Amerikan Hükûmeti Yapay Zekâ Araçlarını Kamu Çalışmalarında Kullanmaya Başladı
Amerika Birleşik Devletleri’nde farklı devlet kurumları yapay zekâ tabanlı araçları çalışanlarının iş süreçlerine dâhil etmeye başladı. Trump yönetimi, generatif yapay zekâ sistemlerini birçok federal kurumda devreye alarak gündeme oturdu. Genel Hizmetler İdaresi’nden Sosyal Güvenlik Kurumu’na kadar birçok alanda kullanılan bu araçların, yıl sonuna kadar yüz binlerce kamu çalışanının iş yükünü etkileyeceği öngörülüyor.
Yapay Zekâ Kamu Çalışanlarının Günlük İşlerinde Yer Almaya Başladı
Federal kurumlar yapay zekâ araçlarını daha çok e-posta yazmak, belgeleri özetlemek ve temel idari görevleri kolaylaştırmak için kullanıyor. GSA, satın alma süreçlerinde bu teknolojiyi test ederken, Eğitim Bakanlığı öğrencilere ve ailelere kredi ödemeleri hakkında yanıt vermeyi hedefleyen bir sistem planlıyor. Gaziler İşleri Bakanlığı ise kod yazımında yapay zekâdan faydalanıyor.
Uzmanlara göre, sözleşme hazırlama ve ihale süreçleri gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda yapay zekâ araçları güvenilir sonuç üretmiyor. Çoğu sözleşme yıllardır kabul edilen ifadeler üzerinden yürütülürken, yapay zekâ tarafından önerilen yeni terimler hukukçuların işini zorlaştırıyor. Yanlış yönlendirmeler ise zaman kaybına neden oluyor.
Geçmişte farklı örneklerde görüldüğü üzere, hukuk alanında kullanılan yapay zekâ sistemleri ciddi hatalar yapabiliyor. Bazı durumlarda var olmayan davalara atıfta bulunuldu, bazı durumlarda da yüksek mahkemelerin kararları yanlış yorumlandı. Araştırmalar, hukuk odaklı yapay zekâ yazılımlarının yüzde 17 ila 33 oranında hatalı içerik üretebildiğini gösteriyor.
ABD Gelir İdaresi Başkanlığı henüz kamuya açık bir yapay zekâ destekli sohbet robotu sunmadı. Ancak kurumun 2024 raporunda bu alana yatırım yapılması gerektiği belirtildi. Pensilvanya’da yapılan pilot uygulamada çalışanlar, e-posta yazma ve belge özetleme gibi işlerde günde ortalama 95 dakika tasarruf sağladı.
Uzmanlar, yapay zekâ araçlarının kamu kurumlarında dikkatli ve kademeli şekilde kullanılmasının önemini vurguluyor. Özellikle vatandaşların doğrudan etkilendiği hizmetlerde yapay zekâ destekli sistemlerin açık uyarılarla birlikte sunulması gerektiği belirtiliyor. Kullanıcıların insanla değil bir yazılım ile konuştuklarını bilmesi ve verilen yanıtların bağlayıcı olmadığının açıklanması öneriliyor.









