Haberler

Almanya ABD’nin Yapay Zekâ Krallığının Anahtarlarını Elinde Tutup Tutmadığını Sorguluyor

Almanya rekabet otoritesi Bundeskartellamt, ülkedeki teknoloji şirketlerini bir araya getirerek yapay zekâ pazarındaki dengesizlikleri masaya yatırdı. Yapılan toplantıda Avrupa merkezli firmalar, büyük Amerikan bulut hizmeti sağlayıcılarının yapay zekâ gelişiminde belirleyici konuma geldiğini savundu. Bu durumun özellikle küçük şirketlerin rekabet gücünü zayıflattığı öne sürüldü.

Büyük Oyuncular Veri ve Donanım Üzerinden Üstünlük Kuruyor

Amazon Web Services, Google Cloud ve Microsoft Azure gibi üç büyük Amerikan bulut şirketi, yüksek işlem gücü ve büyük veri havuzlarıyla öne çıkıyor. Avrupa’daki teknoloji firmaları ise bu kapasitelere erişimde ciddi kısıtlamalarla karşılaşıyor. Yapay zekâ modellerinin eğitimi ve dağıtımı için gerekli altyapıya erişemeyen küçük ölçekli şirketler, pazarda rekabet etme şansını kaybediyor.

Toplantıda, temel modellerin geliştirilmesinde büyük veri setlerine erişimin ne kadar kritik olduğu vurgulandı. Örneğin OpenAI tarafından geliştirilen GPT-3’ün eğitiminde kullanılan ham verinin 45 terabayta ulaştığı tahmin ediliyor. Bu büyüklükteki veriler ve eğitim altyapıları, yalnızca çok uluslu şirketlerin elinde bulunuyor.

Yalnızca Avrupa’da değil, ABD’de de aynı endişeler gündemde. Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından geçen yıl düzenlenen teknoloji zirvesinde, bulut hizmeti sağlayıcılarının baskın gücünün rekabeti engellediği tartışılmıştı. Zirvede, grafik işlemci eksikliği nedeniyle küçük yapay zekâ geliştiricilerinin büyük teknoloji firmalarına bağımlı hâle geldiği belirtilmişti.

Benzer şekilde, Almanya’daki toplantıda da donanım eksikliği ve lisans anlaşmalarının küçük oyuncuları zorladığı ifade edildi. Google’ın daha önce Microsoft’un lisans politikalarının rekabeti sınırlandırdığı yönündeki açıklamaları da bu eleştirileri destekliyor.

Bundeskartellamt, toplantının ardından herhangi bir yaptırım kararı almadı. Ancak kurum başkanı Andreas Mundt, büyük teknoloji şirketlerinin çapraz pazarlarda yarattığı etkiyi dikkatle incelediklerini belirtti. Mundt, küçük firmaların veriye ve bulut hizmetlerine erişimde bağımlı hâle gelmelerinin rekabeti zayıflattığını söyledi.

Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, kullanıcıların da Amerikan şirketlerinin araçlarına giderek daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı dile getirildi. Uzmanlar, Avrupa’daki her bir çalışanın üretkenlik araçları için ayda ortalama 100 avro ödeme yaptığını ve bu rakamın yapay zekâ entegrasyonlarıyla birlikte artacağını öngörüyor.

Almanya’daki rekabet kurumu, henüz resmî bir adım atmasa da süreci yakından takip ettiğini duyurdu. Başkan Mundt, yapay zekâ alanında rekabetin zarar görmemesi için potansiyel tehlikelerin erkenden fark edilmesi gerektiğini vurguladı. Farklı ülkelerdeki düzenleyici kurumların da benzer konular üzerinde çalıştığı ancak şu ana kadar önemli bir yaptırım uygulanmadığı biliniyor.

Almanya, önümüzdeki dönemde bu alanda ilk hamleyi yapan ülkelerden biri olabilir. Şirketler arasındaki veri ve altyapı eşitsizliğinin giderilmesi için hukuki ve yapısal düzenlemelerin devreye alınması kaçınılmaz görünüyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu