Güney Kore’de Yapay Zekâ Elektrik Talebini Artırıyor: Nükleer Enerji Yeniden Gündemde
Güney Kore, çip üretimi ile yapay zekâ veri merkezlerindeki büyümenin elektrik ihtiyacını 25 ila 30 gigavat artırması üzerine enerji planlamasında nükleer kapasiteyi yeniden değerlendiriyor. İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Kim Sung-whan, artan talebe elektrikli araçlar ile elektrikli ısıtmanın getireceği ek tüketimin de katılacağını belirtirken ülkenin 2040’a uzatılacak enerji yol haritasında yeni reaktörlerin yer alıp almayacağı tartışılıyor. Samsung Electronics ile SK Hynix’in üretim yatırımlarını hızlandırması, Güney Kore’yi yapay zekâ altyapısının ihtiyaç duyduğu elektriği güvence altına almak için daha geniş bir enerji stratejisi oluşturmaya yöneltiyor.
Çip Fabrikaları Ve Veri Merkezleri Elektrik İhtiyacını Büyütüyor
Güney Kore’nin güneybatısındaki yeni yarı iletken yatırımları, ülkenin enerji planlamasında en büyük yeni tüketim kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Samsung Electronics ve SK Hynix, hükümetin bu yıl duyurduğu 800 trilyon wonluk mega proje kapsamında yeni üretim tesisleri kurmaya hazırlanırken başlangıçta 2045 civarında tamamlanması planlanan bazı yatırımların 2030’ların başına çekildiği belirtiliyor.
Samsung Electronics ve SK Hynix tarafından kurulacak çip tesisleri, yapay zekâ sunucularında kullanılan yüksek performanslı işlemciler ile belleklerin üretim kapasitesini artıracak. Çip fabrikalarının üretim süreçleri, sürekli çalışan ekipmanlar, temiz oda sistemleri, soğutma altyapısı ve hassas çevresel kontrol mekanizmaları nedeniyle geleneksel sanayi tesislerine kıyasla yüksek miktarda elektrik tüketiyor.
Nvidia gibi ABD merkezli teknoloji şirketlerinin Güney Kore’de veri merkezi yatırımlarına ilgi göstermesi, enerji talebindeki artışın yalnızca yerli şirketlerin üretim kapasitesiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Yapay zekâ veri merkezleri, özellikle yüksek performanslı GPU kümeleri çalışırken yoğun elektrik tükettiği için şebeke kapasitesi, enerji sürekliliği ve soğutma altyapısı yatırım kararlarında kritik unsurlar haline geliyor.
Yapay zekâ kaynaklı 25 ila 30 gigavatlık ek talep, Güney Kore’nin mevcut enerji sisteminde önemli bir kapasite artışı anlamına geliyor. Bakan Kim Sung-whan, elektrikli araçların yaygınlaşması ile konut ve ticari binalarda gaz yerine elektrikli ısıtmanın daha fazla kullanılması nedeniyle toplam tüketimin yapay zekâ yatırımlarının ötesinde büyüyeceğini belirtiyor.
Güney Kore’nin gelecek ay açıklaması beklenen uzun vadeli enerji planı, ülkenin elektrik üretim portföyünün 2040’a kadar nasıl şekilleneceğini belirleyecek. Hükümetin değerlendirdiği başlıklardan biri yeni nükleer reaktörlerin kurulması olurken Kim, uzmanların çalışmalarının sürdüğünü belirterek kaç yeni reaktör gerektiğine ilişkin sayı vermedi.
Nükleer enerji bugün Güney Kore’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılıyor ve ülkede 26 nükleer reaktör çalışıyor. Ek 25 ila 30 gigavatlık kapasitenin yalnızca nükleer santrallerden sağlanması halinde ortaya çıkacak büyüklük, Güney Kore tasarımı mevcut bir reaktörün standart kapasitesi üzerinden yaklaşık 20 yeni reaktöre denk geliyor.
Yenilenebilir enerji tarafında ise Güney Kore’nin mevcut elektrik üretimindeki pay yaklaşık yüzde 11 seviyesinde bulunuyor. Güneş ile rüzgâr yatırımlarının artırılması enerji dönüşümünün önemli bir parçasını oluştururken ülkenin enerji bakanlığı, yüksek ve sürekli elektrik talebi nedeniyle nükleer enerjiyi kısa vadede enerji karmasının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor.
Güney Kore’de kamuoyu nükleer enerji konusunda tamamen ortak bir görüş taşımıyor. Devlet destekli Korea Energy Information Culture Agency tarafından 2 bin kişiyle gerçekleştirilen ankette katılımcıların yüzde 79’u yeni nükleer santrallerin uzun vadeli enerji planına dahil edilmesini desteklerken Ulsan’daki bir sivil toplum grubu mayıs ayında ek reaktörlere karşı 10 binden fazla imza topladı.
Güneybatıdaki çip üretim kümesinin mevcut enerji altyapısı, yeni bir nükleer santralin doğrudan bu bölge için zorunlu olmayabileceğine işaret ediyor. Bölgede altı nükleer reaktörün yanı sıra güneş ve rüzgâr santralleri bulunurken asıl kapasite ihtiyacının elektrik üretim merkezlerinden enerji alan Seoul gibi yoğun tüketim bölgelerinde ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
Seoul çevresindeki yeni talep, yalnızca toplam üretim kapasitesinin artırılmasını değil elektrik iletim hatlarının da güçlendirilmesini gerektirebilir. Enerji üretiminin belirli bölgelerde yoğunlaşması, veri merkezleri ile sanayi tesislerinin şebekeye bağlanmasında iletim kapasitesini kritik bir planlama başlığına dönüştürüyor.
Güney Kore’nin mevcut elektrik üretiminde kömürün payı yüzde 29, doğal gazın payı yüzde 27 seviyesinde bulunuyor. Ülke, 60 kömür yakıtlı santrali 2040’a kadar aşamalı olarak devreden çıkarmayı hedeflerken 20 santralin tasarım ömrünün bu tarihin sonrasına uzanması nedeniyle bazı tesislerin acil durum yedek kapasitesi olarak korunması seçeneğini de değerlendiriyor.
Enerji planının 2040 hedefleri, Güney Kore’nin yapay zekâ ekonomisini desteklerken emisyon azaltma hedeflerini nasıl dengeleyeceğini de belirleyecek. Yeni veri merkezleri ile çip fabrikalarının elektrik talebi hızla büyürken ülkenin önündeki temel mesele yalnızca daha fazla enerji üretmek değil, kesintisiz elektriği doğru bölgelere aktarabilecek şebeke altyapısını kurmak olacak; bu nedenle nükleer, yenilenebilir enerji, doğal gaz ve mevcut iletim kapasitesine ilişkin kararlar aynı planlama çerçevesinde ele alınacak.









