Haberler

Çin, Güneş Paneli Üretiminde Kritik Teknolojilerin Yurt Dışına Çıkışını Sınırlamak İstiyor

Çin yönetimi, güneş hücresi üretimindeki teknolojik üstünlüğünü korumak amacıyla 12 üretim teknolojisine ihracat yasağı veya lisans şartı getirecek bir düzenleme taslağı hazırladı. 16 Ekim’de duyurulan teklif, yeni nesil perovskit hücrelerden polisilikon üretim hatlarına kadar uzanan teknik süreçleri kapsıyor. Planın yürürlüğe girmesi halinde yabancı üreticilerin Çin’den yalnızca ekipman tedarik etmesi değil, gelişmiş üretim yöntemlerine ve mühendislik bilgisine erişmesi de zorlaşabilir.

Yeni İhracat Taslağı Güneş Hücrelerinin Üretim Bilgisini Kapsıyor

Çin Ticaret Bakanlığı ile Bilim ve Teknoloji Bakanlığının hazırladığı taslak, fotovoltaik üretiminde kullanılan 12 teknolojiyi ihracat kontrolü kapsamına almayı öngörüyor. Düzenleme, teknolojilerin tamamına aynı işlemi uygulamak yerine bazılarını ihracata kapatmayı, diğerlerini ise devlet iznine bağlamayı planlıyor. Yapay zekâ ve biyotıp gibi alanların da aynı düzenleme paketi içinde bulunması, girişimin güneş enerjisiyle sınırlı olmadığını gösteriyor.

Güneş enerjisi alanında en kapsamlı başlıklardan biri, yüksek verimli hücrelerin üretim süreçleri olarak öne çıkıyor. Taslak, en az 182 milimetre boyutundaki silikon plakalar üzerinde yüzde 30 veya daha yüksek dönüşüm verimliliğine ulaşan perovskit-silikon tandem hücrelerin üretim yöntemlerini kapsıyor. İlgili imalat süreçleri ile üretimde kullanılan ekipmanların geliştirilmesine ilişkin teknik bilgiler de teklif edilen kontroller arasında yer alıyor.

Perovskit tabanlı modüller için belirlenen eşikler, düzenlemenin hangi teknolojilere odaklandığını daha net ortaya koyuyor. En az 1 metrekare büyüklüğündeki tek eklemli perovskit modüllerde yüzde 18, aynı boyuttaki tandem modüllerde ise yüzde 28 ve üzeri dönüşüm verimliliği sağlayan üretim yöntemleri taslağa dahil ediliyor. Bu sınırlar, genel güneş paneli üretiminden ziyade belirli performans seviyelerine ulaşan ileri üretim tekniklerini hedefliyor.

Perovskit güneş hücreleri, ışığı elektriğe dönüştüren ince bir malzeme katmanından yararlanarak yüksek verimlilik hedefleyen teknolojiler arasında bulunuyor. Tandem tasarımlar ise farklı yarı iletken katmanlarını bir araya getirerek güneş ışığının farklı dalga boylarından daha fazla enerji elde etmeyi amaçlıyor. Silikon ile perovskitin birlikte kullanıldığı hücreler, geleneksel silikon teknolojisinin verimlilik sınırlarını aşmaya yönelik araştırmalarda önemli bir yer tutuyor.

Çin’in önerisi, bu hücrelerle üretilen panellerin bütün ülkelerde satışını doğrudan yasaklamıyor. Düzenleme esas olarak üretim yöntemlerinin, teknik uzmanlığın ve ilgili ekipman teknolojilerinin sınır ötesine aktarılmasını hedefliyor. Dolayısıyla yabancı şirketler bir paneli satın alabilse bile aynı ürünü kendi tesislerinde üretmek için gereken teknolojiye erişirken yeni engellerle karşılaşabilir.

Çin’in hazırladığı listede güneş hücresi üretiminin başlangıç aşamalarında kullanılan polisilikon teknolojileri de bulunuyor. Teklif, triklorosilan üretiminde kullanılan soğuk hidrojenasyonlu akışkan yatak yöntemlerini, yıllık tek hat kapasitesi en az 250 bin metrik ton olan tesisler için kapsama alıyor. Silan kullanan akışkan yataklı polisilikon üretiminde ise yıllık kapasitesi en az 20 bin metrik tona ulaşan hatlara yönelik teknolojiler hedefleniyor.

Akışkan yataklı üretim süreçleri, geleneksel Siemens yöntemine kıyasla enerji tüketimini ve üretim maliyetlerini düşürme potansiyeli taşıyor. Bu tekniklere ilişkin bilgi aktarımının kısıtlanması, yeni tesis kurmak isteyen yabancı şirketlerin maliyet hesaplarını ve teknoloji seçimini etkileyebilir. Özellikle büyük ölçekli üretim yatırımlarında proses tasarımı, üretim verimliliği ve enerji ihtiyacı tesisin rekabet gücünü belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Taslak ayrıca kalınlığı 70 mikrometreyi aşmayan silikon plakaların üretim teknolojilerini ve ince kristal silikon hücrelerde kullanılan bazı kenar pasivasyonu yöntemlerini kapsıyor. Silikon plakaların inceltilmesi, hücre başına kullanılan malzeme miktarını azaltmaya yardımcı olurken pasivasyon teknikleri elektriksel kayıpların sınırlandırılmasında rol oynuyor. Bu alanlarda kullanılan ekipmanların üretimine ilişkin teknik bilgi de önerilen ihracat kontrollerine dahil ediliyor.

Çin, güneş paneli sektöründe yaygınlaşan bazı hücre teknolojilerini tamamen yasaklamak yerine lisans şartına bağlamayı planlıyor. TOPCon, heteroeklem (HJT) ve arka kontak (BC veya XBC) üretim yöntemleri bu grupta yer alıyor. Taslak, söz konusu teknolojilerde kullanılan biriktirme, pasivasyon, difüzyon ve metalizasyon süreçlerine ilişkin teknik bilgileri kapsıyor.

HJT teknolojisi için belirlenen hükümler arasında, uzay uygulamalarında kullanılan AM0 (Air Mass Zero) ışınım koşullarında değerlendirilen bazı p-tipi üretim yöntemleri de bulunuyor. Çin yönetimi ayrıca yıllık üretim kapasitesi en az 30 bin metrik ton olan polisilikon tesislerinin mühendislik ve tasarım teknolojilerini kontrol etmeyi öneriyor. Gelişmiş kristal büyütme ve silikon plaka kesme yöntemleri de aynı çerçevede ele alınıyor.

Önerilen sistemde yasak kategorisine alınan teknolojiler yurt dışına aktarılamayacak. Kısıtlı kategorideki yöntemler ise gerekli lisanslar ve hükümet onayı olmadan başka ülkelere transfer edilemeyecek. Şirketlerin teknoloji satışı, üretim hattı kurulumu veya teknik destek gibi faaliyetlerinin hangi kategoriye girdiğini belirlemesi, taslağın kabul edilmesi halinde ticari operasyonların önemli bir parçası haline gelecek.

Yurt Dışındaki Güneş Enerjisi Yatırımları Nasıl Etkilenebilir?

Çin’in önerdiği ihracat yasakları ve lisans şartları henüz kesinleşmiş değil. Ancak 16 Ekim itibarıyla kapsama giren belirli teknolojiler ve nitelikleri karşılayan ekipmanlar için ayrı bir kayıt yükümlülüğü uygulanmaya başladı. Şirketlerin söz konusu teknoloji veya ekipmanları yurt dışına aktarmadan önce Ticaret Bakanlığının çevrim içi sistemi üzerinden kayıt yaptırması gerekiyor.

Taslağın yürürlüğe girmesi, güneş paneli ticaretini doğrudan durdurmaktan çok üretim kapasitesinin başka ülkelerde kurulmasını etkileyebilir. Çin teknolojilerine dayanan projelerde lisans süreçleri uzayabilir, ekipman transferi için ek onaylar gerekebilir ve yerinde teknik destek faaliyetleri sınırlanabilir. Üretim tesislerinin devreye alınması için gereken uzmanlık ve mühendislik hizmetlerine erişimde yaşanacak gecikmeler, yatırım takvimlerini de değiştirebilir.

Türkiye açısından olası etkiler, özellikle güneş hücresi ve paneli üretim kapasitesini büyütmek isteyen şirketlerin teknoloji tedarik planlarında ortaya çıkabilir. Çin’den alınan ekipmanla birlikte üretim bilgisi veya mühendislik desteği gerektiren yatırımların, düzenlemenin nihai kapsamına göre yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Ancak taslak henüz kesinleşmediğinden Türkiye’deki üreticiler üzerindeki etkinin boyutunu şimdiden belirlemek doğru olmaz.

Uzun vadede teknoloji transferindeki kısıtlamalar, güneş enerjisi sektöründe üretim bilgisine erişimi stratejik bir rekabet unsuruna dönüştürebilir. Çin dışındaki ülkeler yerli araştırma yatırımlarını artırabilir, alternatif teknoloji sağlayıcıları arayabilir veya üretim süreçlerini geliştirmek için yeni iş birlikleri kurabilir. Nihai sonuç, Çin’in hangi teknolojileri yasak kapsamına alacağına ve lisans başvurularını nasıl değerlendireceğine bağlı olacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu