Haberler

Yapay Zekâ Uzmanları OpenAI’ı İnsanlığa İhanetle Suçladı

Yapay zekâ alanındaki en önemli isimler, OpenAI’a karşı sert ifadeler içeren yeni bir açık mektup kaleme aldı. Geoffrey Hinton, Gary Marcus ve Stephen Fry gibi kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda imzacı, şirketin insanlık adına verdiği sözleri unuttuğunu savundu. Mektupta, OpenAI’ın kuruluş amacını terk ederek kâr odaklı bir yapıya dönüştüğü ileri sürüldü.

Şirketin Kuruluş Amacı Tartışma Konusu Oldu

OpenAI, 2015 yılında insanlığa fayda sağlamak amacıyla kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak kuruldu. Ancak zaman içinde şirketin önce kâr amacı güden bir yapıya evrilmesi, ardından Microsoft gibi dev şirketlerle iş birliğine gitmesi, kurucu ilkelere sadık kalınıp kalınmadığı yönünde tartışmalara yol açtı.

Açık mektupta, şirketin artık sadece yönetim masasında değil aynı zamanda pazarlık masasında da insanlık adına kararlar aldığı fakat bu kararların içeriğini kimsenin bilmediği belirtildi. “Sözleşmeyi görmeden, şartları öğrenmeden ya da onay vermeden insanlık adına anlaşma yapılmasına” karşı çıkıldı.

İmzacı grup, OpenAI yönetiminden yedi maddelik net bir açıklama talep etti. Bunlar arasında şirketin insanlık yararına çalışmaya devam edip etmeyeceği, elde edilen fazla kârın topluma aktarılıp aktarılmayacağı ve AGI (yapay genel zekâ) geliştirilirse bunun nasıl yönetileceği gibi kritik başlıklar yer aldı.

Yine aynı listede, kâr amacı gütmeyen yönetim kurulunun işlevine devam edip etmeyeceği sorusu da dikkat çekti. İmzacı grup, şirketin artık yalnızca hissedarlarını değil, tüm insanlığı ilgilendiren kararlar verdiğini savundu.

Mektuba imza atanlar arasında yalnızca akademisyenler ve araştırmacılar yer almadı. Şirketin eski çalışanları, yönetime karşı çıkan eski kurul üyeleri ve kamuoyunun tanıdığı sanatçılar da listeye dahil oldu. Aralarında geçen yılki CEO krizi sırasında görevden alma girişiminde bulunan Helen Toner gibi isimler de bulunuyor. Stephen Fry gibi beklenmedik isimlerin de yer alması, yapay zekâ şirketlerinin toplum üzerindeki etkisinin giderek daha fazla alanı ilgilendirdiğini ortaya koydu.

Bu mektup, OpenAI’a gönderilen ilk açık mektup değil. 2024’ün başında benzer içerikli yazılar, hem Kaliforniya hem de Delaware eyaletinin başsavcılarına gönderilmişti. O dönemki mektuplarda da şirketin kâr amaçlı yapıya geçişi eleştirilmişti.

Geçtiğimiz yaz ise bazı mevcut ve eski çalışanlar, şirketin geliştirdiği teknolojilerin doğurabileceği riskler hakkında kamuoyuna konuşmalarının engellendiğini iddia etmişti. Bu açıklamalar, çalışanların şirkete duyduğu güvenin sarsıldığını gösteren ilk sinyallerdi.

Mektubun sonunda, alınacak kararların yalnızca şirketin değil tüm toplumun geleceğini etkileyebileceği vurgulandı. İmzacı grup, şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerinin yerine getirilmesini insanlık adına bir zorunluluk olarak değerlendirdi. OpenAI tarafından mektuba yanıt verilip verilmeyeceği henüz bilinmiyor. Ancak şirketin bu talepler karşısında sessiz kalması hâlinde, güven tartışmalarının daha da büyümesi kaçınılmaz görünüyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu