Haberler

CEO’lar Yapay Zekâya Direnen Çalışanlara Rağmen Uygulama Alanlarını Genişletiyor

Kyndryl tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, üst düzey yöneticilerle çalışanlar arasındaki yapay zekâ algısında dikkat çeken bir uçurumu ortaya koydu. Araştırmaya göre, CEO’ların yüzde 45’i çalışanlarının yapay zekâ uygulamalarına karşı olumsuz bir tutum içinde olduğunu düşünüyor. Ancak bu görüş, CTO ve CIO’lar arasında sadece yüzde 8 oranında karşılık buluyor.

Yönetim Katmanları Arasında Derin Görüş Ayrılıkları Bulunuyor

Şirket yöneticileri, yapay zekâ çağında iş gücünü hazırlamanın zor ama kaçınılmaz bir süreç olduğunu belirtiyor. Kyndryl İnsan Kaynakları Direktörü Maryjo Charbonnier, bu sürecin doğru şekilde yönetilmesinin iş dünyası için kritik önem taşıdığını vurguladı.

Veriler, CEO’ların çalışanlarını bu dönüşüme hazırlama konusunda farklı stratejiler izlediğini gösteriyor. Teknoloji liderlerinin büyük kısmı mevcut personelin yetkinliklerini artırmayı hedeflerken, CEO’ların yüzde 40’ı dışarıdan uzman işe almayı tercih ediyor.

İş gücündeki bu çekincelerin temelinde iş kaybı korkusu yer alıyor. CEO’ların dörtte biri, çalışanların işini kaybetme endişesi nedeniyle yapay zekâya direndiğini düşünüyor. Aynı oranda yönetici, değişime karşı dirençli tutumun benimsenmesini de önemli bir engel olarak görüyor.

Yapay Zekâ Yatırımları Artıyor Ancak Hazırlık Eksik

Yapılan araştırma, şirketlerin büyük bölümünün yapay zekâya yatırım yaptığını ortaya koyuyor. Ancak yatırımlar çoğu zaman çalışan hazırlığıyla desteklenmiyor. Şirketlerin yüzde 95’i bu alanda harcama yaptığını bildirirken, yöneticilerin yüzde 71’i iş gücünün teknolojiyi etkin biçimde kullanmaya hazır olmadığını söylüyor.

Yüzde 51’lik kesim bu durumu doğrudan yetkinlik eksikliğine bağlıyor. Kyndryl’in Uygulama, Veri ve Yapay Zekâ Küresel Uygulama Lideri Michael Bradshaw, iş gücüne öncelik vermeyen şirketlerin yapay zekâdan gerçek verim elde etmesinin zor olduğunu belirtti.

Bradshaw, sadece teknolojiye yatırım yapan şirketlerin uzun vadede rekabet avantajı elde edemeyeceğini, çalışanlarını sürece dâhil eden şirketlerin öne çıkacağını ifade etti. Sektörel bazda bakıldığında, finansal hizmetler sektörünün iş gücünü bu dönüşüme en hazır kılan alan olduğu, sağlık sektörünün ise geride kaldığı görülüyor.

Yapay Zekâ Entegre Ediliyor Ama Etkisi Sınırlı Kalıyor

Araştırmaya katılan şirketlerin çoğu, yapay zekâyı bazı alanlarda hayata geçirmiş durumda. Ancak bu uygulamalar sınırlı alanlarla kısıtlı kalıyor. Katılımcıların sadece yüzde 35’i yapay zekâyı tüm organizasyon genelinde entegre ettiğini bildiriyor.

Yapılan araştırmalara göre, şirketlerin yüzde 39’u üretken yapay zekâ uygulamalarını yalnızca belirli birimlerde kullandığını belirtirken, yüzde 21’lik bir kesim ise henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade ediyor. En yaygın kullanılan teknolojiler arasında öne çıkan üretken yapay zekâ araçlarını katılımcıların üçte ikisi aktif olarak kullanıyor. Ancak bu araçların şirketlerde büyümeyi destekleyecek şekilde konumlandırılması konusunda hâlâ ciddi eksiklikler bulunuyor.

Şirketlerin yalnızca yüzde 40’ı bu araçları doğrudan büyüme odaklı kullanırken, yeni ürün ve hizmet geliştirmeye odaklananların oranı yüzde 20 ile sınırlı kalıyor. Bu durum, üretken yapay zekânın tam potansiyelinin henüz şirketler tarafından yeterince değerlendirilemediğini gösteriyor.

Araştırmada, yapay zekâdan en fazla verim alan şirketler “Öncü Kurumlar” olarak tanımlanıyor. Bu şirketler, çalışan direncini en aza indirgeyen ve teknoloji stratejisini net biçimde iş hedeflerine entegre eden örnekler arasında yer alıyor. Bu kurumların neredeyse tamamı değişim yönetimi stratejisine sahip. Ayrıca çalışanlarıyla teknoloji yönetimi arasında uyum sağlayan şirketlerde iç direncin daha az olduğu belirtiliyor.

Kyndryl Bilgi Teknolojileri Direktörü Kim Basile, yapay zekâdan tam fayda sağlamak isteyen liderler için atılması gereken ilk adımın, teknolojik stratejilerin işletme hedefleriyle uyumlu hâle getirilmesi olduğunu vurguladı. Bu açıklama, şirketlerin yapay zekâ yatırımlarından en yüksek getiriyi elde etmeleri için stratejik bir entegrasyonun önemini ortaya koyuyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu