İK Uzmanları Yapay Zekâ Eğitiminde Geri Planda Kalıyor
İnsan kaynakları birimleri çalışanların yapay zekâ araçlarını iş süreçlerine entegre etmelerini sağlamakla görevlendiriliyor. Ancak aynı profesyonellerin büyük bir kısmı bu teknolojilere dair yeterli eğitimi alamadığını ifade ediyor.
Eğitim Almayan Ekipler Yeni Teknolojiye Uyum Sağlayamıyor
Yapılan bir araştırmaya göre insan kaynakları çalışanlarının yalnızca yüzde 30’u kapsamlı ve görevlerine özel bir yapay zekâ eğitimi aldığını belirtti. Katılımcıların yüzde 26’sı hiç eğitim almadığını, yüzde 12’si ise aldığı eğitimin fazla genel ve işe yaramaz olduğunu söyledi. Ayrıca yüzde 18’lik bir kesim aldığı eğitimin genel bilgi açısından faydalı olduğunu ancak uygulamada işe yaramadığını dile getirdi.

General Assembly tarafından yayımlanan araştırmaya göre, yapay zekâ eğitimi alan ekipler bu alandaki becerileri konusunda kendilerine yüzde 35 oranında daha fazla güven duyuyor. Şirketin CEO’su Daniele Grassi, insan kaynakları ekiplerinin teknolojiye hâkim olması gerektiğini vurgulayarak bu alanda gerçekleşen eksikliğin tüm çalışanlara yansıyabileceğini belirtti. Grassi’ye göre, İK departmanlarının gelişen teknolojileri anlaması ve bu doğrultuda hareket etmesi, kurumsal başarı için büyük önem taşıyor.
Araştırma sonuçlarına göre insan kaynakları çalışanlarının yüzde 70’i sadece kendi alanlarına özel vaka çalışmaları içeren atölye eğitimleri talep ediyor. Yüzde 63’lük bir kesim ise yapay zekâ araçlarında yaşanan gelişmeleri düzenli olarak takip edebileceği güncel içeriklerin sunulmasını istiyor. Buna karşılık katılımcıların sadece yüzde 6’sı şirket yönetiminin zorunlu kıldığı için bu teknolojileri kullanmaya istekli olduklarını söylüyor. Yüzde 41’lik bir kesim ise yapay zekâ entegrasyonunun iş yükünü artırdığını ve daha stratejik önceliklerden uzaklaştırdığını ifade ediyor.
Şirket yönetimleri çalışanların yapay zekâ kullanmasını isterken, insan kaynakları ekipleri hâlen yolun başında kalıyor. Gerekli desteği alamayan bu çalışanlar için yapay zekâ, kolaylaştırıcı bir araç yerine fazladan sorumluluk anlamına geliyor. Eğitim eksikliği, teknolojiyi doğru ve verimli kullanmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor.
Grassi, insan kaynakları birimlerinin hem çalışan gelişimi hem de teknoloji adaptasyonu açısından kritik bir noktada durduğunu vurguluyor. Bu nedenle insan kaynakları profesyonellerinin sadece yönlendiren değil aynı zamanda uygulayan ve örnek olan bir yapıda olması gerekiyor. Aksi durumda çalışanlar nezdinde güven kaybı ve teknolojik gerilik kaçınılmaz olabilir.









