altyapı yatırımlarında yaşanacak eksiklikler yalnızca yapay zekâ gelişimini yavaşlatmakla kalmayacak. Aynı zamanda ABD’nin ekonomik ve jeopolitik liderliğini de tehlikeye atacak. Deloitte, enerji altyapısında liderliğin artık yalnızca ekonomik değil, ulusal güvenlik açısından da stratejik bir konu hâline geldiğini vurguluyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu