AB’nin “Made In EU” Stratejisi Türkiye Ekonomisi İçin Kritik Bir Süreci Başlatıyor
Avrupa Birliği, Çin kaynaklı üretim baskısını azaltmak amacıyla yeni bir sanayi politikası üzerinde çalışıyor. “Made In EU” etiketi etrafında şekillenen bu plan, Avrupa içi üretimi güçlendirmeyi hedefliyor. Brüksel’de yürütülen hazırlıklar, Türkiye açısından önemli ekonomik sonuçlar doğurabilecek bir döneme girildiğini gösteriyor.
Made In EU Planı Avrupa Sanayisini Yeniden Şekillendiriyor
Avrupa pazarına entegre üretim yapan Türkiye, alınacak kararın merkezinde yer alıyor. 2026 yılında netleşmesi beklenen düzenleme, Türk sanayisi için yeni fırsatlar doğurabileceği gibi ciddi riskleri de beraberinde getirebilir.

Avrupa Birliği, “Made In EU” etiketiyle ürünlerin en az yüzde 70’inin birlik sınırları içinde üretilmesini esas alan bir sistem hazırlıyor. Avrupa kurumları, bu etikete sahip ürünlere vergi avantajları tanımayı ve kamu alımlarında öncelik vermeyi planlıyor.
Birlik yönetimi, bu adımla birlikte tedarik zincirlerini Avrupa içine çekmeyi amaçlıyor. Avrupa ülkeleri, otomotivden bataryaya kadar birçok alanda Çin’e olan bağımlılığı azaltmak istiyor. Bu yaklaşım, son yıllarda hızla artan Çin menşeli elektrikli araçların Avrupa pazarındaki etkisine karşı bir önlem olarak değerlendiriliyor.
Türkiye, Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen Birliğin en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor. Türkiye ile AB arasında yürürlükte olan Gümrük Birliği anlaşması, sanayi ürünlerinde gümrük engellerini ortadan kaldırıyor.
Ancak “Made In EU” planı, bu dengeleri değiştirebilir. Avrupa kurumları, Türkiye’nin bu sisteme dahil edilip edilmeyeceği konusunda henüz net bir karar almadı. Türkiye’nin kapsam dışında kalması halinde otomotiv, savunma sanayii ve yan sanayi ihracatında önemli kayıplar yaşanabilir.
Avrupa içinde plan konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor. Fransa, uzun süredir “Made In EU” yaklaşımını savunuyor. Almanya ise Çinli markaların Avrupa pazarındaki hızlı yükselişi sonrası bu çizgiye yaklaştı. Çekya gibi bazı ülkeler, planın girişimcilik üzerinde baskı yaratabileceğini savunuyor. AB yetkilileri, düzenlemeye ilişkin müzakereleri 28 Ocak 2026 tarihine erteledi. Bu süreçte Türkiye’nin konumuna dair diplomatik temasların hız kazanması bekleniyor.
Türkiye’nin sistem dışında kalması halinde Avrupa’daki teşviklerden yararlanamayan ürünler rekabet gücünü kaybedebilir. Türkiye’de üretilen otomobil, otobüs ve ticari araçlar, kamu ihalelerinde dezavantajlı duruma düşebilir.
Togg, Karsan, Anadolu Isuzu ve Otokar gibi markalar, Avrupa pazarında bugüne kadar güçlü bir konum elde etti. Yeni dönemde üretimin yüzde 70’inin Avrupa içinde yapılması şartı, bu markaların tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmasını zorunlu hâle getirebilir.
BYD ve Chery gibi Çin merkezli üreticiler, Avrupa’daki ek vergilerden kaçınmak için Türkiye’yi üretim üssü olarak değerlendiriyor. Avrupa Birliği ise bu yolu kapatmak istiyor.nBu nedenle Brüksel, Çinli markaların Türkiye üzerinden dolaylı biçimde Avrupa pazarına girmesini engelleyecek önlemleri masada tutuyor. BYD’nin Türkiye yatırımında somut adım atmaması, bu belirsizliğin en açık göstergelerinden biri olarak görülüyor. Şirket, Macaristan’daki tesisinde 2026 için üretim hazırlıklarını sürdürüyor.
Türkiye’nin “Made In EU” kapsamına alınması ya da geçiş süreci tanınması halinde sanayi cephesinde farklı bir tablo ortaya çıkabilir. Bu senaryoda yerli üreticiler Avrupa pazarında daha güçlü bir konuma ulaşabilir.bOtomotiv yan sanayi, batarya tedarikçileri ve savunma sanayii firmaları, Avrupa’ya daha yüksek katma değerli ihracat yapabilir. Türkiye, coğrafi konumu ve üretim kapasitesiyle Avrupa’nın en önemli sanayi merkezlerinden biri hâline gelebilir.
Avrupa Birliği’nin “Made In EU” kararı, Türkiye için bir yol ayrımı anlamı taşıyor. Birlik yönetimi, Türkiye’yi stratejik ortak olarak kabul ederse sanayi ve ihracat cephesinde yeni bir dönem başlayabilir. Aksi durumda Türkiye, Avrupa pazarında ciddi bir rekabet kaybı riskiyle karşı karşıya kalabilir. Önümüzdeki aylar, bu sürecin seyrini belirleyecek diplomatik temaslara sahne olacak.









