Haberler

Volkswagen, Uber için Otonom Robotaksisini Tanıttı

Volkswagen, otonom yolculuk pazarındaki iddiasını sürdürerek yeni nesil robotaksisini tanıttı. Şirket, Uber ile yaptığı iş birliği kapsamında ilk 500 aracı 2025 yılında Los Angeles filosuna teslim edecek. Bu adım, mobilite sektörünün geleceğinde otomobil üreticilerinin de söz sahibi olabileceğini gösteriyor.

Uber’in Los Angeles Filosuna 480 Araç Teslim Edilecek

Volkswagen Grubu, otonom yolculuk alanındaki yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. ABD’li teknoloji devleri Waymo, Tesla ve Zoox gibi şirketlerin rekabeti kızıştırdığı bu alanda Volkswagen, geleneksel otomotiv tecrübesi ve Intel’in yan kuruluşu Mobileye ile olan iş birliği sayesinde fark yaratmak istiyor. Şirket, 2035 yılına kadar 450 milyar avroya ulaşması beklenen bu pazarda önemli bir oyuncu olmayı planlıyor.

Volkswagen’in tanıttığı ID. Buzz AD modeli, Uber’in Los Angeles’taki filosuna özel geliştirildi. İlk aşamada 480 araç teslim edilecek. Şirket, zamanla bu sayının 10.000’e ulaşabileceğini öngörüyor.

Yeni nesil ID. Buzz AD, dört kişilik bir ailenin bavullarıyla birlikte rahatça seyahat edebileceği geniş bir iç hacim sunuyor. Ön bölümde küçük eşyalar için bir saklama alanı yer alırken, arka kısımda iki büyük valiz için yeterli yer bulunuyor. Bu da kullanıcıların, özellikle havalimanı transferleri gibi günlük ihtiyaçlarını kolayca karşılayabileceği anlamına geliyor.

Araç, akıllı telefonla temassız giriş sistemine ve yan panele yazılan bir şifreyle manuel giriş özelliğine sahip. Otomatik kayar kapısı sayesinde yolcular iniş sırasında kapıyı kapatma derdi yaşamıyor. Bu detaylar, özellikle dar park alanlarında ciddi kolaylık sağlıyor.

ID. Buzz AD modelinde, tavan yüksekliği sayesinde lidar tarayıcılar dışarıdan rahatsız edici biçimde çıkıntı yapmadan konumlandırılabiliyor. Sekiz lidar sensörü, beş radar ve 13 kamerayla donatılan araç, hem yakın hem de 300 metre uzaklıktaki nesneleri algılayabiliyor.

Bu sensörlerin tamamı Volkswagen Grubu’nun Audi ve Porsche gibi diğer markalarında da kullanılacak şekilde ölçeklenmiş. Böylece parça maliyeti düşerken, teknolojinin farklı modellerde yaygınlaşması kolaylaşıyor.

Volkswagen’in teknolojik altyapısı, Intel’in Mobileye şirketi tarafından sağlanan EyeQ6 çipleriyle çalışıyor. Bu çipler, sektörde yaygın olarak kullanıldığı için daha uygun maliyetli. Aynı zamanda binlerce araca entegre edildikleri için sürü zekâsı adı verilen veriye dayalı harita güncellemeleri sayesinde sistem sürekli gelişiyor. EyeQ6 platformu, aracın her hava koşulunda ve saatte 120 km/s hıza kadar otonom sürüş gerçekleştirmesine olanak tanıyor.

Volkswagen’in bu girişimi yalnızca araç üretimiyle sınırlı değil. ID. Buzz AD, arka planda çalışan filo yönetim yazılımı ve kullanıcı uygulamasıyla birlikte geliyor. VW, ihtiyaç duyan müşterilere beyaz etiketli dijital rezervasyon platformu da sunuyor. Bu platform hem araçla iletişim kurma aracı hem de müşteri deneyimini yöneten bir ara yüz işlevi görüyor. Filo yönetimi için gerekli olan komuta merkezi personeli de Volkswagen tarafından eğitiliyor. Uber gibi şirketler, yalnızca marka yüzünü araca ve uygulamaya entegre ederek hizmet vermeye hazır hale geliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu