Kurumlar Mobil Uygulama Güvenliğinde Gerçek Riskleri Görmezden Geliyor
Yeni bir araştırma, kurumların mobil uygulama güvenliğinde kendilerine fazla güven duyduğunu ortaya koydu. Şirketlerin yüzde 93’ü güvenlik konusunda yeterli olduklarını belirtirken geçen yılın verileri bunun aksini gösterdi. Kurumların yüzde 62’si son 12 ayda güvenlik ihlali yaşadı. Araştırmada her bir kurumun ortalama dokuz kez saldırıya uğradığı belirlendi.
Güvenlik İhlalleri Şirketlere Zarar Veriyor
Yapılan araştırma verileri, şirketlerin siber güvenlik tehditleriyle ne ölçüde karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Katılımcı şirketlerin %52’si kötü amaçlı yazılım saldırılarına maruz kaldığını bildirirken, %45’i çeşitli boyutlarda veri sızıntısı yaşadığını belirtiyor. Şirketlerin %37’si ise yetkisiz erişim ve kimlik bilgisi hırsızlığı vakalarıyla karşılaştığını ifade ediyor.
Araştırma sonuçları, siber güvenlik ihlallerinin işletmeler üzerinde yalnızca finansal etkileri olmadığını gösteriyor. Katılımcıların yarısından fazlası (%50) siber saldırılar nedeniyle operasyonel kesintiler yaşadığını bildirirken, %48’i önemli veri kayıplarıyla karşılaştığını belirtiyor. Şirketlerin %41’i ise bu olaylar sonrasında müşteri güvenini kaybettiklerini ifade ediyor.
Araştırmada öne çıkan bulgulardan biri de geliştirme ekiplerine yönelik hız baskısı oldu. Katılımcıların yüzde 74’ü uygulama ekiplerinin daha hızlı teslimat için zorlandığını söyledi. Yüzde 71’i bu baskının güvenlik standartlarını düşürdüğünü kabul etti. Uzmanlara göre hız ile güvenlik arasında kurulan denge hatalı. Geliştirme süreçlerinde güvenliğin engel değil destek unsuru olması gerektiği vurgulandı.
Şirketlerin önemli bir kısmı şifreleme, güvenlik testi ve tehdit takibi gibi temel çözümleri kullanıyor. Katılımcıların yüzde 69’u veri şifreleme, yüzde 63’ü güvenlik testi, yüzde 59’u tehdit izleme yöntemlerini uyguluyor. Ancak rapor, koruyucu önlemlerin düşük seviyede olduğunu gösterdi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i kod karıştırma yöntemini, yüzde 60’ı ise çalışırken uygulama kendini koruma teknolojisini (RASP) kullanmıyor. Ayrıca dört kurumdan biri tamamen kendi geliştirdiği çözümlerle yetiniyor.
Araştırma, kurumların büyük bölümünün güvenlik yatırımlarını ihlal yaşandıktan sonra yaptığını gösterdi. Katılımcıların yüzde 85’i güvenlik yatırımlarının genellikle bir saldırı sonrası gündeme geldiğini belirtti. Yüzde 58’i güvenlik ihlali nedeniyle, yüzde 47’si iş ortaklarının talebiyle, yüzde 30’u ise başarısız testler sonrası yatırım yaptığını açıkladı. Uzmanlar, bu yaklaşımın riskleri artırdığını ve kurumların saldırılara karşı sürekli savunmasız kaldığını ifade etti.
Siber güvenlik uzmanları, şirketlerin saldırılara karşı önceden planlı hareket etmesi gerektiğini söylüyor. Güvenlik çözümlerinin geliştirme süreçlerinin içine entegre edilmesi öneriliyor. Araştırmaya göre saldırganlar özellikle zayıf mobil uygulamaları hedef alıyor. Bu nedenle şirketlerin hız kaygısı yerine sürdürülebilir güvenlik yaklaşımını benimsemesi gerekiyor.









