Danimarka Ordusu Baltık ve Kuzey Denizlerinde İnsansız Yelkenlilerle Gözetleme Yapıyor
Danimarka Silahlı Kuvvetleri, insansız yelkenli robotları kullanarak deniz gözetiminde yeni bir döneme adım attı. Amerikan şirketi Saildrone tarafından üretilen ve “Voyager” olarak adlandırılan bu 10 metrelik robotik tekneler, üç ay sürecek bir deneme kapsamında göreve başladı.
Voyagers Adı Verilen Deniz Robotları Sahada Test Ediliyor
Dört adet Voyager, Danimarka ve NATO’ya ait suların güvenliğini sağlamak amacıyla Baltık ve Kuzey Denizi’nde devriye gezecek. İki araç 17 Haziran Pazartesi günü başkent Kopenhag’ın 40 kilometre güneyindeki Koge Marina’dan denize indirildi. Diğer iki yelkenli ise 6 Haziran’da NATO devriyesine katılmıştı.

Rüzgâr ve güneş enerjisiyle çalışan bu insansız araçlar, aylar boyunca denizde kalabiliyor. Gelişmiş sensörlerle donatılan sistemler radar, kızılötesi ve optik kameralar, sonar ve akustik dinleme ekipmanları içeriyor. Şirketin kurucusu Richard Jenkins, bu araçları sensör taşıyan bir kamyon olarak tanımlıyor.
Jenkins’e göre, açık denizlerde 20 ila 30 mil (yaklaşık 30 ila 50 kilometre) çapında yüzeyin altını ve üstünü izleyebilen özel tekneler, yasa dışı balıkçılıktan kaçakçılığa kadar pek çok tehdidi tespit edebiliyor. Bu tehditlerin büyük bir kısmı, daha önce bölgede düzenli gözetleme yapılmadığı için fark edilemiyordu. Danimarka Savunma Bakanlığı, bu projenin özellikle denizaltı kabloları ve enerji hatları gibi kritik altyapıların çevresinde daha etkin bir gözetim sağlamayı amaçladığını belirtti.

NATO, son dönemde denizaltı altyapıya yönelik saldırıların artmasıyla birlikte gözetim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. 2022’de Kuzey Akım boru hatlarında meydana gelen patlamalar ve 2023 sonundan bu yana 11 denizaltı kablosunun zarar görmesi, bu endişeleri artırmış durumda.
NATO, insansız deniz araçlarını klasik savaş gemileri, uydular ve deniz tabanına yerleştirilen sensörlerle birleştirerek çok katmanlı bir gözetim sistemi kurmayı hedefliyor. Kraliyet Danimarka Savunma Koleji’nden Peter Viggo Jakobsen, bu yaklaşımın maliyetleri düşürdüğüne dikkat çekerek “Her Rus gemisini bir savaş gemisiyle takip etmek ekonomik olarak mümkün değil. Bu sistem daha ucuz ama sürekli gözetim sağlayabiliyor” açıklamasında bulundu.
Son aylarda yaşanan birçok altyapı olayında, Rusya’ya ait olduğu iddia edilen “gölge filo” ön plana çıkıyor. Yaptırımları aşmak amacıyla sahiplik bilgileri gizlenen bu eski tankerlerden biri olan Eagle S, geçen aralık ayında Finlandiya polisi tarafından incelemeye alındı. İddiaya göre Eagle S, Finlandiya ile Estonya arasındaki bir güç kablosunu çapasıyla kestiği gerekçesiyle el konulmuştu.
Batılı yetkililer, bu ve benzeri olayların Rusya’nın hibrit savaş stratejisinin bir parçası olduğunu öne sürüyor. Bu tarz tehditlere karşı ise Voyagers gibi insansız teknolojiler, caydırıcı ve sürekli gözetim sağlayan önemli bir çözüm sunma potansiyeli taşıyor.









