CFM International Yeni Nesil Uçak Motorunu Gerçek Koşullarda Test Edecek
Havacılık sektöründe yakıt tüketimini azaltmayı hedefleyen yeni nesil motor teknolojileri geliştirme çalışmaları hız kazanıyor. CFM International, uzun süredir üzerinde çalıştığı RISE programında yeni bir aşamaya geçerek tam ölçekli bileşenlerin gerçek çalışma koşullarında test edileceğini duyurdu. CFM RISE açık fanlı uçak motoru, doğrulama sürecini başarıyla tamamlaması hâlinde 2030’lu yıllarda hizmete girecek yeni nesil yolcu uçaklarında kullanılabilecek teknolojiler arasında yer alacak.
Yeni Test Süreci Ticari Kullanım Öncesindeki Kritik Aşamayı Oluşturuyor
GE Aerospace ile Safran Aircraft Engines ortaklığında faaliyet gösteren CFM International, konsept geliştirme ve ölçekli testlerin ardından artık tam boyutlu parçalar üzerinde mühendislik doğrulama çalışmalarına başlayacak. Şirket, bu gelişmenin motorun kısa sürede ticari kullanıma sunulacağı anlamına gelmediğini özellikle vurgularken, hedefin gelecekte üretilecek uçaklarda kullanılabilecek teknolojileri doğrulamak olduğunu belirtiyor.

2021 yılında tanıtılan program kapsamında geliştirilen Open Fan tasarımı, klasik turbofan motorlardan farklı bir mimariye sahip bulunuyor. Dış muhafaza içerisine yerleştirilmeyen büyük fan kanatları sayesinde sistem daha fazla havayı daha düşük hızla hareket ettirebiliyor. Bu yaklaşımın aerodinamik verimliliği artırması sayesinde günümüzde kullanılan motorlara kıyasla yüzde 20’nin üzerinde yakıt tasarrufu sağlanması hedefleniyor.
Program kapsamında geliştirilen teknolojilerin güvenilirliğini değerlendirmek amacıyla motor parçaları zorlu senaryolardan geçirilecek. Bu aşamada kuş çarpması, buzlanma, toz, yabancı cisim emilimi ve benzeri operasyonel durumlar simüle edilerek motorun gerçek uçuş şartlarındaki dayanıklılığı ölçülecek.
Test programı başlamadan önce önemli teknik kilometre taşlarından biri de başarıyla tamamlandı. Açık fan sisteminin önemli bileşenlerinden biri olan yüksek hızlı alçak basınç türbini, 1.000 saati aşan test sürecini geride bıraktı. Yapılan değerlendirmelerde türbinin aerodinamik yapısı ile aerotermal performansının tasarım hedeflerini karşıladığı doğrulandı.
Programda görev alan 2.000’den fazla mühendis, geliştirme çalışmalarını farklı merkezlerde sürdürüyor. Safran Aircraft Engines Mühendislik ve Ar-Ge Başkan Yardımcısı Pierre Cottenceau, Fransa’nın Villaroche kentinde kurulan yeni test tesisinde tam ölçekli ön modülün denemelerine başlanacağını açıkladı. Böylece proje, teorik geliştirme sürecinden gerçek mühendislik doğrulama aşamasına geçmiş oldu.
Uzmanlar, havacılık sektörünün karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda geliştirilen bu tür teknolojilerin önümüzdeki yıllarda yeni nesil dar gövdeli yolcu uçaklarının tasarımını önemli ölçüde değiştirebileceğini değerlendiriyor. CFM International’ın yürüttüğü programın başarılı olması durumunda, daha düşük yakıt tüketimi ve işletme maliyetleri sunan motorların ticari havacılıkta yaygınlaşması bekleniyor.










