Haberler

Oracle, Yapay Zeka İşlemleri İçin Kullanım Bazlı Ücretlendirme Modeline Geçiyor

Oracle, kurumsal yazılımlarına entegre ettiği yapay zeka özelliklerinden daha fazla gelir elde etmek için mevcut abonelik ücretlerine kullanım bazlı faturalandırma eklemeyi planlıyor. Şirketin yöneticileri, 2026 mali yılında veri merkezleri ile bulut altyapısına 55,7 milyar dolar harcadığını açıklarken 2027 mali yılı için yatırım bütçesini 90 milyar ila 95 milyar dolar aralığına çıkarmayı hedefliyor. Yeni ücretlendirme yaklaşımı, Oracle müşterilerinin yalnızca kullanıcı sayısına göre değil, yapay zeka sistemlerinin gerçekleştirdiği işlemlerin hacmine göre de ödeme yapacağı bir modele işaret ediyor.

Oracle, Yapay Zeka İşlemlerinden Ek Gelir Elde Etmeyi Hedefliyor

Oracle Uygulama Geliştirme Başkan Yardımcısı Chris Leone, şirketin çarşamba günü düzenlenen yatırımcı etkinliğinde abonelik modelinin üzerine kullanım bazlı gelir kalemleri ekleyeceklerini açıkladı. Leone, kurumsal yazılımlarda yapay zeka tarafından tamamlanan iş miktarı arttıkça müşterilerin daha fazla yapay zeka birimi tüketeceğini, Oracle’ın da kullanıcı sayısını artırmadan gelirini yükseltebileceğini belirtti.

Geleneksel kurumsal yazılım abonelikleri genellikle kullanıcı sayısı, lisans türü veya seçilen hizmet paketine göre ücretlendirilirken yeni yaklaşım, sistemlerin gerçekleştirdiği iş yükünü de faturaya dahil ediyor. Oracle açısından bu model, mevcut müşterilerden daha fazla gelir elde etme fırsatı sunarken işletmelerin yazılım giderlerini yalnızca çalışan sayısına göre hesaplamasını zorlaştırabilir. Özellikle yoğun otomasyon kullanan şirketlerin toplam maliyeti, yapay zeka araçlarının ne kadar iş yaptığına bağlı olarak değişebilir.

Oracle’ın hedeflediği modelde yapay zeka birimleri, otomatik gerçekleştirilen işlemlerin ücretlendirilmesinde önemli rol oynayacak. Ancak şirketin paylaşılan açıklamasında birim başına fiyatlar, ücretsiz kullanım sınırları veya farklı işlem türlerinin nasıl ücretlendirileceği konusunda ayrıntı bulunmuyor.

Oracle, bu ayın başında Fusion Claw adlı çalışma ortamını tanıtarak işletmelerin yapay zeka ajanlarını yönetmesine yönelik yeni bir araç duyurdu. Sistem, kurumsal kaynak planlama (ERP), finans ve tedarik zinciri yönetimi gibi alanlarda iş süreçlerini otomatikleştirmek üzere geliştirildi. Fusion Claw, Oracle Cloud Infrastructure (OCI) üzerinde çalışan bulut tabanlı Fusion uygulamalarını hedefliyor.

Yapay zeka ajanları, belirli görevleri yerine getirmek amacıyla verileri değerlendirebilen, karar adımları uygulayabilen ve farklı yazılım araçlarıyla etkileşim kurabilen sistemler olarak öne çıkıyor. Oracle’ın planı, bu ajanların yalnızca Fusion uygulamalarındaki işleri değil, uygulama dışındaki bazı süreçleri de otomatikleştirmesini kapsıyor. Böylece şirket, müşterilerin mevcut yazılım altyapısında daha fazla işin yapay zeka tarafından yürütülmesini gelir artışına dönüştürmeyi amaçlıyor.

Oracle eş CEO’su Mike Sicilia, yapay zekanın yalnızca yazılımların içine eklenmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, kurulum ve geçiş süreçlerini hızlandırmak için de kullanılacağını söyledi. Sicilia’ya göre otomasyon, şirketlerin eski yerel sistemlerden buluta geçişini kolaylaştırarak hem uygulama kurulum süresini hem de maliyetleri azaltabilir.

Oracle, yapay zeka pazarındaki konumunu güçlendirmek amacıyla veri merkezleri ile bulut altyapısına büyük ölçekli yatırımlar yapıyor. Şirket, Mayıs ayında sona eren 2026 mali yılında bu alanlara 55,7 milyar dolar harcadı; 2027 mali yılı için ise 90 milyar ila 95 milyar dolar arasında sermaye harcaması öngörüyor. Yatırımların büyüklüğü, şirketin finansman ihtiyacını da artırıyor.

Şirketin yatırım planı, mevcut nakit akışının yanı sıra borçlanma ve öz sermaye kaynaklarıyla destekleniyor. Oracle, 2027 yılında borçlanma ve hisse ihracı yoluyla yaklaşık 40 milyar dolar kaynak toplamayı hedefliyor. Bu plan, Eylül 2025’te gerçekleştirilen 18 milyar dolarlık borçlanmanın üzerine ek finansman ihtiyacı doğuruyor.

Oracle Cloud Infrastructure, OpenAI gibi büyük dil modeli geliştiricilerinin yanı sıra şirketin kendi kurumsal müşterilerinin iş yüklerini de barındırıyor. Yapay zeka hizmetlerine yönelik artan talep, veri merkezi kapasitesine yapılan yatırımları desteklerken yüksek sermaye harcamaları finansal getirinin ne zaman ortaya çıkacağı sorusunu gündemde tutuyor.

Oracle, yatırımcılara gönderdiği bilgilendirmede 2030 mali yılı için 225 milyar dolarlık gelir hedefi açıkladı. Şirketin öngörüsü, 2026 mali yılından 2030 mali yılına kadar yıllık bileşik büyüme oranının yüzde 35 düzeyinde gerçekleşmesine dayanıyor. Yönetim ayrıca 2028 mali yılının ikinci yarısında pozitif nakit akışına ulaşmayı, sermaye harcamalarını ise sonraki mali yılda azaltmayı bekliyor.

Şirketin finansal hedefleri yatırımcılar tarafından olumlu karşılandı. Ancak öngörülen büyümenin gerçekleşmesi, bulut hizmetlerine yönelik talebin sürmesine, büyük müşterilerden gelen iş yüklerinin artmasına ve altyapı yatırımlarının gelir üretmeye başlamasına bağlı olacak. Oracle’ın yapay zeka işlemlerini ayrı bir ücretlendirme unsuruna dönüştürme planı da bu büyüme stratejisinin önemli parçalarından birini oluşturuyor.

Oracle’ın kullanım bazlı faturalandırma yaklaşımı, kurumsal yazılım satın alan işletmelerin lisans maliyetlerini değerlendirme biçimini değiştirebilir. Kullanıcı sayısına dayalı abonelikler bütçe planlamasını kolaylaştırırken işlem hacmine göre hesaplanan ücretler, yapay zeka ajanlarının yoğun çalıştığı dönemlerde giderlerin yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle işletmelerin otomasyon projelerini değerlendirirken yalnızca çalışan başına lisans bedelini değil, tahmini işlem hacmini ve toplam kullanım maliyetini de incelemesi gerekecek.

Türkiye’deki şirketler açısından da bulut tabanlı kurumsal yazılımlarda yapay zeka kullanımının artması, teknoloji bütçelerinde yeni maliyet kalemleri doğurabilir. Özellikle finans, muhasebe, lojistik ve tedarik zinciri süreçlerini otomatikleştiren işletmelerin sözleşmelerdeki kullanım sınırlarını, fiyatlandırma koşullarını ve beklenmeyen işlem giderlerini dikkatle değerlendirmesi önem kazanacak. Oracle’ın yeni modelinin ticari koşulları netleştikçe kullanım bazlı ücretlerin müşterilerin toplam yazılım harcamalarına etkisi daha açık biçimde ortaya çıkacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu