Apple İngiltere’deki App Store Cezası İçin Üst Mahkemeye Başvurdu
Apple, İngiltere’de App Store politikaları nedeniyle verilen yaklaşık 2 milyar dolarlık para cezasına karşı hukuk mücadelesini bir üst aşamaya taşıdı. Şirket, rekabet ihlali iddiasıyla açılan davada verilen kararı kabul etmediğini belirterek İngiltere Temyiz Mahkemesi’ne başvuru yaptı.
App Store Komisyon Oranları Davanın Merkezinde Yer Aldı
Dava süreci, daha önce Rekabet Temyiz Mahkemesi’nde ele alındı. Mahkeme, Apple’ın App Store üzerinden uygulama geliştiricilerinden aldığı komisyon oranlarıyla pazardaki hâkim konumunu kötüye kullandığına hükmetti. Bu karar doğrultusunda şirkete 1.5 milyar sterlin tutarında ceza kesildi.
Rekabet Temyiz Mahkemesi, Apple’ın uygulama geliştiricilerinden aldığı yüzde 30’luk komisyon oranını rekabeti sınırlayıcı bir uygulama olarak değerlendirdi. Mahkeme, daha adil bir yapı için komisyon oranının yüzde 15 ile yüzde 20 aralığında olması gerektiği kanaatine vardı.
Apple, bu değerlendirmeye itiraz etti. Şirket, mahkemenin uygulama ekonomisini yanlış yorumladığını savundu. Apple, mevcut sistemin rekabetçi bir ortam sunduğunu belirterek karara karşı temyiz talebinde bulundu. Rekabet Temyiz Mahkemesi, bu talebi kabul etmedi.
Apple, yerel mahkemeden olumsuz yanıt almasının ardından süreci İngiltere Temyiz Mahkemesi’ne taşıdı. Şirket, bu adımla birlikte davanın daha üst bir yargı merciinde yeniden ele alınmasını talep etti. Apple cephesinden yeni başvuruya ilişkin resmî bir açıklama gelmedi. Şirketin, özellikle belirlenen komisyon oranlarının varsayıma dayandığını savunması bekleniyor. Mahkeme kararında kullanılan hesaplama yönteminin Apple tarafından hukuki açıdan tartışmalı bulunduğu ifade ediliyor.
Mahkeme kararının kesinleşmesi hâlinde yaklaşık 2 milyar dolarlık ceza, 2015 ile 2024 yılları arasında App Store üzerinden alışveriş yapan İngiltere’deki kullanıcılara dağıtılacak. Bu durum, davayı yalnızca Apple için değil milyonlarca kullanıcı için de önemli hâle getiriyor.
Apple’ın temyiz süreci, Avrupa’da teknoloji şirketlerine yönelik rekabet davalarının seyrini etkileyecek başlıca örneklerden biri olarak görülüyor.









