Haberler

Yurt Dışı Telefonlarda IMEI Kayıt Süreci Resmen Değişti

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), IMEI kayıt sürecini doğrudan etkileyen yönetmelik değişikliğini yürürlüğe aldı. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle birlikte başvurular yalnızca e-Devlet üzerinden gerçekleştirilecek, diplomatlara yönelik kayıt esasları ile arıza nedeniyle değiştirilen cihazların IMEI güncelleme süreci de yeni kurallara bağlandı. Değişiklik, cihaz sahiplerinin yanı sıra üretici, ithalatçı ile mobil haberleşme işletmecilerinin sorumluluklarını da yeniden şekillendirdi.

IMEI Kayıt Başvurularında Dijital Süreç Zorunlu Hâle Geldi

Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik’in çeşitli maddelerini güncelledi. Düzenleme kapsamında daha önce mevzuatta yer alan kısa mesaj bildirimlerine ilişkin hükümler kaldırılırken e-Devlet IMEI başvurusu tek resmî işlem yöntemi olarak tanımlandı. Böylece kullanıcılar, kayıt işlemlerini yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden yürütecek.

Yeni uygulama, başvuru sürecini tek platform altında toplamanın yanında kayıt işlemlerinin dijital ortamda izlenmesini de kolaylaştırıyor. BTK’nın son yıllarda elektronik kamu hizmetlerini yaygınlaştırma yaklaşımıyla uyumlu hazırlanan düzenleme, farklı başvuru yöntemlerinden kaynaklanan uygulama farklılıklarını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Yurt dışı telefon kaydı yaptıracak kişiler açısından süreç değişmese de başvurunun hangi kanal üzerinden yapılacağı artık açık şekilde mevzuata işlendi.

Yönetmelik yalnızca bireysel kullanıcıları ilgilendirmiyor. Türkiye’de görev yapan büyükelçilik ile konsolosluk personeline yönelik hükümler de yeniden düzenlendi. Yabancı Misyon Kimlik Kartı bulunan kişiler, kimlik kartlarının geçerlilik süresi boyunca cihaz kayıt başvurusu yapabilecek. Kartın süresi sona erdiğinde cihazlar için 120 günlük ilave kullanım süresi tanınacak. Bu sürenin sonunda kayıt yenilenmezse ilgili IMEI numarası kara listeye alınacak. Kara listedeki bir cihazın yeniden mobil şebekede kullanılmaya başlanması durumunda işletmeciler, BTK düzenlemesi kapsamında kurumu bilgilendirmekle yükümlü olacak.

Yönetmelikte en kapsamlı değişikliklerden biri, kayıtlı telefonların teknik arıza nedeniyle değiştirilmesi durumunda uygulanacak prosedür oldu. Daha önce uygulamada farklı yorumlara neden olan süreç, yeni hükümlerle ayrıntılı biçimde tanımlandı. Cihazın veya ana kartının değiştirilmesi gerektiğinde ilk kayıt başvurusunu yapan kişi, değişim işlemini gerçekleştiren üretici ya da ithalatçı BTK’ya IMEI değişikliği talebinde bulunabilecek.

Başvurunun kabul edilmesi için değişimi yapan firmanın resmi antetli kâğıt ya da firma kaşesi bulunan bir belge düzenlemesi gerekecek. Belgede firma bilgileri, değişimin arıza nedeniyle yapıldığına ilişkin açıklama ile eski ve yeni IMEI numaralarının eksiksiz şekilde yer alması şart koşuluyor. Kullanıcılar ise cihaz kaydını tamamladıktan sonra üç takvim yılı içinde, eski IMEI numarası beyaz listede bulunduğu sürece başvurularını e-Devlet üzerinden iletebilecek. Böylece garanti kapsamında değiştirilen cihazlarda yaşanan idari belirsizliklerin önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor.

IMEI numarası, mobil cihazların şebekeler tarafından tanınmasını sağlayan benzersiz kimlik bilgisi olarak kullanılıyor. Bu nedenle ana kart değişimi gibi işlemler sonrasında yeni kimlik bilgisinin sisteme işlenmesi, cihazın Türkiye’deki mobil şebekelerde sorunsuz çalışabilmesi açısından önem taşıyor. Yeni düzenleme, teknik servis süreçleriyle kayıt sistemini aynı çerçevede buluşturarak kullanıcıların yeniden kayıt yaptırmak zorunda kalmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

Yurt dışından getirilen telefonlar, mevcut uygulamaya göre IMEI kaydı yapılmadan belirli bir yasal kullanım süresi boyunca Türkiye’deki mobil şebekelerde kullanılabiliyor. Sürenin tamamlanmasının ardından cihazın haberleşme hizmetlerine erişimi sonlandırılıyor. 2026 yılı için 54 bin 258 lira olarak belirlenen IMEI kayıt ücreti ise kayıt kararında belirleyici olmaya devam ediyor. BTK’nın yürürlüğe aldığı son yönetmelik, kayıt sürecini dijitalleştirmenin yanında uygulamadaki belirsizlikleri azaltarak kullanıcılar, üreticiler ile mobil operatörler için daha net bir işleyiş oluşturmayı hedefliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu