Haberler

Avrupa’nın Köklü Teknoloji Şirketleri Yapay Zekâ Yatırımlarından Beklenmedik Kazanç Sağlıyor

Avrupa teknoloji şirketleri, yapay zekâ pazarındaki büyümeden beklenenden daha güçlü pay almaya başladı. Son finansal sonuçlar SAP, Capgemini, Sopra Steria ile OVHcloud gibi köklü şirketlerin yapay zekâ projelerinin yaygınlaşması sayesinde gelir beklentilerini yukarı taşıdığını ortaya koydu. Şirketlerin performansı, rekabetin yalnızca büyük yapay zekâ modeli geliştiren firmalar arasında yaşanmadığını, kurumsal dönüşümü yöneten teknoloji sağlayıcılarının da yeni dönemin kazananları arasına girdiğini gösteriyor.

Kurumlar Yapay Zekâyı Kullanmak Kadar Entegre Etmeye de Yatırım Yapıyor

Kurumsal şirketler için en büyük sorun artık yapay zekâ modeline erişmek değil, mevcut bilgi işlem altyapısıyla uyumlu çalışmasını sağlamak olarak görülüyor. On yıllardır kullanılan kurumsal yazılımlar, parçalı veri tabanları, özel geliştirilmiş uygulamalar ile güvenlik politikaları, üretken yapay zekâ projelerinin doğrudan devreye alınmasını zorlaştırıyor.

UBS analistleri, yapay zekâ uygulamalarının asıl rekabet alanını oluşturduğunu değerlendirirken Boston Consulting Group ise yatırımcıların yüzde 70’inden fazlasının şirketlerin yapay zekâyı operasyonel olarak yönetebileceğine ilişkin endişe taşıdığını belirtiyor. Bu tablo, yalnızca model geliştiren şirketleri değil, entegrasyon hizmeti sunan teknoloji sağlayıcılarını da büyüyen pazarın merkezine yerleştiriyor.

SAP, son mali sonuçlarında bulut sipariş birikiminin sabit kur etkisinden arındırılmış olarak yüzde 26 artışla 22,9 milyar avroya ulaştığını açıkladı. Şirket ayrıca Dremio ile Prior Labs satın almalarıyla kurumsal verilerin yapay zekâ sistemleri tarafından daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Bu yaklaşım, kurumsal yapay zekâ entegrasyonu alanındaki yatırımların hız kazandığını ortaya koyuyor.

Capgemini yıllık büyüme beklentisini yukarı çekerken rezervasyonlarında yüzde 9,2 artış bildirdi. Sopra Steria ise organik büyümesini yüzde 5,3 seviyesine taşıyarak yıl sonu beklentisini yükseltti. Her iki şirket de finans, savunma, havacılık, sağlık ile kritik altyapı sektörlerinde yürütülen dönüşüm projelerinden daha fazla iş almaya başladı.

Avrupa’nın teknoloji ekosistemi, yalnızca danışmanlık hizmeti sunmuyor. Şirketler aynı zamanda veri yönetimi, yönetişim, güvenlik politikaları ile mevcut iş süreçlerinin yapay zekâ sistemleriyle birlikte çalışmasını sağlayan altyapıları geliştiriyor.

Kurumsal müşteriler son dönemde verilerinin hangi ülkede işlendiğine daha fazla önem veriyor. Özellikle savunma, kamu, kritik altyapı ile havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşlar, yapay zekâ platformlarının kendi kontrol ettikleri altyapılarda çalışmasını tercih ediyor.

Airbus’un hassas endüstriyel uygulamalarında Iliad bünyesindeki Scaleway altyapısını tercih etmesi, Avrupa merkezli bulut sağlayıcılarına yönelik ilginin arttığını gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Şirket, 2028 sonuna kadar yaklaşık 70 kritik uygulamayı bu platform üzerinde çalıştırmayı planlıyor.

OVHcloud ise üçüncü çeyrekte kamu bulutu gelirlerini yüzde 20,2 artırdı. Şirketin büyümesinde, ABD Cloud Act gibi sınır ötesi veri düzenlemelerinden etkilenmeyen Avrupa kontrollü bulut altyapısı önemli rol oynuyor. Veri egemenliği yaklaşımı, özellikle Avrupa Birliği’nin dijital stratejisinde giderek daha fazla önem kazanırken bu eğilim yerel teknoloji sağlayıcılarına rekabet avantajı sağlıyor.

Yapay zekâ yatırımlarının uzun vadede aynı hızla devam edip etmeyeceği henüz kesinleşmiş değil. Buna rağmen son finansal tablolar, yapay zekâ ekonomisinde değerin yalnızca model geliştiren şirketlerde oluşmadığını gösteriyor. Kurumsal sistemleri modernize eden, farklı yapay zekâ modellerini mevcut iş süreçlerine entegre eden Avrupa teknoloji şirketleri de yeni dönemin en güçlü büyüme adayları arasında yer alıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu