Haberler

Yapılan Araştırmaya Göre Şirketlerin Yalnızca Yüzde 3’ü Yapay Zekâdan Maliyet Tasarrufu Sağlıyor

Şirketlerin yapay zekâ yatırımlarından verimlilik artışı ve maliyet tasarrufu elde etme beklentisi, araştırma sonuçlarıyla yeniden gündeme geldi. Gartner verilerine göre kuruluşların yalnızca yüzde 3’ü üretkenlik artışı sayesinde maliyet tasarrufu hedeflerine ulaşırken yönetim kurulu üyelerinin yüzde 77’si teknolojinin bu alanlarda değer yaratacağına inanıyor. Buna rağmen şirketlerin yüzde 85’i gelecek yıl yapay zekâ harcamalarını artırmayı planlarken yaklaşık her 10 kuruluştan dördü mevcut bütçesini aşmış durumda.

Yapay Zekâ Yatırımlarında Beklenen Tasarruf Gerçekleşmiyor

Gartner’ın Orlando’da düzenlediği İnsan Kaynakları Sempozyumu’nda paylaşılan veriler, şirketlerin yapay zekâdan beklediği finansal kazanımlarla elde edilen sonuçlar arasında önemli bir fark bulunduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre kuruluşların yüzde 97’si yalnızca üretkenlik artışına dayanarak maliyet tasarrufu sağlayamıyor. Buna karşın yönetim kurulu üyelerinin yüzde 77’si yapay zekânın verimlilik artışı ve giderlerin azaltılması yoluyla kurumsal değer yaratmasını bekliyor.

Gartner İnsan Kaynakları Araştırmaları biriminde kıdemli direktör analist olarak görev yapan CV Viverito, şirketlerin mevcut aşamada yapay zekâdan doğrudan maliyet tasarrufu elde edemeyeceğini belirtiyor. Viverito, teknolojinin asıl fırsatının çalışanların zamanını daha önce gerçekleştirilemeyen faaliyetlere yönlendirmek, yeni yetkinlikler geliştirmek ve büyüme alanları oluşturmak olduğunu vurguluyor.

Bu yaklaşım, yapay zekâ yatırımlarının yalnızca giderleri azaltma hedefiyle değerlendirilmesinin yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Şirketler yeni gelir kaynakları, daha nitelikli hizmetler ve farklı iş modelleri geliştirmeye odaklandığında teknolojinin uzun vadeli katkısını daha kapsamlı biçimde değerlendirebiliyor.

Gartner araştırması, yapay zekâ harcamalarının bazı kuruluşlarda belirlenen bütçelerin üzerine çıktığını da ortaya koyuyor. Şirketlerin yaklaşık yüzde 40’ı yapay zekâ yatırımlarında bütçe aşımı yaşarken kuruluşların yüzde 85’i gelecek yıl teknolojiye daha fazla kaynak ayırmayı planlıyor.

Bütçe aşımı ile yeni yatırım planlarının aynı dönemde ortaya çıkması, şirketlerin yapay zekâ stratejilerinde maliyet kontrolü ile uzun vadeli beklentiler arasında bir gerilim bulunduğuna işaret ediyor. Kuruluşlar, beklenen tasarrufları henüz elde edememelerine rağmen rekabet avantajı kazanma ve teknolojik dönüşümün gerisinde kalmama amacıyla harcamalarını artırmayı sürdürüyor.

Şirketlerin bu süreçte yatırım kararlarını yalnızca yapay zekâ kullanım oranları üzerinden vermemesi gerekiyor. Yöneticilerin harcamaları ölçülebilir iş sonuçlarıyla ilişkilendirmesi, verimlilik artışının gerçek maliyet etkisini ortaya koyması açısından önem taşıyor.

Gartner’ın bulguları, yapay zekâ yatırımlarının finansal etkilerine ilişkin daha önce yayımlanan araştırmalarla benzer bir tablo ortaya koyuyor. PwC’nin ocak ayında yayımladığı küresel CEO araştırması, 95 ülkeden 4.454 üst düzey yöneticinin yanıtlarını kapsıyor. Araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 56’sı, şirketlerinde yapay zekâ kullanmaya başlamalarından bu yana gelir veya maliyet açısından herhangi bir fayda elde etmediklerini bildiriyor.

2025 yılında yayımlanan MIT raporu da yapay zekâ uygulamalarının yüzde 95’inin kâr artışı sağlamadığını öne sürüyor. 2024 tarihli başka bir araştırma ise üretken yapay zekâ araçlarının iş yerindeki verimliliğe zarar verebileceğini değerlendiriyor.

Farklı araştırmalardan gelen bu sonuçlar, yapay zekânın her kuruluşta aynı ekonomik sonucu üretmediğini gösteriyor. Teknolojinin katkısı, kullanılan araçların niteliğinin yanı sıra iş süreçlerinin nasıl tasarlandığına, çalışanların eğitimine ve kurumların başarıyı hangi ölçütlerle değerlendirdiğine bağlı olarak değişebiliyor.

Gartner, şirketlerin yapay zekâ yatırımlarından daha fazla değer elde edebilmesi için öncelikle hangi sonuçlara ulaşmak istediklerini netleştirmelerini öneriyor. İnsan kaynakları yöneticileriyle gerçekleştirilen ve 297 üst düzey insan kaynakları yöneticisinin katıldığı araştırmada, katılımcıların yüzde 78’i şirket liderleri arasında yapay zekânın hangi alanlarda değer yarattığı konusunda ortak görüş bulunmadığını belirtiyor.

Bu bulgu, teknolojinin kullanımına ilişkin kararların her zaman ortak bir iş stratejisine dayanmadığını ortaya koyuyor. Kurumlar, yatırım öncesinde hedefleri ve başarı ölçütlerini belirlemediğinde farklı ekipler aynı teknolojiye farklı amaçlarla yaklaşabiliyor. Böyle bir durumda harcamaların sonuçlarını karşılaştırmak ve yatırımın geri dönüşünü hesaplamak zorlaşıyor.

Gartner, kuruluşların yatırımları yapay zekânın somut katkı sağlayabileceği alanlara yönlendirmesini, yöneticilere iş süreçlerini yeniden tasarlama konusunda destek vermesini ve mevcut yapay zekâ uzmanlığından yararlanmasını tavsiye ediyor. Kurumların ayrıca yapay zekânın çalışanlara kazandırdığı zamanı nasıl değerlendireceğine ilişkin açık planlar oluşturması gerekiyor.

Gartner verilerine göre yapay zekâ sayesinde çalışanların kazandığı zamanın yalnızca yüzde 21’i daha yenilikçi faaliyetlere ayrılıyor. Bu oran, otomasyonun sağladığı zaman tasarrufunun tek başına yeni fikirler veya büyüme fırsatları üretmediğini gösteriyor.

Şirketlerin çalışanlara zaman kazandıran araçları devreye alması, bu zamanı hangi işlere yönlendireceğini belirlemediği sürece sınırlı bir fayda sağlıyor. Yöneticilerin rutin görevlerden arta kalan zamanı ürün geliştirme, müşteri deneyimini iyileştirme, süreç tasarımı ve stratejik projeler gibi alanlara aktarması gerekiyor.

Gartner’ın değerlendirmesi, yapay zekâ yatırımlarında başarı ölçütünün yalnızca maliyet düşüşü veya kullanılan araç sayısı olmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Şirketler, çalışanların kazandığı zamanı daha yüksek değer üreten işlere yönlendirdiğinde teknolojinin kurumsal büyümeye katkısını daha sağlıklı biçimde değerlendirebiliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu