Haberler

Bilim İnsanları İnsan Beyninin Çalışma Prensibini Çözmek İçin Dünyanın En Güçlü Süper Bilgisayarlarını Kullanıyor

Almanya’daki Jülich Araştırma Merkezi’nden bilim insanları, insan beyninin tam ölçeğinde bir simülasyonunu oluşturmak için hazırlıklara başladı. Bu iddialı proje, dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarından biri olan JUPITER’i kullanacak. Araştırmacılar, daha önce on yıllık süre ve büyük bütçelere rağmen bekleneni veremeyen İnsan Beyni Projesi girişimlerinin ötesine geçmeyi hedefliyor.

Meyve Sineği Beyni Haritası Büyük Projeye İlham Verdi

Bilim dünyası, 2024 yılında önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Araştırmacılar, bir meyve sineğinin beynindeki devre haritasını tam olarak çıkarmayı başardı. Bir kum tanesi boyutundaki bu organ, yaklaşık yüz elli metre uzunluğunda bağlantı ve elli dört buçuk milyon sinaps içeriyor. Bu başarı, sinyallerin beyin içinde nasıl yol aldığını anlamak için kritik bir temel oluşturdu. Jülich’teki ekip, bu bilgi birikimini çok daha büyük bir hedefe yönlendiriyor.

Projenin lideri nörofizik profesörü Markus Diesmann, insan beyni simülasyonu için yeni bir strateji izliyor. Ekip, beynin daha küçük bölgelerine ait mevcut modelleri bir araya getirecek. JUPITER süper bilgisayarı, bu modelleri entegre ederek milyarlarca ateşleyen nöronun eş zamanlı simülasyonunu çalıştıracak. Bu yaklaşım, bütünsel bir model oluşturmanın önündeki teknik engelleri aşmayı amaçlıyor.

Projenin kalbinde, JUPITER adlı süper bilgisayarı yer alıyor. TOP500 listesine göre dünyanın dördüncü en güçlü süper bilgisayarı olan JUPITER, binlerce grafik işlem biriminden oluşuyor. Ekip, geçtiğimiz ay bu sistem üzerinde önemli bir başarıya imza attı.

Araştırmacılar, “spiking neural network” adı verilen bir sinir ağı modelini JUPITER’de ölçeklendirmeyi başardı. Bu deneme, insan beyninin serebral korteksindeki yirmi milyar nöron ve yüz trilyon bağlantıyı simüle edecek kapasiteyi kanıtladı. Diesmann, New Scientist’e yaptığı açıklamada bu simülasyonun, önceki küçük ölçekli denemelere kıyasla niteliksel bir sıçrama olacağını vurguladı.

Diesmann, büyük sinir ağlarının küçük olanlardan niteliksel olarak farklı şeyler yapabildiğine dikkat çekti. Bu durum, insan beyni ölçeğindeki bir simülasyonun, daha basit modellerin öngöremeyeceği karmaşık davranış ve dinamikleri ortaya çıkarabileceği anlamına geliyor. Beynin bilişsel işlevleri, hafıza ve öğrenme gibi süreçler, ancak bu devasa ölçekteki etkileşimlerle daha iyi anlaşılabilir.

Ancak uzmanlar, bu tür bir simülasyonun bile beynin tüm sırlarını çözemeyeceği konusunda uyarıda bulunuyor. Sussex Üniversitesi’nden matematiksel fizik profesörü Thomas Nowotny, beyin ölçeğinde simülasyonlar yapmanın mümkün olabileceğini ancak bunun beynin simülasyonunu yapmak anlamına gelmeyeceğini belirtti. Nörobilim araştırmaları, biyokimyasal süreçler, çevresel etkileşimler ve bilinç gibi faktörlerin hala büyük bir gizem olarak kaldığını kabul ediyor.

Jülich’teki proje, beynin temel işleyiş prensiplerine dair eşi görülmemiş bir pencere açabilir. Bu çalışma, nörolojik hastalıkların anlaşılmasından yapay zekâ mimarilerine kadar geniş bir alanda etki yaratma potansiyeli taşıyor. Bilim dünyası, bu tarihi girişimin sonuçlarını merakla bekliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu