CentOS Kurucusu 11 Günde Linux Uyumlu Çekirdek Yazdı: Kodun Neredeyse Tamamını Yapay Zeka Üretti
CentOS’un kurucu ortaklarından Gregory Kurtzer, Linux çekirdeğinden bağımsız olarak geliştirilen Ginux adlı işletim sistemi çekirdeğini 11 günde hazırladığını açıkladı. Büyük ölçüde yapay zekâ aracısının yazdığı Rust kodlarıyla oluşturulan proje, Linux uygulamalarıyla uyumluluğunu sağlayan arayüzü sayesinde Rocky Linux 10’u başlatabiliyor. Ginux henüz araştırma prototipi aşamasında bulunurken donanım desteği, güvenlik denetimleri ve Linux sistem çağrılarıyla uyumluluk açısından önemli eksikler barındırıyor.
Ginux Linux Kodunu Kullanmadan Linux Uygulamalarını Çalıştırıyor
Rocky Linux projesini de başlatan Gregory Kurtzer, Ginux’u geçen hafta X üzerinden duyurdu ve kaynak kodlarını GitHub’da Apache 2.0 lisansıyla yayınladı. Projenin adı Linux, GPT ile Kurtzer’in ismini bir araya getiriyor. Geliştiricinin paylaştığı açıklamada, isimdeki “G” harfinin egoyu sınırlamak amacıyla GPT’yi temsil ettiği esprili bir ifadeyle belirtiliyor.
Ginux, Linux’un mevcut kaynak kodunu temel alan bir çatallama projesi değil. Bellek yönetimi, işlem zamanlama, dosya sistemleri ve ağ iletişimi gibi çekirdeğin temel bileşenleri sıfırdan yazıldı. Proje ağırlıklı olarak Rust programlama dilini kullanıyor.
Ginux’un Linux ile ortak noktası, uygulamalarla işletim sistemi çekirdeği arasındaki iletişimi tanımlayan ikili uygulama arayüzü (ABI). Bu uyumluluk katmanı, Linux için derlenmiş programların kaynak kodlarında değişiklik yapılmadan Ginux üzerinde çalışmasını hedefliyor. Projenin belgeleri, Linux’un çekirdeğin sunduğu bir “kişilik” olarak ele alınabileceğini belirtiyor. Geliştirici ileride BSD gibi farklı sistem arayüzlerinin de eklenebileceğini ifade etse de şu an yalnızca Linux uyumluluğu üzerinde çalışılıyor.
Ginux’un mevcut durumu, Linux uyumluluğunun henüz tamamlanmadığını gösteriyor. Linux 6.12 sürümünün x86-64 arayüzünde bulunan 375 sistem çağrısından yalnızca 82’si Ginux tarafından tam olarak destekleniyor. Diğer 245 sistem çağrısı kısmen çalışırken kalan 48 çağrı ise bilinçli olarak engellenmiş durumda.
Sistem çağrıları, uygulamaların dosya açma, bellek ayırma ve süreç oluşturma gibi işlemler için çekirdekten hizmet istemesini sağlıyor. Bu arayüzdeki eksikler, bazı programların Ginux üzerinde hiç çalışmamasına veya belirli işlevlerde hata vermesine neden olabilir. Dolayısıyla Rocky Linux 10’un başlatılabilmesi, tüm Linux yazılımlarının sorunsuz çalıştığı anlamına gelmiyor.
Ginux, uygulamaları birbirinden yalıtılmış “alanlar” içinde çalıştırıyor. Her alanın kendine ait süreçleri, belleği ve dosya sistemi bulunuyor. Proje, bu yapının geleneksel kapsayıcılardan daha güçlü bir yalıtım sınırı oluşturmasını hedefliyor. Bununla birlikte Ginux, alanların dosya sistemlerini hazırlamak için standart OCI kapsayıcı imajlarından yararlanıyor.
Bu yaklaşım sayesinde çekirdek, Rocky Linux 10’u systemd hizmet yöneticisinin çok kullanıcılı çalışma hedefine kadar başlatabiliyor. Gerçek bir Linux dağıtımının açılış sürecini çalıştırabilmek, projenin sentetik testlerin ötesinde karmaşık yazılımlarla da denendiğini gösteriyor.
Kurtzer, teknik raporunda geliştirme yöntemini “İnsan Yönlendirmeli Ajan Tabanlı Mühendislik” olarak tanımlıyor. Bu yöntemde mimariyi, geliştirme aşamalarını ve başarı ölçütlerini insan belirliyor; kod yazma, çekirdeği başlatma, testleri yürütme ve ortaya çıkan hataları düzeltme görevlerini ise yapay zekâ aracısı üstleniyor.
Projenin geliştirme süreci, GPT-5.6 Sol kullanan OpenAI Codex üzerinde yürütülen uzun süreli tek bir görevle gerçekleştirildi. On bir gün boyunca yaklaşık 139 bin satır kod ve test üretildi, binden fazla kod değişikliği kaydı oluşturuldu. Rocky Linux gibi gerçek bir dağıtımın test edilmesi de yapay zekânın hazırladığı sentetik testlerin yakalayamadığı hataların bulunmasına yardımcı oldu.
Geliştirme süresi, karmaşık sistem yazılımlarının yapay zekâ desteğiyle ne kadar hızlı oluşturulabileceğine ilişkin yeni bir örnek sunuyor. Ancak kod miktarı ve geliştirme hızı, yazılımın güvenliğini veya uzun vadeli kararlılığını tek başına kanıtlamıyor. Ginux’un mevcut kod tabanı bağımsız bir güvenlik denetiminden geçmiş değil.
Ginux şu anda yalnızca QEMU sanal makinesi içinde çalışabiliyor. Fiziksel bilgisayarlar, grafik işlemcileri (GPU) ve NVMe depolama sürücüleri için destek bulunmuyor. Donanım sürücülerinin eksikliği, projenin gerçek sunucularda veya günlük kullanım bilgisayarlarında işletim sistemi olarak kullanılmasını engelliyor.
Kurtzer, yapay zekânın karmaşık sistem yazılımları geliştirebildiğini belirtirken uyumluluk, güvenlik ve uzun vadeli bakım konularının asıl zorluğu oluşturmaya devam ettiğini vurguluyor. Bu alanlar, özellikle çekirdek gibi sistemin en temel katmanında çalışan yazılımlar için kritik önem taşıyor.
Linux çekirdeğinin mevcut geliştiricileri de yapay zekâ destekli kod üretimini denemeye başladı. Linus Torvalds, geçen ay Claude Code aracılığıyla deneysel sayfa önbelleği yamaları hazırladı. İnceleme sırasında yamalarda bir yarış durumu tespit edildiği için çalışma değerlendirme sürecinde kaldı. Aynı dönemde Linux çekirdeği bakım sorumluları, katkı sağlayan geliştiricilerin yapay zekâ yardımıyla yazılan kodları ayrıca açıklama zorunluluğunu kaldırma konusunda uzlaştı.
Ginux, yapay zekânın işletim sistemi çekirdeği gibi karmaşık bir yazılımı kısa sürede oluşturma kapasitesini ortaya koyan bir araştırma projesi olarak öne çıkıyor. Ancak projenin günlük kullanıma hazır bir Linux alternatifi hâline gelmesi için donanım desteğinin genişletilmesi, eksik sistem çağrılarının tamamlanması ve güvenlik ile kararlılık testlerinin bağımsız biçimde yürütülmesi gerekiyor.








