Haberler

Ukrayna’da Ele Geçirilen Rus Dronlarında NVIDIA Jetson Orin Ortaya Çıktı

Ukrayna’nın Zaporijya kentinde Rusya’ya ait olduğu bildirilen bazı dronların hedef seçimini insan operatör olmadan yapabildiğine ilişkin iddialar, savaşta yapay zekâ destekli silah sistemlerinin kullanımına yönelik tartışmayı yeniden alevlendirdi. Ukraynalı askeri yetkililer ile adli inceleme ekiplerinin değerlendirmelerine göre bazı araçlarda NVIDIA tarafından geliştirilen Jetson Orin bilgisayarları bulundu ve sistemler kamera verilerinden yararlanarak hedef belirleme işlevleri gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi ise 25 Ağustos’ta otonom silahların insanları hedef almasına ilişkin daha sıkı uluslararası kurallar çağrısını yeniledi.

Zaporijya’daki Dronlarda Otonom Hedefleme İzi Aranıyor

Zaporijya’da inceleme yapan Ukraynalı adli uzmanlar, ele geçirilen bazı dronların üzerindeki mini bilgisayarları incelerken NVIDIA Jetson Orin ailesine ait donanımlarla karşılaştı. Ukraynalı askeri yetkililerin New York Times’a aktardığı bilgilere göre söz konusu araçlardan biri bir akaryakıt istasyonunun yakınındaki propan tanklarını tespit ederek saldırdı. Dronlarda anten bulunmaması ile radyo frekansı yayınına rastlanmaması, yetkililerin araçların doğrudan uzaktan kumanda edilmediği değerlendirmesine yol açtı.

NVIDIA Jetson Orin ailesi aslında robotlar, otonom makineler, bilgisayarlı görü sistemleri ile uçta yapay zekâ uygulamaları için geliştirilen ticari bir hesaplama platformu olarak tasarlanıyor. Platform, sensörlerden gelen verilerin cihaz üzerinde işlenmesine olanak sağlayan GPU tabanlı hızlandırıcılar içeriyor ve ürün ailesinin üst modelleri 275 TOPS’a kadar yapay zekâ işlem performansı sunuyor. NVIDIA, Jetson Orin’i doğrudan robotik, otonom makineler ve uzay bilişimi gibi sivil uygulamalar için konumlandırıyor.

Klasik FPV veya benzeri saldırı dronlarında insan operatör hedefi görüntü üzerinden belirlerken yapay zekâ destekli sistemler kameradan gelen görüntüyü gerçek zamanlı analiz ederek belirli nesneleri sınıflandırabiliyor. Otonom silah sistemlerinde daha ileri aşama, insanın yalnızca görevi başlatması sonrasında sistemin hedefi seçmesi ile saldırı kararını uygulaması şeklinde ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler de otonom silahlar konusunda asıl kaygının insanın güç kullanımı üzerindeki kontrolünün azalması olduğunu belirtiyor.

Savaş alanındaki sistemler aynı zamanda tamamen otonom ile yapay zekâ destekli arasında geniş bir teknik yelpazeye ayrılıyor. Bir drone, uzaktan insan tarafından seçilen hedefe yalnızca son yaklaşma aşamasında görüntü tanıma kullanabilirken daha ileri bir sistem hedefleri kendi sensörleriyle belirleyebiliyor. BM’nin ilgili çalışmalarında da hedef karar desteği, algoritmik hedef listeleri, sensör tabanlı hedefleme ile saldırı kararını daha fazla makineye bırakan sistemler aynı otonomi spektrumunun farklı seviyeleri olarak ele alınıyor.

NVIDIA donanımının bir dronda bulunması, tek başına aracın hedef seçimini tamamen yapay zekâya bıraktığını kanıtlamıyor. Jetson Orin ailesi bilgisayarlı görü, robotik, sensör birleştirme ve uçta yapay zekâ gibi çok sayıda sivil kullanım için geliştirildiği için aynı donanımın bir askeri sistemde bulunması, yazılımın nasıl yapılandırıldığını tek başına göstermiyor. NVIDIA’nın kendi teknik dokümanları da Jetson platformunun robotik ve otonom makinelerde yerel yapay zekâ çıkarımı için kullanıldığını belirtiyor.

New York Times’a konuşan uzmanların değerlendirmeleri, anten bulunmamasının da tek başına tam otonomi kanıtı oluşturmadığını ortaya koyuyor. Bir sistem radyo bağlantısı kullanmadan önceden yüklenmiş görev planıyla hareket edebileceği gibi farklı otomatik pilot mimarileri de benzer fiziksel özelliklere sahip olabilir. Dolayısıyla Zaporijya’daki olayda asıl belirleyici unsur, donanımın varlığından çok aracın görev sırasında hedefi hangi yazılım mantığıyla seçtiğinin ve saldırı kararında insan müdahalesinin bulunup bulunmadığının teknik olarak doğrulanması olacak.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric Egger, 25 Ağustos’taki ortak açıklamalarında makinelerin insanları bağımsız biçimde hedeflemesine karşı acil uluslararası düzenleme çağrısı yaptı. İki kurum, özellikle davranışı öngörülemeyen otonom silahların ile insanları hedef alan sistemlerin yasaklanmasını savunurken diğer otonom silahlar için de kullanım sınırları getirilmesini istedi.

BM’nin açıklamasında Ukrayna’daki belirli olaylara ilişkin iddiaların henüz doğrulanmadığı da açıkça belirtiliyor. BM Silahsızlanma İşleri Ofisi yetkilisi Mélanie Régimbal, 25 Ağustos’taki Cenevre brifinginde Ukrayna’da üç sivilin yapay zekâ güdümlü otonom bir silahla öldürüldüğünün iddia edildiği vakaya ilişkin soruya yanıt verirken yapay zekânın otonom silah sistemlerinde kullanılabilecek bir yöntem olduğunu ve iki kavramın birbirine eşit olmadığını söyledi.

Uluslararası insancıl hukuk açısından temel sorun, bir makinenin savaş koşullarında sivil ile savaşan kişi arasındaki ayrımı ne ölçüde güvenilir biçimde yapabileceği noktasında ortaya çıkıyor. ICRC, yaşam ile ölüm sonucuna yol açan kararların insan yargısı ile kontrolünde kalması gerektiğini savunurken BM de öngörülemeyen otonom sistemler ile insanları hedefleyen silahlar için açık yasaklar ve diğer sistemler için sınırlamalar talep ediyor.

Cenevre’de Kasım 2026’da yapılması planlanan Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi’nin yedinci gözden geçirme konferansı, otonom silah sistemleri konusunda uluslararası müzakerelerin başlatılması açısından kritik bir aşama olarak görülüyor. BM ile ICRC, devletlerin hukuken bağlayıcı bir düzenleme üzerinde ilerlemesini isterken mevcut teknolojik gelişmeler ile uluslararası kurallar arasındaki boşluğun büyüdüğünü belirtiyor.

Ukrayna’daki iddiaların doğrulanması halinde ortaya çıkacak asıl değişim, yapay zekânın bir saldırı aracının uçuşunu kolaylaştırmasından ziyade hedef seçiminin bir bölümünü üstlenmesi olacak. İnsan operatörün seçtiği hedefe ulaşan bir drone ile çevresindeki nesneleri analiz ederek kendi hedefini belirleyen bir drone arasında hukuki, teknik ve etik açıdan önemli bir fark bulunuyor. Bu nedenle savaş alanındaki yapay zekâ sistemlerinin yalnızca isabet oranı veya uçuş performansı üzerinden değerlendirilmesi yeterli olmayacak.

NVIDIA gibi şirketlerin geliştirdiği uçta yapay zekâ donanımları, yüksek işlem gücünü küçük fiziksel sistemlere taşıdıkça otonom makinelerin daha az iletişim altyapısıyla karar verebilmesi kolaylaşıyor. Jetson Orin platformunun robotik ve otonom makinelerde gerçek zamanlı çıkarım için tasarlanması, sivil yapay zekâ teknolojilerinin farklı amaçlarla kullanılabilen çift kullanımlı niteliğini de ortaya koyuyor.

Devletlerin önündeki temel sorun, teknolojinin tamamen yasaklanması ile askeri kullanımın sınırsız bırakılması arasında uygulanabilir sınırlar belirlemek olacak. Kasım ayındaki görüşmeler, özellikle insan kontrolünün hangi aşamada zorunlu tutulacağı, hangi hedef türlerinin otonom sistemlere bırakılamayacağı ile sistemlerin coğrafi ve zamansal sınırlarının nasıl belirleneceği açısından yeni bir dönemin çerçevesini oluşturabilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu