Trump Yönetimi Büyük Teknoloji Şirketlerine Karşı Yumuşak Tavır Sergiliyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde teknoloji devlerine yönelik tavrı ilk döneme kıyasla daha ılımlı ilerliyor. Beklentilerin aksine sert antitröst hamleleri yerine daha esnek adımlar gündeme geliyor. Bu durum Amerikan teknoloji şirketleri arasında birleşme ve satın almaların hızlanmasına yol açtı. Yılın aynı dönemine göre işlem hacmi yüzde 52 oranında arttı.
Teknoloji Birleşmeleri Artış Gösteriyor
Trump yönetimi bugüne kadar yalnızca bir teknoloji birleşmesine dava açtı. Görev başlangıcından kısa süre sonra Adalet Bakanlığı, Hewlett Packard Enterprise’ın Juniper Networks’ü 14 milyar dolara satın almasını engellemek istedi. Süreç daha sonra ulusal güvenlik gerekçeleri dikkate alınarak anlaşmayla çözüldü. Bunun dışında bazı şirket birleşmeleri varlık devri şartıyla onay aldı.
Piyasadaki hareketlilik yalnızca köklü teknoloji firmalarıyla sınırlı kalmıyor. Yatırım gücü yüksek yapay zekâ girişimleri de satın almalarda öne çıkıyor. Cumhuriyetçi yönetimlerin genel olarak antitröst politikalarında daha esnek davrandığı biliniyor. Ancak Trump’ın geçmişte büyük teknoloji şirketlerine karşı sert açıklamaları, ikinci dönemde farklı bir yaklaşım beklentisini güçlendirmişti.
Trump’ın Çin karşısında güçlü bir yapay zekâ ekosistemi kurma hedefi, teknoloji devlerine yönelik baskıyı azaltan temel neden olarak öne çıkıyor. Beyaz Saray’da geçtiğimiz günlerde yapılan yemekte Trump’ın Google CEO’su Sundar Pichai ile verdiği mesaj da bu yaklaşımı gösterdi. Trump, Google’a açılan davanın Biden dönemine ait olduğunu öne sürdü. Oysa dava Trump’ın ilk döneminde başlatılmış ve Biden döneminde sürdürülmüştü.
Analistlere göre yönetimin henüz ilk yılında olunması da tabloyu etkiliyor. Antitröst davalarının hazırlanması uzun süre gerektirdiği için ileride yeni adımlar atılması ihtimali varlığını koruyor. Yine de Trump’ın yapay zekâ yatırımlarına öncelik vermesi, Silikon Vadisi şirketleriyle daha dengeli bir ilişki kurulmasına yol açıyor. Buna rağmen Cumhuriyetçilerin ifade özgürlüğü ve içerik denetimi konularında teknoloji şirketlerini eleştirmeyi sürdüreceği öngörülüyor.









