Çin, Hibrit Nükleer Santral Modeliyle Enerji Üretiminde Yeni Bir Döneme Giriyor
Çin, nükleer enerji yatırımlarında alışılmış modellerin dışına çıkan yeni bir projeyi uygulamaya aldı. Jiangsu eyaletinde kurulan Xuwei Nükleer Isıtma ve Güç Tesisi, farklı reaktör nesillerini aynı sahada bir araya getirerek enerji üretimini sanayi ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkilendiriyor. Proje, elektrik üretiminin yanı sıra endüstriyel buhar tedarikine odaklanıyor.
Xuwei Projesi Nükleer Enerjiyi Sanayiyle Doğrudan Buluşturuyor
China National Nuclear Corporation, Xuwei Faz I kapsamında ilk ünitenin nükleer adasında beton dökümünü tamamladı. Şirket, bu adımla inşaat sürecini resmen başlattı. Proje, nükleer enerjinin yalnızca şebekeye elektrik sağladığı geleneksel anlayışı geride bırakmayı hedefliyor. Xuwei Nükleer Isıtma ve Güç Tesisi, Çin’in 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde başlatılan ilk nükleer yatırım olarak kayda geçti. Tesis, hâlihazırda faaliyet gösteren Tianwan Nükleer Santrali’ne yakın bir noktada yükseliyor.

Xuwei sahasında iki farklı reaktör teknolojisi birlikte kullanılacak. Tesiste, üçüncü nesil Hualong One basınçlı su reaktörlerinden iki adet yer alıyor. Her bir reaktör 1208 MWe net elektrik üretim kapasitesine sahip bulunuyor. Bu yapıya ek olarak 660 MWe kapasiteli dördüncü nesil yüksek sıcaklık gaz soğutmalı reaktör de sisteme entegre ediliyor.
Çin Devlet Konseyi, projeyi ağustos 2024’te onaylanan nükleer yatırımlar arasına dahil etti. CNNC, bu tasarımı üçüncü ve dördüncü nesil reaktörlerin aynı üretim zincirinde çalıştığı ilk nükleer tesis olarak tanımlıyor. Tesiste ayrıca ısıdan elektriğe geçişi yöneten özel bir buhar değişim istasyonu yer alıyor.
Xuwei Nükleer Tesisi, Lianyungang petrokimya merkezinin hemen yanında konumlanıyor. Bölgedeki sanayi tesisleri, saatlik yaklaşık 13 bin ton buhar talebiyle çalışıyor. Proje ekibi, bu ihtiyacı kömür yerine nükleer enerjiyle karşılamayı planlıyor.
Sistem iki aşamalı bir ısıtma sürecine dayanıyor. İlk aşamada demineralize su, Hualong One reaktörlerinden elde edilen buharla doymuş hâle getiriliyor. İkinci aşamada ise bu buhar, yüksek sıcaklık gaz soğutmalı reaktörden gelen enerjiyle yeniden ısıtılıyor. Bu yapı, petrokimya tesislerinde kullanılan yüksek sıcaklık gerektiren işlemler için istikrarlı bir enerji kaynağı oluşturuyor.
Proje tamamlandığında tesisin yıllık 32,5 milyon ton endüstriyel buhar üretmesi planlanıyor. Elektrik üretiminin ise 11,5 milyar kilovat-saat seviyesini aşması bekleniyor. Bu üretim hacmi, yılda yaklaşık 7,26 milyon ton kömür kullanımını ortadan kaldıracak. Yetkililer, tesisin faaliyete geçmesiyle yıllık 19,6 milyon ton karbondioksit salımının engelleneceğini belirtiyor. Nükleer buhar üretiminin emisyon değeri, kömür bazlı sistemlere kıyasla yüzlerce kat daha düşük seviyede bulunuyor.
Proje ekibi, iki farklı reaktör tipinin güvenli biçimde işletilmesi için gelişmiş dijital simülasyonlardan yararlanıyor. Bu simülasyonlar, tesisin çalışma senaryolarını daha inşaat aşamasında test etmeye imkân tanıyor. Şantiyede kullanılan akıllı otomasyon sistemleri de süreci hızlandırıyor. Lazer destekli izleme çözümleri, kaynak işlemlerinde hassasiyeti artırıyor. Robotik Metal Active Gas kaynak sistemleri ise geleneksel yöntemlere kıyasla daha yüksek verim sunuyor.










