Yapay Zekâ Talebi Veri Merkezlerini Zorluyor Güç Dengesi Değişiyor
Küresel ölçekte yapay zekâ yatırımları hız kazanırken veri merkezlerinin bu artan talebe ne kadar dayanabileceği tartışma konusu oldu. Goldman Sachs tarafından yayımlanan yeni rapor, kapasitenin şimdilik yeterli göründüğünü ortaya koysa da tabloyu belirleyecek birçok belirsizlik bulunduğunu gösteriyor.
Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi Hızla Artıyor
Rapora göre yapay zekânın veri merkezi pazarındaki payı önümüzdeki iki yıl içinde iki katına çıkarak yüzde 30 seviyesine ulaşacak. Bu büyüme, geleneksel bulut iş yüklerinin payını kademeli olarak azaltacak.
Goldman Sachs analistleri, veri merkezlerinin toplam elektrik tüketiminin 2030 yılına kadar 2023 seviyelerine kıyasla yüzde 175 artacağını öngörüyor. Bu oran, bankanın daha önce paylaştığı yüzde 165’lik tahminin de üzerine çıkıyor. Uzmanlar, artan yapay zekâ iş yüklerinin yalnızca donanım ihtiyacını değil enerji altyapılarını da ciddi biçimde zorladığını ifade ediyor.
Goldman Sachs’ın temel senaryosuna göre veri merkezlerinde doluluk oranları önümüzdeki 18 ay boyunca zirve seviyelerde kalacak. Analistler, bu sürecin 2026 yılına kadar devam edeceğini tahmin ediyor. Banka, 2026 sonrasında arz tarafındaki baskının hafifleyeceğini ve doluluk oranlarının 2028 itibarıyla yüzde 90 seviyelerine gerileyeceğini öngörüyor. Uzmanlar, bu noktadan sonra pazarın daha dengeli bir yapıya kavuşacağını düşünüyor.
Goldman Sachs Research’ten Jim Schneider, bazı senaryolarda talep artışının beklenenden çok daha sert olabileceğini belirtiyor. Schneider, özellikle yapay zekâ destekli video içeriklerinin hesaplama gücü ihtiyacını ciddi biçimde artırabileceğini ifade ediyor.
Yeni nesil grafik işlemcilerinin daha yüksek enerji tüketmesi hâlinde, veri merkezlerinde doluluk oranlarının 2030 yılına kadar bazı bölgelerde yüzde 100’ün üzerine çıkabileceği değerlendiriliyor. Bu senaryoda doluluk oranlarının temel tahminlerin 17 puan üstüne taşınması bekleniyor.
Raporda yer alan alternatif senaryolardan biri, yapay zekâ talebinin özellikle son kullanıcı tarafında zayıflaması ihtimalini ele alıyor. Talebin 2025 ile 2030 arasında yüzde 20 düşmesi hâlinde veri merkezlerinde arz fazlası oluşabileceği belirtiliyor. Bu durumda doluluk oranlarının temel senaryonun sekiz puan altına gerileyebileceği ve işletmecilerin kira bedellerinde indirime gitmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor.
Goldman Sachs, küresel ekonomik yavaşlamanın da veri merkezi pazarını etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Şirketler, bulut harcamalarını sıkılaştırma yoluna giderse büyüme hızının düşebileceği belirtiliyor. Bugün veri merkezlerindeki kapasitenin yaklaşık yüzde 85’i geleneksel bulut hizmetleri ile standart iş yüklerine ayrılmış durumda bulunuyor. Bu alandaki talebin gerilemesi hâlinde yapay zekâ talebi sabit kalsa bile doluluk oranlarında düşüş yaşanabileceği vurgulanıyor.
Uzmanlar, yüksek talep senaryosunda büyük bulut sağlayıcılarının inşa edebildikleri kadar hızlı biçimde kapasiteyi kiralamaya devam edeceğini öngörüyor. Goldman Sachs, piyasanın orta vadede daha da sıkılaşacağını ancak bu sürenin ne kadar uzayacağının henüz netleşmediğini belirtiyor.









