Ankara’daki Su Altyapısına İnternet Üzerinden Erişim İddiası Gündem Oldu
Türkiye’de internete açık sistemleri inceleyen bir siber güvenlik araştırmacısı, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresine (ASKİ) ait su pompalarının kontrol ekranlarına erişebildiğini öne sürdü. Araştırmacı, Türkiye’ye ait yaklaşık 17 milyon IP adresini 18 saat boyunca tarayarak farklı sektörlerdeki güvenlik açıklarını tespit ettiğini bildirdi. Bulgular, kritik altyapılarda uzaktan erişim sistemlerinin korunmasına ilişkin soru işaretlerini artırırken ASKİ’den konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi.
Araştırmacı, Türkiye’de 17 Milyon IP Adresini Taradığını Açıkladı
Araştırmacının paylaştığı bilgilere göre çalışma, internete açık ve yanlış yapılandırılmış VNC sunucularını belirlemeye odaklandı. Araştırmacı, Türkiye’ye ait IP adreslerini belirlemek için bir veri tabanından yararlandıktan sonra yaklaşık 17 milyon adresi taradığını, işlemin 18 saat sürdüğünü aktardı. Araştırmacı ayrıca bağlantısını gizlemek amacıyla Tor ağını kullandığını belirtti.
VNC (Virtual Network Computing), kullanıcıların başka bir bilgisayarın ekranını uzaktan görüntülemesine, klavye ile fare üzerinden kontrol sağlamasına imkân veren bir teknolojidir. Sistem yöneticileri ve teknik destek ekipleri, VNC üzerinden uzaktaki cihazlara bağlanarak bakım işlemlerini gerçekleştirebilir. Ancak erişim denetimleri doğru yapılandırılmadığında aynı teknoloji yetkisiz kişilerin sistemlere ulaşmasına neden olabilir.
Araştırmacı, tarama sürecinde vncsnatch adlı aracı kullandığını bildirdi. Araştırmacının iddiasına göre yanlış yapılandırılmış uzak masaüstü bağlantıları, yalnızca kişisel bilgisayarları değil, tarım tesislerinden sanayi sistemlerine ve bulut sunucularına kadar farklı ortamlardaki cihazları da risk altına sokabiliyor.
Araştırmacının yayımladığı çalışmada yer alan en önemli iddialardan biri, Ankara’daki su altyapısıyla ilgili sistemlere erişim sağlandığı yönündeydi. Araştırmacı, internete açık VNC bağlantıları arasında ASKİ tarafından yönetilen su pompalarına ait kontrol ekranlarının da bulunduğunu öne sürdü.
Araştırmacı, söz konusu erişimin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılması durumunda su pompalarının devre dışı bırakılması gibi ciddi sonuçların ortaya çıkabileceğini savundu. Ancak paylaşılan iddialar, tek başına pompaların kontrolünün ele geçirildiğini, sistemlerin değiştirildiğini veya Ankara’nın su hizmetinde herhangi bir kesinti yaşandığını kanıtlamıyor. İddiaların kapsamı ile sistemler üzerindeki erişim düzeyinin bağımsız biçimde doğrulanması gerekiyor.
Kritik altyapılarda uzaktan erişim bağlantılarının korunması, yalnızca bilgi güvenliği açısından değil, temel hizmetlerin sürekliliği açısından da önem taşıyor. Su temini gibi doğrudan kamu hizmetleriyle ilişkili sistemlerde yetkisiz erişim ihtimali, teknik bir güvenlik sorununun ötesinde operasyonel risk oluşturabiliyor.
Araştırmacı, çalışmasında su pompalarının yanı sıra hapishane, sera, kümes hayvanı yetiştiriciliği tesisi ve farklı su altyapısı sistemlerine ait ekranlara da rastladığını ileri sürdü. Paylaşılan örnekler, internete açık uzaktan kontrol sistemlerinin farklı sektörlerde kullanılabildiğini gösteriyor.
Araştırmacının açıklamasına göre bazı sera kontrol ekranlarında ilaçlama işlevleriyle ilişkili düğmeler de yer aldı. Araştırmacı, bu tür kontrol arayüzlerinin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde tarımsal üretimin zarar görebileceğini savundu. Bununla birlikte, bir kontrol ekranının görüntülenebilmesi ile bağlı ekipmanların gerçekten çalıştırılabilmesi aynı şey değildir. İddiaların teknik etkisini değerlendirmek için erişim izinlerinin ve sistemlerin gerçek kontrol yeteneklerinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Uzaktan yönetim sistemlerinin internete doğrudan açılması, özellikle kritik görevler üstlenen cihazlarda saldırı yüzeyini genişletebilir. Güçlü kimlik doğrulama, ağ segmentasyonu, erişim kısıtlamaları ve güncel güvenlik yapılandırmaları, bu tür riskleri azaltmak için kullanılan temel önlemler arasında yer alır.
Araştırmacı, X üzerinden yaptığı açıklamada çalışmayı zarar verme amacıyla gerçekleştirmediğini belirtti. Güvenlik gerekçesiyle elde ettiği bilgilerin bir bölümünü sansürlediğini ifade eden araştırmacı, Türkiye’deki veri sızıntılarını ve benzer sorunları incelemeyi amaçlayan “Türkiye’nin Siber Teftişi” adlı bir projeden de söz etti.
Araştırmacı, ilgili kurumlarla bağlantısı bulunan kişilerin kendisiyle iletişim kurmasını istedi. Çalışmanın ayrıntılarını ise Substack üzerinden yayımladığı makalede paylaştı. Araştırmacı, yazısının sonuç bölümünde Türkiye’deki kritik altyapıların güvenlik düzeyine 100 üzerinden sıfır puan verdi. Söz konusu puan, araştırmacının kişisel değerlendirmesi niteliği taşıyor; ülke genelindeki tüm kritik altyapıların güvenlik durumunu tek başına ortaya koyan bağımsız bir denetim sonucu olarak değerlendirilemez.
İddiaların ardından öncelikli ihtiyaç, erişime açık olduğu öne sürülen sistemlerin ilgili kurumlar tarafından incelenmesi ve herhangi bir yetkisiz erişim riskinin doğrulanmasıdır. İnternete açık yönetim arayüzlerinin kontrol edilmesi, gereksiz dış erişimin kapatılması, uzaktan bağlantıların güvenli ağlar üzerinden sınırlandırılması ve erişim kayıtlarının incelenmesi olası risklerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
ASKİ’nin iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapmamış olması, sistemlerin güvenli veya güvensiz olduğuna dair kesin bir sonuca ulaşılmasını engelliyor. Araştırmacının bulgularının bağımsız güvenlik incelemeleriyle doğrulanması ve ilgili kurumların değerlendirme sonuçlarını paylaşması, kamuoyunun konuya ilişkin daha sağlıklı bilgi edinmesini sağlayabilir.
Türkiye’de su, enerji, ulaşım ve diğer temel hizmetleri yöneten kuruluşların uzaktan erişim altyapılarını düzenli olarak denetlemesi, dijital sistemlerin güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle operasyonel teknolojilerin internete açık bağlantılar üzerinden yönetildiği durumlarda, erişim sınırlarının net biçimde belirlenmesi ve olası ihlallere karşı müdahale planlarının hazır tutulması gerekiyor.










