VMware Müşterilerinin Yüzde 90’ı Alternatif Arayışına Girdi
Broadcom döneminde VMware müşterilerinin yüzde 90’ı artan lisans maliyetleri nedeniyle farklı sanallaştırma seçeneklerini değerlendirmeye başladı. Aralık 2025 ile Şubat 2026 arasında 269 yönetici, yönetici yardımcısı ve uzmanla yapılan araştırma, şirketlerin sanallaştırma stratejilerinde maliyet baskısının belirleyici olduğunu ortaya koydu. Araştırma ayrıca kuruluşların önemli bölümünün VMware Cloud Foundation yerine çoklu hipervizör, hibrit altyapı veya üçüncü taraf destek modellerini değerlendirdiğini gösterdi.
Lisans Maliyetleri VMware Tercihlerindeki Değişimi Hızlandırıyor
Rimini Street tarafından yürütülen araştırmada katılımcıların yüzde 90’ı yüksek lisans maliyetlerini VMware alternatiflerini değerlendirmelerinin temel nedenleri arasında gösterdi. Perpetual lisanslar için desteğin sona ermesi de yüzde 54 oranında katılımcının alternatif arayışına yönelmesinde etkili oldu.
Kurumsal BT ekipleri maliyetleri azaltmayı sanallaştırma stratejisindeki en önemli öncelik olarak değerlendirirken katılımcıların yüzde 73’ü tasarrufu ilk sıraya yerleştirdi. Operasyonların karmaşıklığı yüzde 40 oranında, farklı üreticilerin çözümlerini birlikte yönetme gereksinimi yüzde 38 oranında, genişleyen saldırı yüzeyinin güvenliği yüzde 37 oranında, personel yetkinliği gereksinimleri de yüzde 37 oranında maliyet azaltmanın önündeki başlıca engeller arasında yer aldı.
Broadcom’un 2023 yılında VMware’i devralmasının ardından lisanslama yapısında yaşanan değişiklikler de söz konusu tabloyu şekillendiren önemli unsurlardan biri oldu. VMware’in ürün ve hizmet yapısında abonelik temelli VMware Cloud Foundation modelinin öne çıkması, daha önce kalıcı lisanslarla çalışan kurumların satın alma kararlarını yeniden değerlendirmesine yol açtı.
Kurumsal veri merkezlerinde sanallaştırma kararı artık yalnızca tek bir platform üzerinden ilerlemiyor. Araştırmaya katılan BT yöneticilerinin yüzde 60’ı çoklu hipervizör stratejisini değerlendirirken yüzde 47’si hipervizörlerle konteyner teknolojilerini aynı hibrit BT ortamında kullanmayı tercih ediyor.
Çoklu hipervizör yaklaşımı kuruluşlara iş yüklerini farklı sanallaştırma platformları arasında dağıtma seçeneği sağlıyor. VMware dışındaki alternatiflerin değerlendirilmesi, kurumların tek bir üreticiye bağlı kalmadan maliyet, performans, güvenlik ve operasyonel gereksinimleri ayrı ayrı ele almak istediğini gösteriyor.
VMware Cloud Foundation tarafında da benzer bir ayrışma görülüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 48’i mevcut kaynaklarını VCF ortamına taşımayı şu aşamada planlamadığını belirtiyor. Söz konusu oran, Broadcom’un VMware portföyünü Cloud Foundation merkezinde yeniden şekillendirmesine karşın müşterilerin tamamının aynı geçiş yolunu benimsemediğini ortaya koyuyor.
VMware altyapısında çalışan ekipler yalnızca alternatif platformları araştırmakla kalmıyor. Katılımcıların yüzde 66’sı üçüncü taraf destek hizmetlerini kullandığını veya değerlendirdiğini belirtirken kuruluşlar mevcut yatırımlarının kullanım süresini uzatmaya yönelik farklı destek modellerine yöneliyor.
Rimini Street araştırmasına göre güvenlik yüzde 60 oranıyla üçüncü taraf desteğe yönelimin en önemli gerekçesini oluşturuyor. Kurulum ve uygulama desteği yüzde 57 oranında öne çıkarken hizmet ile destek konusundaki endişeler yüzde 54 seviyesinde bulunuyor.
Sanal altyapılarda güvenlik konusu ayrıca kritik bir konum taşıyor. Tek bir sanal makinenin ele geçirilmesi, aynı hipervizör üzerinde çalışan çok sayıda iş yükünün risk altında kalmasına yol açabildiği için hipervizör katmanı fidye yazılımları ile gelişmiş kalıcı tehditler açısından yüksek değerli bir hedef oluşturuyor. BT güvenlik ekipleri bu nedenle yalnızca güvenlik güncellemelerinin yayınlanmasına değil, gerçek zamanlı tehdit görünürlüğüne de odaklanıyor.
VMware ekosistemindeki kurumların önündeki kararlar yalnızca lisans maliyetleriyle sınırlı kalmıyor. Broadcom’un satın alma sonrasında uyguladığı ticari model, mevcut sözleşmelerin bitiş tarihlerini, servis sağlayıcıların konumunu ve kullanılan VMware sürümünün destek süresini doğrudan etkiliyor.
Cloud Service Provider programındaki bazı sözleşmelerin 31 Mart 2027 tarihinde sona ermesi, VCF üzerinden bulut tabanlı sanal makineler sunan servis sağlayıcıları açısından yeni bir geçiş dönemi yaratacak. İlgili hizmet sağlayıcıların müşterileri farklı bir platforma taşıması veya VCF lisansını doğrudan Broadcom üzerinden temin etmesi gerekecek.
VMware Cloud Foundation 8 için desteğin 11 Ekim 2027 tarihinde sona erecek olması da kurumların önündeki ikinci önemli karar noktası olarak öne çıkıyor. Kuruluşlar söz konusu tarihe kadar VCF 9’a geçiş planını değerlendirmek veya farklı bir sanallaştırma mimarisine yönelmek zorunda kalacak.
Türkiye’de VMware altyapısı kullanan kurumlar açısından lisans değişiklikleri özellikle büyük veri merkezleri, özel bulut ortamları ve kritik iş yükleri bulunan şirketlerin BT bütçelerini doğrudan etkileyebilir. Kurumların alternatif platformlara geçiş kararı verirken yalnızca lisans bedelini değil, uygulama uyumluluğunu, yedekleme altyapısını, felaket kurtarma süreçlerini, personel yetkinliğini ve güvenlik operasyonlarını birlikte değerlendirmesi gerekiyor.
Kurumsal altyapılarda VMware alternatifleri değerlendirilirken mevcut sanal makinelerin taşınması tek başına yeterli bir plan oluşturmuyor. İş yüklerinin bağımlılıkları, ağ yapılandırmaları, depolama sistemleri, otomasyon araçları ile lisans sözleşmelerinin geçiş sürecine etkisi ayrıca hesaplanıyor. Çoklu hipervizör modeli ise kurumlara tüm iş yüklerini tek seferde taşımak yerine kullanım senaryosuna göre farklı platformları konumlandırma seçeneği sunuyor.
Gartner’ın daha önce yayımladığı tahminlerde 2029 yılına kadar kurumsal VMware kullanıcılarının yüzde 55’inin platformdan kademeli olarak çıkmayı değerlendireceği belirtilmişti. Rimini Street araştırmasındaki yüzde 90’lık oran Gartner verisiyle doğrudan karşılaştırılabilecek aynı kapsamı ifade etmese de iki çalışma kurumsal VMware pazarında değişim baskısının sürdüğüne işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde VMware ekosistemindeki rekabetin yalnızca hipervizör performansı üzerinden şekillenmesi beklenmiyor. Broadcom’un lisanslama yaklaşımı, üçüncü taraf destek seçenekleri, güvenlik ihtiyaçları, konteynerleşme eğilimi ve hibrit altyapı yatırımları kurumların hangi platformu tercih edeceğini belirleyen daha geniş bir karar çerçevesi oluşturacak. 2027’de sözleşme ile destek sürelerinin kritik eşiklere ulaşması ise sanallaştırma pazarındaki tercihlerin daha görünür biçimde değişmesine zemin hazırlayacak.








