Haberler

Quantinuum 98 Kübitlik Helios İşlemcisiyle Kuantum Bilgisayarlarda Yeni Bir Mimari Deniyor

Quantinuum, iyon tuzağı teknolojisiyle çalışan 98 kübitlik Helios işlemcisinde kübitleri hesaplama sırasında farklı bölgelere taşıyan yeni bir mimari ortaya koydu. Sistem, iyonları bellek ile işlem alanları arasında yönlendiren dört yönlü bir bağlantı noktası kullanırken hareket planlamasını kuantum işlemleriyle eş zamanlı yöneten özel bir yazılım altyapısından yararlanıyor. Yeni tasarım, iyon tuzağı tabanlı kuantum bilgisayarların daha fazla kübite ölçeklenmesi sırasında ortaya çıkan yönlendirme ve işlem darboğazlarını azaltmayı hedefliyor.

Helios İyonları Farklı İşlem Bölgelerine Taşıyor

Quantinuum’un Cambridge, Birleşik Krallık ile Broomfield, Colorado’daki ekipleri tarafından geliştirilen Helios, şimdiye kadar gösterilmiş en büyük iyon tuzağı tabanlı kuantum bilgisayar olarak öne çıkıyor. Şirket daha önce 2023 yılında 32 kübitlik, 2025 yılında ise 56 kübitlik sistemler sergilemişti. Helios’un 98 kübite ulaşması, yalnızca daha fazla kübit eklenmesinden değil, bu kübitlerin işlem sırasında nasıl yönetileceğinden dolayı önem taşıyor.

Quantinuum 98 Kübitlik Helios İşlemcisiyle Kuantum Bilgisayarlarda Yeni Bir Mimari Deniyor

Sistemde kübit olarak elektrik yüklü atomlar yani iyonlar kullanılıyor. Elektromanyetik alanlar iyonları işlemci üzerinde tutarken lazer darbeleri kuantum kapılarının uygulanmasını sağlıyor. Quantinuum’un kullandığı kuantum yük eşleşmeli cihaz mimarisi, yani QCCD yaklaşımı ise iyonları tek bir noktada sabit tutmak yerine bellekte depolayıp ihtiyaç duyulduğunda işlem bölgelerine taşıyor.

Helios’un fiziksel yerleşiminde halka biçimli bir bellek bölgesi iki işlem yoluna bağlanıyor. Dört yönlü X bağlantısı, bellek ile işlem alanlarının kesiştiği noktada iyonların farklı güzergâhlara yönlendirilmesini sağlıyor. Önceki QCCD tasarımlarında iyonlar daha çok doğrusal veya döngüsel yollar üzerinde hareket ederken yeni bağlantı yapısı daha fazla rota seçeneği sunuyor.

Rezonans lazer ışığı, Helios’un 2 boyutlu yüzey tuzağındaki 98 atomik iyonu aydınlatıyor. Üst üste bindirilmiş çizgiler, merkezdeki iyon tuzağı bağlantısı da dahil olmak üzere cihazın farklı bölümlerini işaretliyor

Helios’un ölçeklenmesinde donanım kadar kontrol yazılımı da önemli bir rol oynuyor. Helios Runtime adı verilen sistem, iyonların ne zaman hareket edeceğini, hangi bölgeye gönderileceğini ve lazer tabanlı işlemlerin hangi sırayla uygulanacağını belirliyor. Yazılım, farklı iyonların aynı rotayı aynı anda kullanmasından kaynaklanabilecek çakışmaları önlerken kuantum devresinin işlem akışını da korumaya çalışıyor.

İyonların fiziksel olarak taşınması, süper iletken kuantum bilgisayarlardaki yaklaşımından önemli ölçüde ayrılıyor. Süper iletken sistemlerde kübitler genellikle işlemci üzerinde sabit konumlarda bulunurken elektriksel sinyaller kontrol işlemlerini gerçekleştiriyor. QCCD mimarisinde ise doğru kuantum kapısının uygulanabilmesi için bazı iyonların öncelikle uygun işlem alanına taşınması gerekiyor.

Helios’un hareketli kübit yaklaşımı, kübitler arasındaki istenmeyen etkileşimleri azaltmayı da amaçlıyor. Bir kübite uygulanan işlemin yakındaki başka bir kübitin durumunu bozmasına yol açan çapraz etkileşim, yani crosstalk, kuantum bilgisayarların büyütülmesinde önemli sorunlardan biri olarak kabul ediliyor. İyonların taşınabilmesi ayrıca uzak konumdaki kübitlerin aynı işlem için bir araya getirilmesine, hesaplama sırasında ölçüm ile sıfırlama işlemlerinin uygulanmasına ve hataların yayılmadan yakalanmasına yardımcı olabiliyor.

98 Kübitlik Sistem Kuantum Üstünlüğünü Henüz Kanıtlamıyor

Helios üzerinde gerçekleştirilen bazı hesaplamalar, klasik yöntemlerin pratik zaman ve enerji sınırları içinde yeniden üretemeyeceği sonuçlar ortaya koydu. Quantinuum’un gösterimi rastgele kıyaslama testlerine dayanıyor ve doğrudan bilimsel araştırma veya ticari bir uygulamanın klasik bilgisayarlardan daha iyi çözüldüğünü göstermiyor. Dolayısıyla sistemin başarısı, kuantum bilgisayarların belirli bir gerçek dünya iş yükünde genel üstünlük sağladığı anlamına gelmiyor.

Helios’un en uzun raporlanan hesaplaması 98 kübit üzerinde yaklaşık 4.000 işlem gerçekleştirdi. Hata toleranslı kuantum bilgisayarların ise güvenilir ve uzun hesaplamalar yapabilmek için yaklaşık bir milyon fiziksel kübite ihtiyaç duyabileceği öngörülüyor. Birleşik Krallık’ın Ulusal Kuantum Stratejisi de hata toleranslı bir sistemin bir trilyon işlem gerçekleştirebilmesini hedefliyor.

İyon Trafiği Büyüdükçe Yeni Mühendislik Sorunları Çıkacak

Daha büyük iyon tuzağı sistemleri oluşturmak için çok sayıda QCCD cihazının kuantum bağlantıları üzerinden birbirine bağlanması gerekiyor. Araştırmacıların öngördüğü daha ileri mimariler, daha fazla kübit ile bağlantı noktasını iki boyutlu yapılarda bir araya getirebilir. Böyle bir genişleme ise iyonların belirli bağlantı noktalarında birikmesine, işlem trafiğinde darboğazlar oluşmasına ve çok daha geniş bir alanda gerilim kontrollerinin hassas biçimde yönetilmesine neden olabilir.

Helios, hata toleranslı pratik bir kuantum bilgisayar olmaktan henüz uzak olsa da iyonların işlemci içinde hareket ettirilmesini kuantum hesaplamanın temel bir parçası haline getiren QCCD yaklaşımının ölçeklenmesi açısından önemli bir mühendislik adımı oluşturuyor. Quantinuum’un yeni işlemcisi, gelecekte daha büyük kuantum sistemlerinin yalnızca kübit sayısını artırmakla değil, kübit hareketini, bağlantıları, hata yönetimini ve kontrol yazılımını birlikte tasarlamakla geliştirileceğini gösteriyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu