Meta Çalışanları Yapay Zekâ Eğitimi İçin Uygulanan Sıkı Takip Programına İsyan Etti
Meta liderliğinin yapay zekâ modellerini eğitmek için başlattığı zorunlu takip programı, binlerce çalışanın mahremiyet ve iş güvencesi endişesiyle isyan etmesine yol açtı.

Sosyal medya devi Meta, kişisel süper zekâ inşa etme hedefi doğrultusunda çalışanlarının bilgisayar başındaki her hareketini izlemeye başlayınca şirket içerisinde büyük bir huzursuzluk patlak verdi. New York Times tarafından yayımlanan rapora göre teknoloji devi, çalışanların klavye vuruşlarından ekran görüntülerine kadar tüm verilerini yapay zekâ modellerini eğitmek amacıyla kayıt altına alıyor. Şirket yönetimi bu hamleyi verimlilik artışı olarak savunurken binlerce personel mahremiyet ihlali ve iş güvencesi endişesiyle liderliğe karşı bayrak açtı.
İzleme Programı Ve Veri Toplama Süreçleri Personel Arasında Güven Krizine Yol Açıyor
Yönetim kadrosu, Model Yetenek Girişimi (MCI) adını verdiği yeni bir program aracılığıyla çalışanların Gmail, VSCode ve dahili asistan Metamate gibi uygulamalardaki her adımını takip etmeye başladı. Sistem, insanların karmaşık bilgisayar görevlerini nasıl tamamladığını öğrenmek üzere fare hareketlerini ve yazılan metinleri anlık olarak merkezi veri havuzuna aktarıyor. Çalışanlar, kurumsal dizüstü bilgisayarlarda bu takibi kapatma seçeneğinin bulunmamasını sert bir dille eleştirerek duruma tepki gösteriyor. Şirketin CTO’su Andrew Bosworth, personelden gelen devre dışı bırakma taleplerini reddederek izleme sürecinin zorunlu olduğunu bizzat teyit etti. Şirket sözcüleri hassas içeriklerin korunduğunu iddia etse de personelin büyük bir kısmı Meta yapay zeka stratejisi uğruna temel haklarının feda edildiğini düşünüyor.
Teknoloji devinin bir yandan 8 bin çalışanı işten çıkarmaya hazırlanması, diğer yandan milyarlarca dolarlık harcama yapması çalışan moralini tarihin en düşük seviyesine indirdi. Mark Zuckerberg liderliğindeki yönetim, yapay zekâ sayesinde küçük ekiplerin devasa işler başarabileceğini savunarak kadro daraltma operasyonlarını 20 Mayıs tarihi itibarıyla başlatıyor. Blind gibi anonim platformlarda seslerini duyuran mühendisler, kendi yerlerine geçecek algoritmaları eğitmek zorunda bırakıldıklarını belirterek geleceğe dair kaygılarını dile getiriyor. Şirket, rakiplerinden üst düzey araştırmacıları transfer etmek için rekor seviyelere çıkardığı maaş paketleriyle Meta çalışan takibi krizinin ortasında yeni yetenekleri bünyesine katmaya çalışıyor.
👉️ İlginizi Çekebilir: Meta Instagram’da Uçtan Uca Şifrelemeyi Kaldırdı
Kurumsal yönetim, işten çıkarmalara rağmen 2028 yılına kadar devasa tesisler inşa etmek amacıyla 600 milyar dolarlık Meta veri merkezi bütçesi ayırdığını duyurdu. Nvidia ve diğer donanım sağlayıcılarıyla yapılan anlaşmalar çerçevesinde kurgulanan bu genişleme planı, mevcut çalışanların üzerindeki üretim yükünü daha da ağırlaştırıyor. Üst düzey araştırmacılara sunulan astronomik tazminat paketleri, kuruluşun bünyesindeki eski çalışanların sadakatini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Şirket tarafından açıklanan generative AI yatırımları hacmi, finansal önceliklerin insan kaynağı yerine teknolojik altyapıya kaydığını net bir şekilde gösteriyor.
Analistler, Meta’nın bu stratejisinin uzun vadede yaratıcılığı öldürebileceği ve yetenekli personelin rakiplere kaçmasına neden olabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Şirket, veri madenciliği operasyonlarını genişletirken iş yeri huzurunu korumak yerine teknolojik üstünlüğe odaklanmayı tercih ediyor. Zuckerberg’in verimlilik vizyonu kâğıt üzerinde kârlılığı artırsa da ofis içindeki mutsuzluk ortamı dijital dönüşümün insani maliyetini gözler önüne seriyor. Gelecek aylarda yapılması planlanan geniş çaplı tensisat, Meta’nın yapay zekâ odaklı kurumsal dönüşüm sürecindeki en sancılı eşiklerden biri olarak tarihe geçiyor.
✍️ Editörün Notu İçin Tıklayın
Meta’nın son hamlesi, yapay zekâ dünyasındaki yarışın ne kadar acımasız bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Çalışanların her fare hareketini ve klavye tuşunu takip ederek onları birer eğitim verisi haline getirmek, teknoloji dünyasında yeni bir etik krizin fitilini ateşledi. Zuckerberg’in süper zekâ hayali binlerce çalışanın işsiz kalma korkusuyla birleşince ciddi bir iç huzursuzluk kaçınılmaz hale geliyor.










