İş Arayışında Yapay Zekâ Kullanımı İşe Alım Uzmanlarını Endişelendiriyor
İş arama sürecinde teknolojik araçlardan yararlanmak zaman kazandırsa da adayların özgünlükten uzaklaşması işverenleri rahatsız ediyor. Son dönemde özellikle özgeçmiş hazırlarken ya da mülakatlara hazırlanırken teknolojiyi fazla kullanan adaylar, işe alım uzmanlarının radarına girdi. ABD’de faaliyet gösteren deneyimli insan kaynakları uzmanları, adayların kendilerini doğru şekilde ifade edemediklerini ve özgünlükten uzak belgelerle süreci riske attıklarını belirtiyor.
Sıklıkla Tekrarlanan Sözde Etkileyici İfadeler Sorun Yaratıyor
New York’ta 40 yıla yakın süredir işe alım yapan Steve Levy, gelen özgeçmişlerin kusursuz dilbilgisine rağmen gerçeklikten uzaklaştığını söylüyor. Belgelerdeki mükemmel cümle yapıları ve dikkatli formatlamalar ilk bakışta olumlu görünse de kişisel izler içermeyen bu belgeler, işe alım sürecinde olumsuz değerlendiriliyor. Levy, “Gerçek bir özgeçmişin küçük kusurları olur. Adayın kişiliğini hissettirmesi gerekir” diyerek yapay bir anlatımın karşı tarafta samimiyetsizlik algısı oluşturduğunu vurguluyor.

Arizona’daki büyük bir teknoloji firmasında işe alım sürecini yöneten Tejal Rives, adayların özgeçmişlerinde sıklıkla tekrar edilen bazı kelimelere dikkat çekiyor. “Dinamik”, “yenilikçi” ya da “liderlik odaklı” gibi klişe ifadelerin belgeyi sıradanlaştırdığını söyleyen Rives, adayların gerçek başarı hikâyelerini ve katkılarını özgün örneklerle anlatmaları gerektiğini belirtiyor. Rives, şablonların kolaylık sağladığını ancak özelleştirme yapılmadığı sürece etkisiz kaldığını ifade ediyor.
Austin, Teksas’ta haftalık ortalama 500 özgeçmiş değerlendiren işe alım uzmanı Desiree Goldey, başvuruların neredeyse yarısında dış kaynak kullanıldığını tespit etti. Özellikle adayların özgeçmişte belirttiği tarih, rakam ve pozisyonların LinkedIn profili veya mülakattaki ifadeleriyle uyuşmaması büyük bir sorun oluşturuyor.
Teknolojik araçların yalnızca başvuru belgelerinde değil, mülakatlarda da etkisini gösterdiğini belirten uzmanlar, görüntülü görüşmelerde bazı adayların yapay zekâ desteği aldığını söylüyor. Zoom gibi platformlarda gerçekleşen görüşmelerde, bazı adayların soruyu tekrarlayıp ardından gözlerini ekran dışına kaydırarak cevap vermesi, teknolojik bir yardım aldıklarını ortaya koyuyor.
Uzaktan çalışmaya uygun pozisyonlar için aday değerlendirmesi yapan yetkili Bonnie Dilber, son dönemde artan ilginç vakaları örnek veriyor. Dilber, bir adayın mülakat sırasında dijital yüz filtresiyle ekranda belirdiğini, soruları ise farklı bir kişinin cevapladığını tespit ettiklerini belirtiyor. Filtrenin zaman zaman görüntüyle uyumsuzluk göstermesi durumu açık ediyor. Dilber, bu tür uygulamaların özgüven eksikliğinden kaynaklandığını veya dolandırıcılık amacı taşıyabileceğini ifade ediyor.
Şirketler, bu tür girişimleri engellemek amacıyla teknolojik çözümler geliştirmeye yöneliyor. Dilber’in çalıştığı ekip, şüpheli mülakat kayıtlarını analiz eden bir platform kullanıyor. Dilber, gelecekte mülakatların kimlik doğrulama ile başlatılmasının yaygınlaşabileceğini öngörüyor. Adayların kimliklerini ve anlatımlarını doğrulamak isteyen firmalar, dijital sahteciliğe karşı daha hassas önlemler almaya hazırlanıyor.









