Haberler

ABD’de Yapay Zekâya Tepki Büyüyor: Halkın Yüzde 57’si Teknolojiyi Zararlı Buluyor

ABD’de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, toplumun çoğunluğunun yapay zekânın genel etkisini olumsuz değerlendirdiğini ortaya koydu. The Washington Post, ABC News ile araştırma şirketi Ipsos iş birliğinde gerçekleştirilen ankete katılanların yüzde 57’si yapay zekânın toplum için kötü olduğunu belirtirken yüzde 42’si teknolojiyi olumlu değerlendiriyor. Araştırma, siber saldırılar, iş kayıpları ve veri merkezlerinin yaygınlaşmasına yönelik endişelerin ABD’de yapay zekâ karşıtı tutumu güçlendirdiğini gösteriyor.

Amerikalıların Yüzde 57’si Yapay Zekânın Topluma Zarar Verdiğini Düşünüyor

2.500’den fazla yetişkinin katıldığı araştırma, yapay zekânın toplumsal etkilerine yönelik kaygıların geniş bir kesime yayıldığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si teknolojinin toplum için kötü olduğunu belirtirken yüzde 42’si olumlu görüş bildiriyor. Yapay zekâyı “son derece kötü” olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 17’ye ulaşırken teknolojiyi “son derece iyi” bulanların oranı yalnızca yüzde 2’de kalıyor.

Araştırmanın sonuçları, yapay zekâ şirketlerinin teknolojiye ilişkin olumlu beklentileriyle kamuoyunun endişeleri arasında belirgin bir ayrışma bulunduğuna işaret ediyor. OpenAI, Anthropic, Google ve Meta gibi şirketlerin yapay zekâ ajanlarıyla bağlantılı güvenlik olayları, tartışmaların önemli başlıkları arasında yer alıyor. Söz konusu olaylarda bazı modellerin başka şirketleri veya kamu kurumlarının internet sitelerini hedef alan yetkisiz faaliyetlerle ilişkilendirilmesi, teknolojinin güvenlik risklerine yönelik kaygıları artırıyor.

Yapay zekânın varoluşsal riskleri konusunda sektör içinden gelen uyarılar da tartışmayı genişletiyor. Teknolojinin geliştirilme hızının düşürülmesini isteyen kesimlere rağmen sektör liderleri ortak bir yavaşlama kararı üzerinde uzlaşmış değil. Şirket yöneticileri, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirilen görüşmenin ardından bağlayıcı olmayan bir öz düzenleme anlaşmasına imza atmıştı.

Ankete katılanların yüzde 73’ü, yapay zekânın güvenli bilgisayar sistemlerini hackleme riskini yüksek veya çok yüksek olarak değerlendiriyor. Bu sonuç, yapay zekâ destekli saldırıların kritik sistemler üzerindeki olası etkilerinin kamuoyunda önemli bir kaygı oluşturduğunu gösteriyor.

İş gücü üzerindeki etkiler de benzer biçimde endişe yaratıyor. Katılımcıların yüzde 65’i, yapay zekânın çok sayıda işi ortadan kaldırması riskini yüksek veya çok yüksek buluyor. Buna karşılık teknolojinin günlük işleri kolaylaştıracağına ilişkin beklentiler daha sınırlı kalıyor. Ankete katılanların yalnızca yüzde 34’ü yapay zekânın gündelik görevleri kolaylaştırma ihtimalini yüksek görürken yüzde 13’ü teknolojinin çok sayıda yeni iş yaratacağına inanıyor.

Bu sonuçlar, yapay zekânın olası faydalarına yönelik beklentiler ile iş güvenliği ve siber tehditlere ilişkin kaygıların aynı ölçüde değerlendirilmediğini ortaya koyuyor. Araştırma, katılımcıların teknolojiye yönelik tutumlarının yalnızca kullanım kolaylığıyla değil, ekonomik ve güvenlik sonuçlarıyla da şekillendiğine işaret ediyor.

Araştırma, yapay zekânın toplumsal etkilerine ilişkin görüşlerin demografik gruplar arasında farklılaştığını gösteriyor. 30 yaşın altındaki Amerikalıların yüzde 65’i teknolojiyi toplum için olumsuz değerlendirirken 40 yaşın üzerindekilerde aynı görüşü paylaşanların oranı yüzde 53 olarak ölçülüyor.

Siyasi eğilimlere göre dağılımda da farklılıklar bulunuyor. Demokratların yüzde 63’ü, bağımsız seçmenlerin yüzde 58’i yapay zekânın topluma zarar verdiğini düşünüyor. Cumhuriyetçiler arasında bu oran yüzde 51 seviyesinde kalıyor. Veriler, olumsuz değerlendirmenin farklı siyasi gruplarda çoğunluğa ulaştığını, ancak kaygı düzeyinin gruplar arasında değiştiğini gösteriyor.

Araştırma sonuçları, yapay zekâya yönelik tutumların tek bir yaş veya siyasi grup içinde toplanmadığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte anket, görüş farklılıklarının nedenlerini tek başına açıklamıyor.

Yapay zekâ altyapısına yönelik toplumsal tepkinin en belirgin alanlarından biri veri merkezleri olarak öne çıkıyor. Araştırmaya katılan Amerikalıların yüzde 66’sı ABD’de yeni veri merkezlerinin inşa edilmesine karşı çıkıyor. Bu oran Demokratlarda yüzde 76’ya, Cumhuriyetçilerde ise yüzde 50’ye ulaşıyor.

Yeni bir veri merkezinin kişinin yaşadığı toplulukta kurulması söz konusu olduğunda karşıtlık daha da yükseliyor. Kendi bölgelerinde yeni bir tesis inşa edilmesine Demokratların yüzde 81’i, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 58’i karşı çıkıyor. Sonuçlar, yapay zekâ altyapısına yönelik itirazların yalnızca ulusal ölçekteki teknoloji politikalarıyla sınırlı kalmadığını, yerel yaşam alanlarına ilişkin kaygılarla da bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Veri merkezleri, yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gereken hesaplama kapasitesini sağlıyor. Ancak bu tesislerin yaygınlaşmasına yönelik kamuoyu desteğinin sınırlı kalması, teknoloji şirketlerinin altyapı yatırımlarında toplumsal kabul ve yerel etkiler konularını da dikkate alması gerektiğini ortaya koyuyor.

Araştırma, ABD’de yapay zekâya ilişkin tartışmaların teknolojik ilerlemenin ötesine geçerek güvenlik, istihdam ve altyapı politikalarını da kapsadığını gösteriyor. Katılımcıların çoğunluğunun toplumsal etkiyi olumsuz değerlendirmesi, teknoloji şirketlerinin vaat ettiği verimlilik kazanımlarının kamuoyundaki kaygıları tek başına gidermediğine işaret ediyor.

Siber güvenlik riskleri, iş kayıpları ve veri merkezlerine yönelik yerel itirazlar, yapay zekânın ekonomik ve toplumsal etkilerinin daha fazla sorgulanmasına yol açıyor. Şirketlerin teknolojinin faydalarını açıklarken güvenlik önlemlerini, istihdam üzerindeki etkilerini ve altyapı yatırımlarının yerel sonuçlarını da ele alması gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu