Haberler

Çin’in Yapay Zekâ Destekli İşaret Dili Çevirisi Beklentileri Karşılamadı

Çin’de işitme engelli bireyler için erişilebilir yayınlar üretme amacıyla geliştirilen yapay zekâ tabanlı işaret dili avatarları beklenen sonucu vermedi. Pekin Normal Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Zheng Xuan, teknolojinin mevcut hâliyle topluluk içinde güven kaybına yol açtığını açıkladı.

İşaret Dili Çevirisi Büyük Bir Başarısızlıkla Sonuçlandı

Çin’de yaklaşık 20.5 milyon işitme engelli birey bulunuyor. Hükûmet, bu bireylerin bilgiye erişimini kolaylaştırmak için televizyon yayınlarında dijital avatarlar aracılığıyla işaret dili çevirileri yapılmasını teşvik etti. Bu uygulama, ilk kez 2022 Pekin Kış Olimpiyatları sırasında devreye alındı.

Prof. Zheng ve ekibi, yapay zekâ tarafından oluşturulan işaret dili çevirilerini inceleyerek çarpıcı sonuçlara ulaştı. Araştırmacılar, avatarların oluşturduğu çevirileri metne döküp tekrar çevirdiklerinde, orijinal sesli içeriğin önemli bir bölümünün kaybolduğunu veya yanlış aktarıldığını tespit etti.

Avatarların el şekilleri, yönleri ve pozisyonları günlük işaret dilinden büyük ölçüde farklılık gösterdi. Ayrıca yüz ifadeleri, beden dili ve ağız hareketleri de doğal bir anlatımdan uzaktı. Görüşülen kullanıcılar, bu dijital çevirileri çoğunlukla anlayamadıklarını belirtti. Avatarların sınırlı bir kelime hazinesine sahip olduğu ve çok anlamlı kelimeleri kavrayamadığı ifade edildi.

İşaret Dili ile Konuşma Dili Arasındaki Fark Göz Ardı Edildi

Zheng, geliştiricilerin önemli bir hata yaptığını belirtti: İşaret dili ile konuşma dili arasındaki farklar yeterince dikkate alınmadı. İşaret dili sadece el hareketlerinden oluşmuyor. Yüz mimikleri, beden duruşu ve mekân kullanımı da anlamı şekillendiriyor. Örneğin, “bir kişinin odaya girmesi” gibi bir cümle, işaret dilinde tek bir hareketle kolayca anlatılabiliyor.

Çin işaret dili de kendi içinde çeşitlilik gösteriyor. “Doğal işaret dili” ile “işaretlenmiş Çince” arasında farklar bulunuyor ve kullanıcıların çoğu bu iki biçim arasında bir yerde konumlanıyor. Bölgesel lehçeler de işaret dili geliştiricileri için ayrı bir engel oluşturuyor.

Zheng, birçok teknoloji şirketinin işaret dili uzmanlarını sürece yeterince dahil etmediğini vurguladı. Katılan uzmanların çoğunun yalnızca destekleyici rollerde yer aldığı, işitme engelli bireylerin ise kullanıcı deneyimi konusunda belirleyici konumda olamadığı belirtildi.

Bir projede danışmanlık yapan Zheng, geliştirici ekibin sorunların ciddiyetini kavrayamadığını ve teknolojinin her şeyi çözeceği yönündeki iyimser beklentilerle hareket ettiğini ifade etti. Geri bildirimlerinin yeterince dikkate alınmadığını, teknik bilgisine saygı gösterildiğini fakat işitme engelli kimliğinin göz ardı edildiğini dile getirdi.

Gözlemlerine göre birçok şirket, ürünlerini insan sunucularla tanıtıp daha sonra eksik yapay modelleri piyasaya sürüyor. Bu da kullanıcılar arasında ciddi bir hayal kırıklığına neden oluyor. Zheng, işitme engelli bireylerin beklentilerinin karşılanmaması durumunda kendilerini deney malzemesi gibi hissedeceklerini ve teknolojik çözümlere olan güvenlerini kaybedeceklerini belirtti.

Uzmanlar, teknolojinin gelişeceğine inansalar da etik zararların göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor. Sorunun temelinde, işaret dilinin yalnızca yazılı ya da sözlü dile dönüştürülebilecek bir yapı olarak görülmesi yatıyor. Bu bakış açısı değişmediği sürece gerçek anlamda kapsayıcı çözümlerin geliştirilemeyeceği ifade ediliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu