Haberler

Meta, Yeni Nesil Veri Merkezi Zemini için Yapay Zekâyı Kullanarak Düşük Karbonlu Beton Geliştirdi

Meta, ABD’nin Minnesota eyaletinde inşa edilen veri merkezinde düşük karbonlu özel bir beton karışımı kullandı. Bu beton karışımı, şirketin geliştirdiği bir optimizasyon modeli sayesinde üretildi. Çimento üretiminin küresel karbon salımının yaklaşık yüzde 10’undan sorumlu olduğu düşünüldüğünde, bu gelişme veri merkezlerinin çevresel etkisini azaltmak için önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

İlk Uygulama Veri Merkezi Zemini Oldu

Meta, beton tasarımı sürecinde, geleneksel yöntemlerin aksine uzun ve maliyetli deneylere ihtiyaç duymadan sonuçlara ulaşmak istedi. Bu nedenle “Bayesyen optimizasyon” yöntemiyle formül geliştiren bir model oluşturdu. Şirket, yeni beton karışımlarının farklı basınç dayanımı değerlerini öngörebilen bu model sayesinde en uygun reçeteyi belirledi.

Meta, Minnesota’daki Rosemount veri merkezinin inşaatında düşük karbonlu beton kullanarak çevresel ayak izini azaltma konusunda önemli bir adım attı.

Beton karışımı oluşturulurken çimento türü, su-oran dengesi, katkı maddeleri ve çakıl gibi birçok değişkenin etkisi dikkate alındı. Yapılan açıklamaya göre, beton karışımında kullanılan bazı düşük karbonlu bağlayıcı malzemeler, tedarik yerlerine ve mevsimsel değişimlere göre farklı performans gösterebiliyor. Meta, bu değişkenleri hesaplayan bir model oluşturarak uzun süreli testlere duyulan ihtiyacı azalttı.

Meta, geliştirdiği özel beton karışımını Minnesota eyaletindeki Rosemount kentinde kurduğu yeni veri merkezinin zeminine döktü. Projede, Illinois Urbana-Champaign Üniversitesi ile inşaat firması Amrize de yer aldı. Yerel kaynaklara göre, tesis ilk etapta 10 megavat enerji tüketecek ve kapasitesi zamanla 75 megavata kadar çıkacak.

Şirket, betonun yapısal dayanıklılığına dair bazı verileri kamuoyuyla paylaştı. Ancak yeni karışımın ne kadar karbon tasarrufu sağladığına ilişkin herhangi bir sayı açıklanmadı. Bu veri eksikliği, betonun sürdürülebilirlik performansını tam anlamıyla değerlendirmeyi zorlaştırıyor.

Meta, beton karışımı geliştirme sürecinde kullandığı yazılımları MIT lisansı kapsamında açık kaynak olarak paylaştı. Bu paylaşım, düşük karbonlu beton geliştirmek isteyen diğer şirketlere teknik bir temel sunuyor. Daha çevreci altyapı çözümleri arayan teknoloji firmaları için bu tür şeffaf adımlar oldukça değerli görülüyor.

Çoğu kişi yapay zekâ teknolojilerinin sağlık, ilaç geliştirme ya da enerji verimliliği gibi alanlarda devrim yaratmasını beklerken Meta, bu teknolojiyi inşaat gibi geleneksel bir alanda kullanarak farklı bir örnek sundu. Teknoloji devlerinin sürdürülebilirlik arayışında attığı bu adım, gelecek projelere de yol gösterebilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu